Reklam
Zorkun Barajı Sulaması İçin Alınan Borular Çalındı!

Zorkun Barajı Sulaması İçin Alınan Borular Çalındı!

Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesinde Zorkun Barajı Sulaması ihalesini alan yüklenici firmanın sahibi Mutlu Fettahoğlu, sulama ishale hattının inşaatına başlanmasının üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen neden bitirilemediğini anlattı.

05 Temmuz 2020 - 17:57 - Güncelleme: 05 Temmuz 2020 - 18:10

Fettahoğlu, işin gecikmesinin sebebinin sulama ishale hattı üzerinde kamulaştırılmak istenen evlerin mahkeme sürecine taşındığını ve Çağlayancerit Belediyesi’nin sulama kanalı için alınan bin 500 metre boruyu izinsiz bir şekilde alarak köy ve yayla yollarında kullandığını söyledi.

Zorkun Barajı sulaması işinin 7 yıldır yapımaması üzerine Maraş Ana Haber olarak “Zorkun Barajı ne zaman faaliyete geçecek? 7 yıllık gecikme yetmez mi?” başlığıyla gündeme getirmiştik.

Zorkun Barajı Sulaması işini, Cumhuriyet Halk Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye sormuştu.

Sulama İshale Hattı Yapım işinin gecikmesinin perde arakasını ise “müteahhit kaçtı” suçlamalarıyla karşı karşıya kalan yüklenici firma sahibi Mutlu Fettahoğlu Maraş Ana Haber’e anlattı.

İşin gecikmesinin iki sebebi olduğunu belirten Fettahoğlu, birinci sebebin ishale hattı üzerinde yer alan 10 civarında evin istimlak edilmek istenildiğini, ev sahipleri ile DSİ arasında çıkan anlaşmazlığın mahkemeye taşındığını ve mahkemenin 3 yıl sürdüğünü ifade etti. Gecikmenin ikinci sebebinin ise Çağlayancerit Belediyesi’nin sulama işi için alınan yaklaşık bin 500 metre boruyu 2016 ile 2019 yılları arasında iki Belediye Başkanının döneminde de izinsiz alındığını dile getirdi.

İşin gecikme sebebi olarak “Müteahhit kaçtı” suçlamalarının yapıldığını aktaran Fetahoğlu, kaçmadığını ve her zaman projenin arkasında olduğunu kaydetti.

Zorkun Barajı Sulaması ihalesini alan yüklenici firmanın sahibi Mutlu Fettahoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

“İŞİN YÜZDE 85’LİK KISMINI BİTİRMİŞTİK!”

Ben Heleteliyim, Çağlayanceritliyim. 28 yıldır Devlet Su İşleri’ne yüklenilicilik yapıyorum. Zorkun Göleti’nin ana gövdesini de ben yaptım, 2012 yılında bitirdik. 2013 yılında sulama kısmı ihale edildi. İhalenin bir başka firmada kalmasına rağmen dönemin bölge müdürünün tasvipleriyle işin hızla sonuçlanması noktasında ihaleyi vekaleten üstlendim ve 2015 yılına kadar 2013-2015 yıllarında işin yüzde 85’lik kısmını bitirdik. Daha sonra Keziban Hatun Caminin arka kısmında hattın geçtiği yerde 8-10 tane evin istimlak edilmesi gündeme geldi. Bu istimlak çerçevesinde maalesef DSİ ile ev sahipleri arasında anlaşmazlık söz konusu oldu. Konu mahkemeye taşındı ve süreç uzadı. Bu 2015’ten 2018 yılına kadar uzayan bir süreçti. 2018 yılında kamulaştırma davaları sonuçlandı.

“ÇAĞLAYANCERİT BELEDİYESİ, TÜM SÖZLÜ UYARILARIMIZA RAĞMEN…”

 Vatandaş DSİ’den evlerinin bedelini aldı ve biz çalışmaya başladık. Bu 3 yıllık dönemde bizim orda istihkakta bulunan borularımızı Çağlayancerit Belediyesi, tüm sözlü uyarılarımıza rağmen yol geçitleri ve dere geçitlerinde kullanmaya devam etti. Devamında devlet hastanesi ile Yatılı Bölge Okulu arasındaki yaklaşık bin 600 metrelik bölümde karayolları ile ilgili bir sorun cıktı ve karayollarının işi öncelikli olduğu için biz daha önce döşemiş olduğumuz hattı, 20-30 metre kuzeye taşımak zorunda kaldık. Boruları söktüğümüzde de maalesef 2018 yılındaki o ekonomik kriz ortaya cıktı ve DSİ, işin tasfiyesi noktasında bize bir hak verdi. Biz, tasfiye müracaatımızı yaptık.

“FOTOĞRAFLAR OLMASINA RAĞMEN BELEDİYE İNKÂR YOLUNA GİTTİ!”

Boruları söktükten sonra o borular orda yola paralel bir şekilde hiç kimseye engel teşkil etmeyecek şekilde dururken; Çağlayancerit Belediyesi, o eski alışkanlığın verdiği rahatlıkla bedava bulduğu boruları maalesef kullanmaya devam etti. Ben bu noktada Çağlayancerit Belediyesi ile sözlü görüşmeler yaptım. Milletvekillerine durumu arz ettim. AK Parti İl Başkanı Ömer Oruç Bilal Debgici’ye konuyu taşıdım. Sayın valimden randevu talep ettim, vali yardımcısı ile görüştüm. Yani işin çözümü noktasında ben çok mücadele verdim; ancak bu noktada resmi kanallardan hiç bir yardım görmeyince işi hukuki boyuta taşımaya karar verdim ve Çağlayancerit Belediyesi’ne işi kısaca özetleyerek bir ihtarname gönderdim. Borular belediye personeli tarafından kesilirken, belediye araçlarına yüklenirken resimler olmasına rağmen inkâr yoluna gittiler.

“HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATTIK!”

Ben bunun üzerine hem savcılığa hem İçişleri Bakanlığına suç duyurusunda bulundum. Şimdi bunların sonuçlanmasını bekliyorum. Olayın gecikmesinin birinci sebebi kamulaştırmada vatandaşın DSİ ile uzlaşmaya gitmemesi ve süreci mahkemeye taşımasıdır. O gecen 3 yıllık arada belediyenin bizim borularımızı maalesef kendi yayla yollarında, köy içi yollarında, kullanması nedeniyle bizim boşa düşmemizdi.

“BEN HİÇBİR ZAMAN HİÇBİR İŞİ YARIM BIRAKMADIM”

Şunu kısaca vurgulamak istiyorum: DSİ’nin bu işte hiçbir kabahati yok. Ben de 28 yıldır DSİ’ye hizmet eden bir mimarım, yükleniciyim. Hiçbir işi yarım bırakıp kaçmadım. Çağlayancerit’te Merk Göleti’ni de ben yaptım. Şu anda yaklaşık 2 bin 800 dönüm arazi sulanıyor. Yaptığım okullar, yaptığım göletler, sulama şebekeleri… Ayvalı Barajı sulamasını yaptım. Şu anda yaklaşık 20 bin dönüm arazi sulanıyor. Ben hiçbir zaman hiçbir işi yarım bırakmadım. Kaldı ki orası benim memleketim. Orada taş diksen taş bitecek kadar bereketli topraklar var. Bu işin bu şekilde atıl beklemesi en çok beni üzüyor.

“BELEDİYE TARAFINDAN BORULAR İKİ AYRI NOKTADA ALINDI!”

Belediye tarafından borular iki ayrı noktada alındı. Keziban Hatun Cami arkasında istimlak olan yerde 500 metre, devlet hastanesi ile Yatılı Bölge Okulu arasında söktüğümüz bin 500 metrelik kısımda da yaklaşık bin metre boru belediye tarafından peyder pey alınarak kullanıldı. Bu yaklaşık 2016 ile 2019 yılları arasında oldu. İki Belediye Başkanı arkadaşımın da döneminde maalesef bu uygulama gerçekleşti. Ben kendileri ile görüşmemde resimlerle sunduğumuzda ikrar ettiler, biz bunları aldık, dediler. Zaten belediye görevlilerinin boruyu keserken ve montaj yaparkenki resimleri mevcut.

“HER BİRİ 400 KİLOGRAM AĞIRLIĞI BULAN BORULARI VATANDAŞIN ALMASI MÜMKÜN DEĞİL!”

Bu boruların bir vatandaş tarafından alınıp elle götürülmesi mümkün değil. Bu boruların 1 metresi 35 kilogram ağırlığında, bu boruların 1 tanesi yaklaşık 13 metre uzunluğundadır. Her biri 350-400 kilogram ağırlığındaki bu boruların vatandaş tarafından alınması mümkün değil. Vatandaş tarafından yollara döşenmesi mümkün değil. Ben sadece Çağlayancerit merkezde ve Düzbağ’da tespitler yaptım. Aldığım ihbarlar aslında Kale Köyü’nde, Soğukpınar’da bu boruların bol miktarda kullanıldığıdır. Ben ilçe belediyem ile mahkemelik olmak ve bu duruma gelmek asla istemedim. İşin çözümü noktasında çok mücadele verdim; ancak gelinen noktada ısrarla olaydan kaçınıldı ve şu anda hukuki süreç başlamış oldu. İş de zaten tasfiye oldu. Şu anda tespitler yapılıyor. Tasfiye aşamasındayız. Tasfiyeden sonra ihale edilecek, bir müteahhit alıp mutlaka tamamlayacaktır. Fakat bunun bu kadar uzun sürmesinin ve bekletilmesinin müteahhidin kaçması ile alakası yok. Ben buradayım, sonuna kadar projemin arkasındayım. Sulama inşaatının gecikmesi, tamamen kamulaştırmanın gecikmesi ve boruların belediye tarafından kullanılmasıdır.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • mutlu fettahoglu
    1 ay önce
    Haberin asli net bir sekilde ortaya konulmus , ayni ciddiyetle haberi tekrarlayan ve isin aslini bize anlatma ve toplumu aydinlatma firsatini veren gazeteci Kenan Onaran'in sahsinda Maras anahaber 'e tesekkur ediyorum .
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kahramanmaraşlı Genç İzmir’de Feci Şekilde Can Verdi
Kahramanmaraşlı Genç İzmir’de Feci Şekilde Can Verdi
Kahramanmaraş Eğitim Camiasının Acı Günü
Kahramanmaraş Eğitim Camiasının Acı Günü