ŞEHİR KİTAPLIĞI: "ANTOLOJİ MARAŞ'LI ŞAİRLER"
Serdar Yakar

Serdar Yakar

Ukde Yazıları

ŞEHİR KİTAPLIĞI: "ANTOLOJİ MARAŞ'LI ŞAİRLER"

22 Ekim 2018 - 18:56

Şair ve gazeteci Şeref Turhan’ın yayınlanan ilk kitabıdır “Antoloji”. 1960 yılının Ocak ayında yayınlanan Antoloji’nin alt başlığında “Maraş’lı Şairler” ifadesi yer alır. Bu ifade kitabın içerisinde üst sıraya taşınırken yapılan ilanlarda “Maraşlı Şairler Antolojisi” denilmektedir ki en uygunu da budur. Küçük boy ve 128 sayfa olan bu eserinde 39 Maraşlı şairin resim, biyografi ve 95 şiirine yer verir Şeref Turhan.

1937’de Maraş’ta doğan Şeref Turhan bugün Maraş’ta var olan şiir, edebiyat ve düşünce ırmağına ilk su verenlerdendir. En yakın dostu ise Nuri Pakdil’dir. Maraş Lisesi’nin yayın organı olan Hamle’de ve Demokrasiye Hizmet’in fikir sanat sayfalarında birliktedirler. Bu birliktelik Maraşlı Şairler Antolojisi’nde de devam eder. Antolojinin hazırlayıcısı Şeref Turhan ise de ilk yazı “Savaş” başlığı ile Nuri Pakdil imzasını taşır. Takdim ya da önsöz mahiyetinde bir yazıdır bu.

“Bu kitabın hikâyesi bir çocuk oyuncağı milyonlarca kalabalığa göre. Bıldır Şeref’le ordu evinde oturmuş konuşuyorduk. Daha çok şiirden konuşuyorduk. Nasıl oldu bilmiyorum, tuttu, bu kitap fikrini atıverdi ortaya” der Nuri Pakdil bu önsözünde.

Sonra devam eder:

“Bu kitaba ‘Şeref’in Parmakları’ adını koyuyorum ben. En hakçası bu olurdu. Kapaktaki ad, yani “Maraş’lı şairler antolojisi” olsa olsa on parmak görüntüsünün utangaçlığına eşitlenmeli diyorum.

Bu kitabın sevindirici bir yönü de şu. Sanat çalışmaları, bu çalışmaların kişioğluna verdiği kıvanç, mutluluk günden güne bütün Türkiye’ye yayılıyor. Anadolu gebedir galiba, ya da bir savaş alanı. Bu ülkede gerçek bir düşünce ortamı, gerçek bir sanat ortamı belirebilsin diye uyku küstü gözümüze. Bu çabaların giderek daha soluklu, daha çoğul, daha olumlu davranışları şartlandıracağını sanıyorum.”

Nuri Pakdil’in de belirteceği gibi kitap üç bölüme ayrılmış. “Başta” Necip Fazıl Kısakürek var. Bir resim ve biyografinin ardından Üstad’ın “Çile” şiiri ve “Anneme Mektup”u yer almış bu bölümde. İkinci bölüm “Karışık” başlığını taşıyor. İbrahim Akkaya, Faruk Aytemiz, Sabri Aytemiz, Kâmil Bozkurt, Yaşar Başer, Ahmet Çıtak, Mehmet Deligönül, Saim Emirmahmutoğlu, Ziya Elgin, Yücel Fidancı, Ali Gözükara, Veysi Kısakürek, Adile Kandeğer, Bahattin Karakoç, Ertuğrul Karakoç, Tuncer Karpuzoğlu, Âşık Mehmet Kiper, Abidin Mümtaz Kısakürek, Muzaffer Kutsal, İbrahim Ödemiş, Kemâlettin Özalp, Mustafa Sarı, Adil Soydan, Hayati Vasfi Taşyürek, Ahmet Tarak, Özcan Tamer, Mehmet Temiztürk ve Durdu Yoksul bu bölümde yer alan isimler. Bazılarından birer, bazılarından ikişer, üçer şiir alınmış. Bir ikisi istisna hepsinin resimlerine ve biyografilerine yer verilmiş.

Antoloji’nin üçüncü bölümü “Yeniler” başlığını taşıyor. Yeniler de yer alan şairler ise; Nurettin Altınbaş, Erdem Bayezıt, Mehmet Bayezıt, Fikret Eren, Kubilây Görür, Orhan Keçecioğlu, Alaeddin Özdenören, Reşat Öznacar, Şeref Turhan ve A. Cahit Z. (Zarifoğlu)’dur.

Antolojide yer alan isimler her bölüm ayrı ayrı olmak üzere soyisim sırasına göre alfabetik olarak sıralanmış. Biyografiler verilirken hazırlayıcı düşüncelerini de aktarır buraya. Mesela Mehmet Bayezıt’tan bahsederken; “Mehmedi, mistik eğilimde görmeğe başlıyoruz. Mahalli gazetelerin sanat sayfalarında yayınlanan son şiir, hikâye ve denemeleri bu eğiliminin aynası gibidir. Mehmet giderek, çileli, köklü, büyük şiire de uzanacak galiba. Şimdilik, tasavvufun etkisinde bir buhran şairi denilebilir Mehmet’e” diye kayıt düşer. Aynı şekilde A.Cahit Z. (Zarifoğlu) için de; “Heceyle başladı şiire. Cahit’in şimdiki şiiri daha sallantıda. Kendini bulmamış. Çeşitli biçimler deniyor bunun için. Çokluk konuları evrensel değil. Ama olacak. Çabası o yöne. Gazetelerde sanat yaprakları düzenlemiştir. Yayınlanan şiirlerinin çoğu orda. Hikayede de yaya değil” der.

Nuri Pakdil de; “Bu kitapta şiirlerini basılı görüpte, derlenmiş görüpte gönenen arkadaşlar arasından büyük şairlerin çıkmayacağını kim söyleyebilir? Bir öykünmedir sanat eserin doğması, büyümesi, yetişmesi” demektedir. Sonra da Erdem Bayezıt’a umutla baktığını, Şeref Turhan’ın şiirlerini de anıyor olduğunu belirterek “yanılmamış olmayı çok istiyorum” diye bitirir “Savaş” başlıklı takdim yazısını. Kendi şiirlerinden ise hiç bahsetmediği gibi antolojide de yer vermez onlara.

Şeref Turhan ise kendisini “Yeniler” arasına koyar. Biyografisi eserde yer aldığı şekliyle şöyledir:

“Eylül 1937 de Maraş’ta doğdu. İlk okumayı öğrendiği gün elinde şiir kitaplariyle dilinde mısralar buldu.

1954 de girdiği Ankara Devlet Tiyatrosu Çocuk Bölümünde iken çekip İstanbul’a gitti. Matbaacılık ve gazete muhabirlikleri yaptı. 1957 de Maraş’a döndü. Şimdi adını verdiği bir Basımevi kurmuş bulunmaktadır. Evli değil.

10 yılı bulan bir süreden buyana şiirin çilesini çektiğini söyleyen Şeref, kendine hep şunu sormuştur: “Şiir hayatıma girmese ne olurdum?” Bunun yanıtını yine kendi verir: “Duygusuz, salt var-olduğum için yaşamak istemem.”

Şiir, hikâye ve sanat üstüne olan yazılarını çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlamasına karşılık, bu antolojiyi saymazsak gene de bir kitabı yok. Bir ara “Bildiri” adı altında toplamaya karar vermişse de şiirlerini, sonradan vazgeçmiştir. Şimdilerde yeni bir tür roman üstüne eğilmektedir. Bu çalışmalarından olan “Yaşamlar Durağı” adlı bir romanı yakında çıkacaktır.”

Maraş’ta sanat adına yapılan ilk derli toplu çalışmadır Şeref Turhan’ın “Maraşlı Şairler Antolojisi”. Şeref Basımevi Yayınları’nın da ilk kitabıdır aynı zamanda. Yayınevinin ikinci kitabı da aynı yıl içerisinde yayınlanır. Şeref Turhan’ın şiirlerinin yer aldığı bu ikinci eser “Bildiri” adını taşır ve içerisinde 34 şiir yer alır.

Biyografide yayınlanılmasından vazgeçildi denilen Bildiri 1967’de bir baskı daha yaparken  “Yaşamlar Durağı” romanı bir kez daha baskıya hazır olan kitaplar içerisinde yer alır. Baskıya hazır kitaplar arasında “Yaşamlar Durağı”nın yanı sıra “Esmerli Düşler” adlı bir hikâye kitabı, “Acılar Baladı” adlı bir şiir kitabı, “Üç Ezikler” adlı bir oyun ve Günlüklerin de yayınlanacağı müjdesi verilir. Ne var ki bu kitapların akıbetinden haberdar değiliz. Bir söyleşide “Yaşamlar Durağı”nın Varlık Yayınları tarafından yayınlandığı belirtiliyor olsa da görmek kısmet olmadı. Ailesinin de bu konuda kesin bir bilgisi yok.

Matbaacılık ve kitapçılık yapan Şeref Turhan 23 Temmuz 1973’den itibaren 15 günde bir, 30 Temmuz 1975’den itibaren ise haftalık olarak “Işık” gazetesini çıkartmaya başlar. TRT’nin temsilciliğinin yanı sıra Maraş’ta mahalli yayın yapan BTV’nin de yöneticiliğini üstlenir. 13 Ocak 1999’da ise Maraş’ta vefat eder. 1954’de yazdığı “Ölüm Yorumu” hakikat olmuştur.

 

“Bir gün benim de sönecek gözlerimdeki fer

Cümle sevdiklerimden ayrılacağım

Her geceki yatağımda son defa

Uyanmamak üzre yatacağım.

Ulu Camide kılacaklar namazımı

Dualar okuyacaklar ölümsüz

Şeyhadil yolunda giderken

Serviler gözükecek gürbüz.

 

Derken karanlıklar başlıyacak yöremde

Öldüğümü bileceğim

Tanrı memurları gelecek ziyaretime

Onlara ter dökeceğim.”

 

Rahmetle anıyoruz her birini…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar