İstanbul… Hayırlı Olsun…
Semra Üstündağ

Semra Üstündağ

Belagat

İstanbul… Hayırlı Olsun…

26 Haziran 2019 - 10:15

Politika ve Siyaset…Yönetmekle, insanların yaşayış tarzına karışmayı birbirine karıştırmak doğru bir yaklaşım değildir. Yönetmekve hizmet etmekle mükellefsiniz, toplumunyaşayış tarzınakarışmaya mükellef değilsiniz. Halk tabiri ile burnunuzu her şeye sokmakla mükellef değilsiniz. Düşünmek lazım. Nerede duracağınızı bilmiyorsanız ulaşacağınız hedefin bir önemi yoktur.

Binali Yıldırım kaybetti.İnsanlar, Binali Yıldırım’ın İstanbul’a neler yapabileceğini ve hangi hizmetleri alabileceklerini biliyorlardı. Öyle olduğu halde çoğunluk seçmedi.Ekrem İmamoğlu’nu seçtiler. Ekrem İmamoğlu kazandı. İnsanlar, Ekrem İmamoğlu’nun neler yapabileceğini, hangi hizmetleri alabileceklerini yaşayıp görmek istediler.Yeniye olan merak kazandırdı.

Değişim ve bir ayrıntı… İstanbul kozmopolit ve 16 milyon nüfusu olan bir şehir. İstanbul’u siz hayal ettiğiniz gibi yönetemezsiniz. İstanbullunun hayal ettiği şekilde yönetmek zorundasınız.

Bu seçimde, Ak Parti cenahında,“İstanbullunun hayali ne diye, soran düşünen anket yapan bile olmadı. “Geçmişte yaptıklarımız gelecekte yapacaklarımızın teminatıdır.”gibi, kalıplaşmış ve kanıksanmış bir cümle kullanıldı. Sadece yarış kazanmaya odaklanıldı. Konuşarak, İstanbul seçmeni ikna olabilecek- olamayacak gibi kalıp cümleler ile konuşmak…boşa –boş yere vakit kaybı olduğu gibi kazanılabilecek yarışı da göz göre göre kaybettirdi. Yanlış yol izlendiği ortaya çıktı. Yapılanlar “başa kakma” gibi algılandı. Yapılan hizmeti hatırlatmak iyidir ama fazlası ters teper…

Ekrem İmamoğlu’nun küçük bir ilçe Belediye Başkanlığından bu konuma gelmesi ve neredeyse orta ölçekli bir ülke büyüklüğünde olan İstanbul’u yönetmeye başlaması,tabii ki kolay olmayacaktır.Ülke yönetmek, şehir yönetmek, insanları yönetmek, az buz bir şey değildir… Chp’liler başka bir gezegende yaşamıyor…Bugün Chp kazanır yarın Ak Parti kazanır. Ekremİmamoğlu’da bu ülkenin insanı, onun içinüzülmeye gerek yok…

Chp sürekli Ak Partiyi eleştiriyordu. Şu an kilit noktalardaki Büyükşehirlerin birçoğunun yönetimini ele geçirdi. Sorumluluk ve yükümlülük aldı. Aldıkları bu sorumluluğu ve yükümlülüğü“bütün politikacılar gibi” bol keseden verdikleri vaatleri yerine getirebilecekler mi? Verdikleri sözleri tutabilecekler mi, tutamayacaklar mı? Göreceğiz…Bu toplum Ak Partinin verdiği sözleri tutmasına, büyük yatırımlar yapmasına ve başarılı icraatlarına alıştı. Aynı başarıları Chpbelediyelerinden de bekleyecektir.

Aslına bakarsanız bu ülke büyük bir değişim ve devinim geçiriyor… Umutsuz politikacılardan umudunu kesip her şeyi unuttuğu gibi unutmuyor. Örneğin: “Siz şu sözü vermiştiniz…”gibi hesap sorabiliyor… Çoğunluğu sinikleşmiş ve yoksullukla ezilen toplumprofilinden “hesap sorabilen, verdiği sözleri tutmasını isteyebilen, bekleyen, çekinmeden düşüncesini söyleyebilen,güçlü insan profiline geçiliyor…”

Chp…  Ak Partiye “herkesi ötekileştirdi” gibi,ağır bir ithamda bulunuyordu. Şimdi kendiler ötekileştirecekler mi yoksa kucaklayıcı mı olacaklar? Bunları yaşamadan bu millet tabii ki bilemez. Ancak yaşayarak öğrenebilecektir…

Sosyal medyada kaliteyi düşüren paylaşımlar yapan bir kısım insanlar…“dünyanın sonu değilki…bukadar abartmaya gerek yok…Bugün Chp’li bir aday kazanır. Yarın başka bir partiden başka bir aday kazanır.

Ak Parti neden kaybetti?Diye… İnsanları suçlar mahiyette yazılar yazmak çokta doğru bir şey değil. Her yarışın bir kazananı bir kaybedeni olacaktır.

Metal yorgunluğu, cümlesi karamsar bir cümledir. Sürekli yorgunluktan bahsetmek, insanları daha da yorgun hissettirir. Yorgunluk bipolarınıharekete geçirir ve insanlardabıtkınlığı hatırlatır.

Rasyonel düşünürsek…Maalesef partilerin aşırı kadrolaşması gibi bir sorunumuz var… Göz ardı edemeyiz…  İnsanları, toplumları yönetmek zaaf ve boşluğa gelmez…  Bütün partilerin yaptığı yanlışı Chpde yapmaya devam edecek mi? Liyakate mi önem verecek? Yoksa en kısa zamanda aşırı şekilde kadrolaşıp, insanların hakkını mı yiyecek? “Ak Parti neden kaybetti?” sorusunun cevabını sanırım anladınız. Yazmaya bile gerek kalmadı… Ne dersiniz! Gününüz sağlık ve başarılarla geçsin. Hoşça kalınız.

Bipolar ne demek:Bipolar bozukluk, “maniden depresyona kadar uzanan ruh halindeki aşırı değişiklikler” olarak tanımlanır… Bu ruh hali oynamaları arasında, bipolar bozukluğu olan kişinin, normal ruh halinde olduğu dönemler olabilir. “Manik terimi” aşırı hareketli, enerjik, konuşkan, umursamaz, güçlü, öforik, bir dönemi tanımlar.

Hak yemek ne demek:Başkalarının hakkını vermemek.

Liyakat ne demek: Layık olma, yaraşırlık, yeterlilik, yetenek.

Semra Üstündağ: “Rakibi küçümsemek kazanabileceğin yarışı bile kaybettirir.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar