Özür Dilerim
Selma Dolgun

Selma Dolgun

ŞİMAL

Özür Dilerim

03 Temmuz 2021 - 18:59

Özür dilemek erdemdir.
Gel hadi özür dilemenin erdemine erişelim.
Öyle bir yola revan olalım ki her adımımızda bir özür dökülsün dilimizden. Yollar da şahidimiz olsun. Özür dilemek erdem ya hani! İçimizde biriken özürlerimizi dileyelim. Gel hadi yürüdüğümüz yolda önümüze çıkan taşlara başımızı vura vura özür dileyelim bugün. 
Bu yolu yürümek onuruna dokunmasın sakın. Çünkü özür dilemek insanı küçültmez. Daha da onurlu yapar. Onurumuzu şereflendire şereflendire yürüyelim hadi!
Bak, daha yolun başında özür dileyeceğimiz birileri çıktı bile karşımıza. 
"Yalancının mumu yatsıya kadar yanar." diyen atalarımız nurlar içinde yatsın. O laf da yalan oldu. Kaç yatsı geçti mumlar hâlâ yanıyor. Sönmeyen mum yapmışlar(!) Hâlâ gerçeğin kendisine itibar ettiğim için yalancıdan özür dilerim.
"İyilik, insanın emniyet kemeridir." diyen Lokman Hekim'in sözündeki iyiliğe olan inancım ve iyi olmaya çalıştığım için kötüden özür dilerim.
Eğme başını, kaldır. Biz doğru olanı yaptık. Erdemli insana bu yakışır. Sakın ha! Bugün bu yoldan vazgeçme. Beni ve yolu sensiz bırakma. Bu yollar sen varsın diye var. 
Gel hadi! Bak, birileri daha çıktı karşımıza.
Kapıdan, olmadı bacadan giren cüretkâra kibar davranmayanın hadsizliğine alkış tuttuğum için arsız hırsızdan özür dilerim.
"Adalet mülkün temelidir." diyen Hz. Ömer'in lafzını destur bilip adalet için meşale kaldıranların meşalesinin ateşini körüklediğim için kanunsuzdan özür dilerim.
"Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum." diyen Hz. Ali'ye rahmet dileyip köle listesine adımı yazdığım için cahilden özür dilerim.
"Hayvanlar benim sessiz kullarımdır." diye buyurulan ve Hakk katında hakkı tanınan canlıları çok sevdiğim için iki ayaklı canavardan özür dilerim.
Dudakların kenarına mülteci gibi sığınmış boynu bükük tebessümlere vatandaşlık verdiğim için gözyaşlarından özür dilerim.
Şükrettikçe artan şükürler ve şükürlere olan inancım için keşkelerden özür dilerim.
Kalbi sürgün eden aklın gönüllü seferisi olduğum için ayaklardan özür dilerim.
Dünü mumla arattırıp yarınlardan korkutan bir zamanda anılara tutunduğum için bugünlerden özür dilerim.
Yıkıldıkça yenisini kurmaktan vazgeçmediğim hayallerimin üstüne bir de kaçak kat çıktığım için kabuslardan özür dilerim.
Yoruldun mu? Yorulmakta haklısın. İçimizin almayıp dilimizden taşanların altında eziliyoruz şu yolda. Ama sakın dilediğimiz özürlerin altında ezildiğimizi düşünme. Biz dilemediğimiz özürlerin ve özür dilemek zorunda kaldığımız durumların altında eziliyoruz. Ezilmeliyiz de! 
Gel hadi bir duralım burada. Bir nefes soluklanalım. Boğazımıza bir yumru gibi oturan özürleri yutkuna yutkuna. 
Ve galiba! Özrün kendisi kabahatten daha büyük oldu. 
Öyleki 
Suçsuz, suçludan 
Arlı, arsızdan
Namuslu, namussuzdan
Hak sahibi, hırsızdan
Dolandırılan, dolandırandan
Hakkı yenen, hakkını yiyenden
Doğru söyleyen, yalancıdan
Dürüst olan, sahtekardan
Ayıklar, ayyaştan
Yokluk, varlıktan
Hayaller, kabuslardan
Tebessümler, gözyaşlarından
Şükürler, keşkelerden
İyi olan, kötüden
Ve dahası
Tecavüze uğrayan, tecavüzcüsünden
Özür diledi. 
Özür dilemek erdemdir ya hani! Erdemsizlerden özür dilemenin de erdemine vâkıf olduk. Ne âlâ! 
Gel hadi! Bu yol da bitsin burada. Ayaklarımız değil ama vicdanlarımız yoruldu bu defa. Bir ömür dinlensek de geçmeyecek bir yorgunluk sindi vicdanlarımıza. Dinlenebilene aşk olsun!
Az kalsın unutuyordum. Son bir özrüm daha var.
Özür dilerim!
Arsızdan hırsızdan, yalancıdan, dolandırıcıdan, sapkından, kanunsuzdan, insan olmayandan özür dilemek zorunda kalan KENDİMDEN. Ve Kendim gibi bildiklerimden...
 
Selma Dolgun

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar