Bu Rüzgâr Bitmemeli
Selahattin Sevmez

Selahattin Sevmez

Karış Karış Kahramanmaraş

Bu Rüzgâr Bitmemeli

30 Ekim 2019 - 12:46

Emperyalist Hıristiyan batı asırlardır bitmeyen haçlı emellerini Osmanlıyı parçalayarak sözde İsrail işgal devletini bağrımıza bir hançer gibi saplamasıyla devam ettirmiştir. Yetmiş küsur yıldır da ümmetin bağrında bir çıbanbaşı olarak durmakta ve her geçen günde vücudun diğer yerlerine de sirayet etmektedir. Önce Filistin sonra  Irak ve şimdide SURİYE .

    1947 Filistin’in işgali ve 2003 yılındaki Irak’ın işgalinden sonra, Arap baharının ve Suriye iç savaşının temel sebeplerin den bir tanesi de bu çıbanı Ümmetin beyni olan Türkiye ile komşu yapmak, ardından Anadolu’nun güneyi ile batısını ve İstanbul’u tamamen bizden kopararak  LONDRA-KUDÜS hattında (HAB)  Hıristiyan Avrupa Birliği Projesini hayata geçirmektir.  

   Suriye iç savaşı bahanesiyle aslında bunu DAEŞ ve PKK/PYD ‘yı bize komşu yaparak başarmışlardı. Aynı zamanda sınırlarımızdaki terörü de hortlatarak sınır güvenliğinin başka bir boyuta taşınmasını sağladılar. Sınırlarımız artık duvarlarla korunmalıydı!

   PKK/PYD-DAEŞ kullanılarak sınırları genişlemiş olan İsrail işgal devletinin güvenliği için ise Suriye ile aramıza bir utanç duvarının yapılmasının temel sebeplerin den bir tanesi de budur. Geçmiş dönemdeki FETÖ aklı ile TSK yönetimi bunu Türkiye’nin güvenliği için bize yutturdular maalesef. Bu duvar Özelde İki İslam ülkesi arasına, genelde tüm gönül coğrafyamız ile Mekke Medine arasına örülmüş bir utanç duvarıdır.

   Kuzey Irak’taki bölgesel yönetim inde kendilerinin eseri olduğunu düşündüğümüzde Suriye sınırına örülmüş olan bu utanç duvarı ile tüm İslam dünyası ile irtibatımız tamamen kesilmiş oldu.  Şimdiki TSK yönetim o zaman olsa maddi değeri milyar dolarlık, manevi zararı ölçülemeyecek kadar çok olan böyle bir hataya kesinlikle düzmezdi diye düşünüyorum.

   TÜRKİYE parçalandıktan sonra;

  “Müslümanları sadece Mekke ve etrafında VATİKAN benzeri kendi kontrollerinde, FETÖ lideri vari bir halifesi olan devletçikle ödüllendirmek”!          Bunun önündeki en büyük engelinde Türkiye ve Erdoğan olduğunu çok iyi biliyorlar. Son 8-10 yıldır bunu bertaraf etmek için ellerinden geleni arkalarına koymadıklarını bilmeyen sağduyulu kimse yoktur diye düşünüyorum.

  1 Mart teskeresinin reddi, gezi kalkışmasının bertaraf edilmesi, Mit tırları komplosunun imhası,17/25 Aralık yargı darbesinin geri tepmesi, seçim zamanlarında içerden ittifak kuşatmalarına sağduyulu halkın cevapları bunu kısmen durdurmuştur.

  Asıl karşı darbeler aşağıdaki gibi vurulmuş ve son yüz elli yıldır Anadolu’da olmayan bir direniş ve geri dönüşler aşağıdaki gibi gerçekleşmiştir.

1-Yarım asra yakın bu milletin milli ve manevi duygularını sömürerek güç zehirlenmesi geçiren sözde cemaat’in ABD ve NATO destekli 15 Temmuz işgal girişimine Allah’ın izniyle göğsünü tanklara ve uçaklara siper eden bu millet ABD, İsrail ve FETÖ’yü o tankların altında ezmiştir.

2- Çukur olayları ile güney doğuyu bizden koparma hayalleri kuran ABD, AB, PKK, İsrail ve İngiltere’yi o açılan çukurlara gömmüştür.

3-İlk defa bu kadar Yerli ve Milli silah sanayindeki ciddi hamlelerle tüm batının ezberleri bozulmuştur. Bu hamleler bize çok kısa zamanda dört zafer kazandırmıştır.

4-Fırat kalkanı harekâtı ile ABD, İsrail ve İngiltere’nin DAEŞ oyunu ve putu yerle bir edilmiştir. Osmanlı’dan sonraki ilk defa sınır dışı harekâtıyla bir toprak parçası kontrol altına alınmıştır.

5-Fırat kalkanı harekâtıyla moral ve güç kazanan Mehmetçik Zeytin dalı harekâtı ile ABD’nin desteklediği PKK/PYD’nin kafasını koparmıştır.

6- Yavuz, Fatih, Piri Reis ve Barbaros gemilerimize, donanmamızın desteği ile Kıbrıs ve Akdeniz çıkarmaları; ABD, NATO, AB, İngiltere, Mısır, İsrail, Yunanistan’ın Kıbrıs ve Doğu Akdeniz kuşatmasını yararak enerji koridoru hayallerini boğazlarına tıkamıştır.

7- S-400 savunma sistemi hamlesi ile ABD’nin sindirim sistemi bozulmuştur. Sıradaki SU-35 hamlesi ile kalplerini hoplacaktır.

8- “Barış Pınarı” harekâtı ile Dünyanın dengesini değiştirerek, ABD, AB, NATO, İsrail ve İngiltere’nin yüzyıllık özelde Kürdistan, genelde BİP (Büyük İsrail projesi hayallerine dur dedik.) Rusya ile batının rekabetini fırsata çevirip ABD’yi sınırlarımızdan defettik.

15 Temmuzla milletin gücünü de arkamıza aldığımız bu rüzgâr burada durmamalı.

  Elimize geçen bu tarihi bir fırsatı kaçırmamalıyız. “Yiğit bin yaşar fırsat bir geçer”.

İSRAİL İ.D. İLE KOMŞU OLMAK İÇİN TARİHİ FIRSAT!  

Tüm batıyı bu kadar suçüstü yapmamıştık, o zaman şimdi ne yapmalıyız;

1-Haklı olduğumuz hiç bir davadan kesinlikle taviz vermemeliyiz.

2-Dünyanın iki süper gücü ABD ve RUSYA ile yaptığımız anlaşmaların devamını getirmek ve Terörü tamamen sonlandırana kadar mücadelemize devam etmeliyiz. Sıcağı sıcağına PKK/PYD/SDG Liderleri acil olarak ABD ve Suriye’den istenmelidir. Verilmediği takdirde bize operasyon hakkı doğacaktır.

3-Her ne kadar zalimde olsa Esad ile Suriye’nin toprak bütünlüğü, PKK/PYD-DAEŞ vb terör örgütlerinin tamamen temizlenmesi ve hem ülkenin hem de bölgenin huzuru ve barışına katkı sağlamak amacıyla nasıl ki Rusya’yı meşru olarak davet ettiyse bizi de davet etmesini sağlamalıyız. Aksi halde sadece yenilenmiş Adana mutabakatı ve Süleyman Şah türbesi için gerekenler yapılacaktır mesajı en sert şekilde verilmelidir.

4-Bu sayede İsrail işgal devleti ile komşu olmamız sağlanmış olacak ve İLHAK EDİLMİŞ işgal altındaki GOLAN tepeleri işgalden kurtulmuş ve Filistin’e komşu olmamız sağlanmış olacaktır ve Kudüs ve Mescidi Aksa’nın kurtuluşu için gerisi çorap söküğü gibi gelecektir Allahın izniyle.

5-Suriye’de olmamızla Irak ile komşu olmamız sağlanmış olacak ki yıllardır ırak kaldığımız Irak’a da yakınlaşarak oradaki barış ve huzurun sağlanması ile birlikte Irak’ın parçalanmasını da durdurmuş olacağız.

 Biraz hayal gibi gözükse de denemekle bir şey kaybetmeyiz, ama gerçekleştiğinde de çok şey kazanacağımızı ve dünyanın süt liman olacağını garanti ederim. Onun için 15 Temmuzda başlayan bu rüzgâr kesinlikle durmamalı.

Bizden söylemesi…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar