Reklam
Koronometre !
Selahattin Saygıner

Selahattin Saygıner

Karış Karış Kahramanmaraş

Koronometre !

17 Mart 2020 - 21:04

     Miras da olsa bizleri Müslüman olarak yaratan Allah’a sonsuz şükürler olsun. Evet, bizler miras Müslümanları olmamızdan kaynaklı bazı değerlerimizin değerini hala bilmiyoruz ve bildiklerimizi de bildiğimizi zannediyoruz. Bazı gerçekleri bilmediğimizi de bilmiyoruz. Birbirimizi kandırmaya gerek yok aslında biz kendimizi de çok iyi bilmiyoruz.

     Olsun yinede Elhamdülillah Müslüman’ız ve kıyamete kadar elimizde bize ışık tutacak iki temel kaynağımız var. Fert ve toplum olarak başımız dara düştüğünde başvuracağımız kaynaklarımız var. 

    Bataklığa batmış batının böyle bir şansı da yok. Batıdan kastımızın coğrafi mekân olmadığını bilmeyenimiz yoktur herhalde. O anlamda Çin, Rusya ve Japonya’da batıdır. Kısaca İslam olmayan her yer batıdır, batıldır, bataklıktır.

  İşin gerçeği bizim sorumluluk sahibi Müslüman’lar olarak, bataklık içersisindeki batıyı da bu bataklıktan çıkarma gibi bir sorumluluğumuz vardır.

  Batıl batı bu günlerde KORONA bataklığına batmış, çıkmak için adeta çırpınmakta ve bazı ülkelerde çırpındıkça daha da batmaktadır. Her ülke bu bataklıktan çıkmak için kendince bir yol izlemektedir. Bataklıkta yüzmesini bilmeyenler, hem yüzme öğreniyorlar lakin öğrendiklerini de kimseye çaktırmıyorlar!

Bu salgın bir senaryomu, projemi, biyolojikmi, psikolojokmi, zaman her şeyin ilacıdır, ölmezsek izleyip göreceğiz.

  Allah ülkemizi ve ümmeti her türlü afet, musibet ve salgınlardan korusun.

  Aslında İnsanlık tarihi bundan çok daha şiddetli salgın hastalıklarla hep tanışıktır. İletişim çağında yaşamamız nedeniyle dünya büyük bir köye dönüştü ve en ufak olumlu olumsuz bir olay dakikalar içinde tüm dünyaya haber olarak yayılabiliyor. Bu salgının geçmiştekilerden çok yaygın ve tehlikeli olmamasına rağmen, çağın şartları gereği hem hızlı yayılıyor hem de çok daha etkileri oluyor.

   Tüm insanlık, en önemlisi de biz Müslümanlar bu günlerde KORONOTRAVMA ile adeta TRAVMA geçirmekteyiz.

  KORONA ile ezberlerimiz bozuldu. Korona oldu bize “KORONOMETRE”.

  KORONOMETRE ile koro halinde biz Müslümanlar hepimiz boyumuzun ve boynumuzun ölçüsünü, kaç okka olduğumuzu, en yakınımızdakileri ölçmeye, tartmaya ya da ölçülmeye ve tartılmaya çalışılıyoruz. Herkes herkesi, her şeyi ölçüyor, tartıyor ve tartışıyor.

  Tüm kâinatı bir nizam ve intizam içerisinde yoktan var eden, insana da kendisinden bir ruh üfleyerek en mükemmel bir şekilde yaratan yüce Allah  “Arzın İmarı” ve “Neslin (insanlığın) Islahı” görevini biz Müslümanlara vermiştir. Yaratılış gayemizi unuttuğumuz için böyle bir görev ve sorumluluğumuzun olduğunu da maalesef unuttuk ya da unutturulduk. Dünyaya kazık çaktık ve kendi kendimizi de ona bağlayarak, etrafında dolap beygiri gibi dönüp duruyoruz.

  Acı ama gerçek olan, bu olayla birlikte en temel konularda bile ne kadar savrulduğumuzun umarım farkına vardık.

  “ Suya sabuna dokunmayan”!!, bana değmeyen yılan bin yaşasın diyen bir nesil türettik. Bunları öyle hiç uzakta filan da aramayalım, bunlar; sen ben, senin benim, oğlu kızı, kardeşi, yeğeni maalesef.

  “Temizlik İmandandır” derdik lakin basit bir el yıkamasını bile bilmediğimizi fark ettik. Lavabodan çıkınca g.ç.nı bile yıkamadan çıkan bir nesli ne zaman ortaya çıkardık. Peçete, Islak mendil ve tuvalet kâğıdı diye icatlar çıktı çıkalı, temizlik anlayışımızın ve kültürümüzün değiştiğinin hala farkında olmayanlarımız var.

 Aslında her yemekten önce ve sonra ellerimizi yıkamadan tutun da, küçük ve büyük abdestimizi nasıl ve ne şekilde yapacağımızdan, g.ç. mızı hangi el ve parmakla yıkamayı dahi düzenleyen bir dinin mensupları olarak halimize ne kadar şükretsek az.

  Dinimizin direği olan beş vakit namazımızı kılmak için aldığımız abdestin faydalarını bir anlayabilsek, belki namaz kılma oranlarımız bile değişecektir. Abdest sayesinde temizlikten öte, günde beş defa dokunduğumuz onlarca akupunktur noktaları sayesinde, hangi organlarımızın uyarılarak harekete geçirildiğini keşke bilebilseydik.   Ama biz değerlerimizin farkında olmadan yaşamaya devam ediyoruz. Ama bu salgın vesilesiyle bundan sonra, Müslümanların kendilerini dünyaya daha iyi anlatmaları gerektiğine inanıyorum.

  Bundan sonra hiçbir şeyimiz eskisi gibi olmayacaktır. Her şeyimiz sil baştan gözden geçirilecek ve özümüze dönme gayretleri içerisinde olacağımız ümidini taşıyorum.

  Artık dünyada korona’dan önce korona’dan sonra dönemi başlayacak ve alışılagelmiş ezberlerimiz bozulacaktır. Bunlar;

-Eğitim, öğretim, iş, ticaret, seyahat, turizm alışkınlıklarımızı,

-Öksürmemizi, Aksırmamızı, Apşurmamızı, Tıksırmamızı Tıkınmamızı, Tokalaşmamızı, Kucaklaşmamızı, Öpüşmemizi,

 -Yol da yolak ta, toplantı da, insanlar arasındaki takip mesafemizi,

-Çarşı da Pazar da, hastane de postane de, her yer ve mekâna oturmamızı kalkmamızı, dokunuşlarımızı,

-Ev, işyeri, arabamızın temizliği ve havalandırmasını,

-Elimizin, bedenimizin anlık, günlük haftalık aylık dezenfektesini,

-Camilere, mescitlere, medreselerimize nasıl bir kıyafet ve çorapla! Gireceğimizi….

  Ölçecek, biçecek, tartacak bir ölçümüz  “KORONOMETRE” var.

  Müslümanlar olarak KORONA sonrası dünyada ki yerimizi tekrar gözden geçirmek zorundayız. “Yeni Bir İslam Medeniyeti” inşasında bir tuğlamı, harçmı yoksa bir HİÇMİ olacağız, karar hepimizin…!!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar