Reklam
Oy Kullanmasını Bilmek?
Ramazan Yumşak

Ramazan Yumşak

Oy Kullanmasını Bilmek?

23 Eylül 2018 - 17:23

Seçimler yaklaştı, siyasi tartışmalar ve suçlamalar artmaya başladı. Muhalefet tarafından eskiden beri ortaya atılan bir tez var. O da: bu halk oy kullanmasını bilmiyor. Bilhassa seçimlerde hükümetin oyunu sürekli arttırması nedeniyle muhalifler tarafından dile getiriliyor. Gerçekte ise onların dediği gibi hükümete oy verenler mi bilmiyor, yoksa bu ülkemizdeki seçmenlerin büyük çoğunluğu mu? Bunu iyi analiz etmek gerekiyor. Ben de bu konuya hem muhalefet hem de hükümet çerçevesinden ve iki tarafın gözünden irdelemek istedim.

Öncelikle oy verdiğimiz partilerin tanımından başlamak istiyorum. Çünkü parti nedir, ne değildir ve hangi amaçla kurulur, sorularının cevaplanması konumuzu daha iyi açıklamamıza yardımcı olacaktır. Siyasi parti: Ülke ve milletin sorunlarını çözmek için, halk tarafından oluşturulan siyasi örgütlerdir. Başka bir tanımda da; benzer siyasi görüşe sahip insanların ülke sorunlarına çözüm bulmak için kurdukları örgütlere denilir. Siyasi partilerin tanımı çok çeşitli olabilir. Ama tüm tanımları bir ortak noktası var o da ‘sorunlara çözüm bulmak’ oluyor. Tanımından da anlaşılacağı gibi siyasi partiler sorun çözmek ve hizmet etmek için vardır. Bu nedenle sorunları çözmek ve halka hizmet etmek için oy isterler. İnsanlar da proje ve sorunlara çözüm yolunu beğendiği partilere oy verir.

Bu anlatılanlar ışığında oy vermesini bilmek ne demektir ona bakalım:

Oy kullanmasını bilen kişilerin olduğu yerde, seçimlerden hezimetle çıkan veya oyunu arttıramayan parti liderleri istifa eder, yerine yenileri gelir. Kaybeden liderler seçimden zaferle çıkmış gibi el üstünde tutulmaz ve ardından koşulmaz.

Oy kullanmasını bilen insanların olduğu yerde, seçim kaybetmiş genel başkanlar şantaj ya da yaşlılık nedeniyle değil, parti içindeki demokrasi ile değişir. Partililerin kendisini zorlamasına gerek olmaz. Lider yenilginin sebebini kendisi olarak görür ve çekilir.

Oy kullanmasını bilen insanlar, belediye seçimlerinde partilere göre değil, belediye başkanlarının icraatlarına göre oy verir. Belediye seçimlerinde parti başkanları değil, belediye başkanları ön planda olur. Hiçbir proje ve hizmeti olmayan insanlar hem kazanamaz hem de aday olamaz.

Oy kullanmasını bilen insanların olduğu yerde, kaybedenler tekrar tekrar meydanlara çıkmaz, hatta kabuğuna çekilir. Kaybeden adaylar, küsmesin diye; milletvekili, belediye başkanlığı gibi görevlerde rol almaz çünkü başarılı olamamıştır. Başarılı olamayan kişiler de ödüllendirilmez aksine cezalandırılır.

Oy kullanmasını bilen insanlar, hükümeti değiştirmek için gizli güçlerden veya dışardan yardım istemez. İktidarı partilerinin yaptığı veya yapacağı projelerin yanlış ve hatalı olduğunu millete göstererek seçimle devirmeye çalışır. İktidarlar siyasi başarısızlıklar nedeniyle değişir.

Oy kullanmasını bilen insanların, sürekli eleştirdiği milletvekilleri değil, takdir ettiği, işlerini halleden ve sorunlara çözüm getirebilen vekilleri olur. Oy kullanmasını bilen insanlar kızdığı halde, kızdığı veya beğenmediği insanlara oy vermez. Beğenilmeyen kişiler aday gösterilmez.

Oy kullanmasını bilen insanlar, yapılacak işleri ve hizmetleri yaptırmayacağım engelleyeceğim diyen partilere değil, ben daha iyisini ve güzelini yapacağım diyen partilere oy verir. Çünkü partilerin hizmetleri engellemek için değil, daha güzel hizmetler yapmak için var olduklarını bilir.

Oy kullanmasını bilen insanların, partilerinde genel başkanlık seçimleri çok adaylı ve renkli geçer. Kaybeden adaylar kazananı tebrik eder. Kazanan, rakibini kendisini devirmeyi planlayan düşmanı değil, daha iyiyi bulmak için yarıştığı dava arkadaşı olarak görür. Kişiler değil fikirler kavga eder. Aynı partili insanlar düşman değil aynı davaya hizmet eden dost olduklarını bilir.

Oy kullanmasını bilen insanların yaşadığı yerde partilerin kaleleri olabilir ancak bu kalelerde hizmet etmeyecek kişiler aday gösterilemez ve hizmet etmeyen şikâyet edilen adaylar kazanamaz. Belli partiler belli şehirlere sıkışıp kalmaz. Bil hassa büyük partiler her ilde de varlığını ve tabela partisi olmadığını gösterir.

Oy kullanmasını bilen insanların parti liderleri, seçimi kaybettiklerinde halkı suçlamak yerine, programının başarısız olduğunu kabul eder, tüm suçun kendisinde olduğunu bilir ve istifa eder.

Oy kullanmasını bilen insanların partileri; ülkeyi sattı, din elden gidiyor, laiklik ve cumhuriyet tehlikede diyerek oy istemek yerine, yapacakları icraatları anlatarak oy ister. Çünkü hiç kimse vatan millet Sakarya edebiyatına oy vermez. Herkes projeleri dikkate alır.

Oy kullanmasını bilen insanlar, Atatürk’ün hatırına CHP ye, Erdoğan’ın hatırına Ak Partiye, Türkeş’in hatırına MHP ye oy vermez, seçmenler oylarını hatır için değil, icraat için verir.

Oy kullanmasını bilen insanlar, takım tutar gibi parti liderini tutmaz, partisindeki yanlışları savunmaz, hatta en iyi şekilde eleştirir ve yanlışın düzeltilmesi için elinden geleni yapar. Liderin değil partinin asıl olduğunu idrak eder. Lidere değil partiye bağlı olurlar hatta bazıları partiye bile bağlı olmayabilir.

Oy kullanmasını bilen insanlar, daha önce partisini her türlü ihanet ve başarısızlıkla suçlayan kişilerin ertesi yıl kendi partisine katılmasını alkışla karşılamaz. Daha önce hain dediğini şimdi alkışlamaz. Şimdi alkışladığına sonra hain demez.

Oy vermesini bilenlerin partisinde partide yanlış yapan kişiye saldırıldığında bunu parti ve memlekete mal etmez. Herkes onun yaptığı yanlıştan dolayı eleştirildiğini bilir ve stratejisini ona göre yapar. Ve o kişileri çekilmek zorunda bırakır. Çünkü aslolan partidir şahıslar değil.

Benden bu kadar, elbette daha fazlası da vardır. Ama bu kadarının yeterli olur kanaatindeyim ve diğerlerinin de bunlara benzer durumlardır diye düşünüyorum. Saygılar…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar