Liderlik Ve Lider Anlayışı
Ramazan Yumşak

Ramazan Yumşak

Liderlik Ve Lider Anlayışı

23 Eylül 2018 - 17:24

Duygusallık doğu toplumlarında kişilere yön veren en önemli duygudur. Bu nedenle kişilerin tercihinde en büyük rol bu duyguya aittir. Kişinin hal ve hareketlerini yaşadığı bu duygular belirler. Duygularıyla hareket eden bu kişiler insanlara da duygusal yönden bağlanır ve bağlı kaldığı bu kişiler onun davranışlarına yön verir. Tartışmalarını ve tavırlarını da kişilere göre alır. Fakat demokrasiyi özümsemiş ve bireyselliğin geliştiği akılcı toplumlarda duygusallık yerini akıl ve mantığa bırakır. İnsanlar duygularının yerine akıl ve mantıkla hareket eder. Bu kişiler de tartışmalarını kişiler üzerinden değil, olaylar ve topluma etkisi açısından değerlendirir.

Ülkemizde de duygusallık üzerinden giden bir hayli insan var. Hem bazı iktidar yanlısı kişiler hem de bazı muhalif kesim maalesef kişilere takılıyor ve olayları kişiler üzerinden tartışıyor. Sistem üzerinden tartışan veya sistemi tartışan olmuyor. Erdoğan’ı hatasız veya mükemmel gören kişiler sınırsız yetki verilse bile ona karşı çıkmıyor. Kurtuluşu onun başkanlığında görüyor. Onların karşısında duran muhalif kişiler ise her hareketinden kuşkulanıp yaptığı hizmetlere bile karşı çıkıyor. Kurtuluşu onun başkanlığı ve görevi bırakmasında görüyor. Bu nedenle yaptığı her şeye karşı çıkıyor.

Başkanlık sisteminde de iyi bir lider arıyoruz veya ya kötü bir lider gelirse ne yaparız diye itiraz ediyoruz. Erdoğan’ın güçlü liderliğini göstererek başkanlığın ülkemize daha hayırlı olacağını savunan da var. Erdoğan’dan sonra ya kötü bir lider gelirse ne yaparız’ diyen de. Buradan anlaşıldığı üzere tartışma yine kişiler üzerinden yapılıyor.

Başkan olması gereken biri nasıl olmalı sorusuna verilen cevap ise daha enteresan. Seçilecek adayın özelliklerini sorduğumda herkes mükemmel bir başkan profili çiziyor. Hatasız ve insanüstü görevler yapması isteniyor. Her şeyi bilecek ve her konudan anlayacak, her şeyden haberi olacak vs. Böylece başkana gereğinden fazla vazife yükleyip insanüstü varlık muamelesi yapıyoruz.

Liderlere gereğinden fazla anlam ve görev yüklüyoruz. Tıpkı öğrenciye ve vatandaşlarımıza yüklediğimiz gibi. Vatandaş da her şeyi bilmeli her konudan anlamalı, öğrenci tüm dersleri bilmeli ve her konuya en az hocası kadar muvaffak olmalı. Peki, bu nasıl olacak.

Başkan mükemmel, vatandaş mükemmel ve öğrenci de mükemmel olmalı. Bu mükemmelliği yakalayamadığımız için de başarısız oluyoruz. Her şeyi yapayım derken, hiçbir şey yapamıyoruz.

O nedenle herkesin her şeyi bilmesine gerek yok. Sadece herkes kendi vazifesini yapsın ve bilsin yeter. Sistemin işlediği ülkelerde böyle oluyor.

Şimdi örneklerle her şeyi bilen, her şeye hâkim olan tam lider dediğimiz ülkeler ile diğerlerini karşılaştıralım.

Güçlü bir lider değil, güçlü bir sistem getirmeliyiz. Çünkü güçlü bir lider demokrasilerde asla olmaz. Demokrasilerde güçlü liderden ziyade güçlü sistem olur. Çünkü kuvvetler ayrılığı vardır ve tüm kurumlar birbirini denetler ve etkiler.

Merkel liderlik açısından Erdoğan’dan çok daha geride ancak ülke olarak Almanya bizden önde ve Almanya’nın Merkel den önceki liderini çoğu kimse bilmez.

İngiltere’nin lideri kim, başbakanı kim bilen var mı? Ama sistem tıkır tıkır işliyor. Fransa nasıl.

Asıl öldürücü soru geliyor. Dünyada herkesin vatandaşı olmak istediği İsviçre’nin bir lideri bile yoktur. Peki, bu ülke neden dünyanın en müreffeh ve güvenli ülkesi ve İsviçre neden herkesin gitmek istediği ülke oluyor. Bu nasıl oluyor. Lideri olmayan ve liderini kimsenin bilmediği bir ülke nasıl olurda birinci sınıf bir ülke olabilir.

Demek ki tartışmamız gereken konu başkanlık olacaksa sistem nasıl olmalı ve ne gibi değişiklikler yapılmalı. Yoksa başkanlık bizi batırır diyen ile başkanlık bizi uçurur diyen arasında bir fark yoktur. İkisi de ezbere konuşuyor. Eğer güzel bir sistem kurulabilir ise krallık bile güzeldir. İsterseniz Krallıkla yönetilen ve sistemi oturtan ülkelere bakınız.

Kesinlikle sorun başkanlık ya da parlamenter sistem değil, başkanlığın nasıl olması gerektiği olmalıdır. Başkanlığa karşıyım veya başkanlığı gözü kapalı istiyorum demek yerine nasıl bir başkanlık istiyorum sorusu sorulmalı ve ona göre cevap aranmalıdır.

Ben sistemi oturmuş ve güçler ayrılığı olan her türlü yönetime evet diyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar