Reklam
Evlenme Programları ve Kapatılması
Ramazan Yumşak

Ramazan Yumşak

Evlenme Programları ve Kapatılması

23 Eylül 2018 - 17:19

Halkın her isteğini yapmak farz gibi bir şey oldu. Hatta kimileri demokrasiyi sadece halkın her istediğini yapmak olarak görüyor. Peki, bu istekler ve halkın her isteğini yapmak gerçekten demokrasi mi veya doğru mu? Demokrasi halkın her isteğini yapmaktır diyenler, halkın çoğunluğu ne isterse o olmalı diyor. Böylece halk, haklı talebini ve demokratik hakkını kullanmış oluyor. Ancak işin aslı öyle mi?

Bu konuya değinme sebebim geçtiğimiz günlerde evlenme programlarının kapatılması tartışmasının yaşanması oldu. Halkın çoğunluğu bu programlardan şikâyetçi olmuş ve kapatılmasını istiyorlarmış. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var, şikâyetçi olduğumuz bu programlar en çok izlenen programlar arasında (tıpkı izliyoruz dediğimiz belgeselleri izlemediğimiz gibi). Demek ki çoğunluk bu programların devam etmesini istiyor.

İkinci olarak, sizin bu programları izlememeniz ve şikâyetçi olmanız size başkalarının da izlemesini engelleme hakkı verir mi? Herkes sizin beğendiğiniz kanalları, dizileri ve programları izlemek zorunda mı?

Üçüncü olarak, belki bilmeyen vardır hatırlatma yapayım. Elinizdeki kumanda denilen alet, kanalları değiştirme ve kapatma işine yarıyor. Hoşunuza gitmeyen kanalları ve programları o kumanda denilen alet ile değiştirebiliyorsunuz. Zaten kumanda bunun için yapılmış. Yoksa siz kendinize mi güvenmiyorsunuz veya izleyip de izlemiyorum diyenlerden misiniz? Rahmetli Özal, özel kanalları getirdiğinde de bir kısım insanlar itiraz etmiş ve özel kanalların halkın ahlakını bozacağını iddia etmişti. Özal ise ‘kumanda elinizde istemezsen değiştirir veya kapatırsın’ diye cevap vermişti. Demek ki 80’lerdeki gericilik günümüzde de devam ediyor.

Gelelim diğer bir noktaya, herkes sizin gibi düşünmek zorunda değil ve her şey sizin istediğiniz gibi olamaz. Bu nedenle sizin gibi düşünmeyenlere ve yaşamayanlara karışamazsınız. Bu insanların özeline müdahale olur ve buna da kimsenin hakkı yoktur. Sizin çoğunluk olmanız, size, başkalarına karışma hakkı vermez. Çoğunluk azınlığı tahakküm altında tutamaz ve onları yönlendirme hakkına sahip değildir.

Gelelim bu işin en tehlikeli noktasına. Hoşunuza gitmeyen her şeyi ve programı kapatırsanız bunun sonu nereye gidecek, hiç düşündünüz mü? Bu sizin demokratik hakkınız mı? Böyle bir demokrasi var mı? Hadi toplumun ahlakı vs. gibi bahanelerle kapatılmasını isteye bilirsiniz. Bunu bir nebze de olsa anlayabilirim ancak bu benim demokratik hakkım ve çoğunluk istemiyor bu nedenle kapatılsın derseniz buna itirazım olur.

Çünkü siz demokrasiden anlamıyorsunuz ve demokrasiyi bilmiyorsunuz. Demokrasi insanların çeşitlenmesi ve özgürlüğü demektir. Çoğunluğun azınlığı ezmesi veya yönlendirmesi değil. Başkasını yasaklama ve kapatma hakkı hiç değildir. Hatta azınlığın hakkını koruyan en iyi sistemdir.

Eğer hoşunuza gitmeyen şeylere çoğunluk istemiyor diye müdahale ederseniz bunun önünü alamazsınız. Yarın bir gün birileri küpe takmak ve pirsing takmak kültürümüze aykırı der. Ve ardından da bunların yasaklanmasını ister (Bunun örneği daha çok verilebilir ama uzatmıyorum). Daha doğrusu bu işin ucu hoşunuza gitmeyen her türlü giyim ve kuşamı yasaklamaya kadar gider. Tıpkı eskiden başörtüsü İslam da yoktur diyenlerin başörtüsünü yasaklama yoluna gitmesi gibi.

Bunun ardından daha nice yasaklar ve halkın yaşam tarzına müdahaleler gelecektir. Bu da bizi gruplaştıracak ve zaten var olan kin ve nefreti arttıracak, ülkemizi ise yaşanmaz kılacaktır.

Bir zamanlar halkın çoğunluğunun hoşuna giden ve çoğunluğun evet oyuyla kabul edilen referandum sonucunda fetö devletin bir takım yerlerine yerleşti.

Hatta fetö nün devletin çeşitli kademelerine açıktan torpil ile yerleşmesine halkın çoğu destek verdi. Hiç kimse de itiraz etmedi ve itiraz edemedi. Hatta ses çıkaranlar çoğunluk tarafından din düşmanı ilan edildi.

1982 anayasası da halkın büyük çoğunluğunun evet oyu ile kabul edildi. 1980 darbesi yapıldığında darbe yapanlar halkın çoğunluğu tarafından alkışlandı ve iyi ki ordumuz müdahale etti denildi. Yani çoğunluk darbeye alkış tuttu.

Onları alkışlayanlar da hala yaşıyor. Bakmayın siz, o dönem farklı idi, zor durumdaydık ve baskı altındaydık demelerine. O insanlar yarın da bugünü eleştirir. Demek ki bunlar doğru değilmiş. Böyle yaparsak yaparız. Ve bunlar demokrasi değildir. Çünkü Demokrasi düşünce özgürlüğüdür. Senden olmayana tahammül etmektir. Beğenmediğiniz şeyleri alabildiğine hakaret etmeden özgürce eleştirebilmektir.

Ancak onları yasaklamak değil. Hele de başkalarının hakkına müdahale etmek hiç değil. Bugün burada bu yasakları alkışlayanların ve buna tempo tutanların Avrupa’da, ABD’de ve diğer farklı ülkelerde Müslümanlar aleyhine yapılan işleri eleştirmemesi gerekiyor. Örneğin İsrail’de çoğunluk ezanın susturulmasını istiyor. Eğer siz onları da alkışlıyorsanız ve bu onların en demokratik hakkı diyorsanız tebrik ediyorum. Yoksa siz; o ayrı, bu ayrı diyorsanız size, Demokrasi anlayışınızı ve düşünce dünyanızı kontrol ettirin tavsiyesinde bulunabilirim.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar