Diziler ve Şikâyet Edilen Programlar
Ramazan Yumşak

Ramazan Yumşak

Diziler ve Şikâyet Edilen Programlar

23 Eylül 2018 - 17:14

Daha önceki yazılarımda dizilerin ülkeye maddi ve manevi yönden ne kadar çok hizmet ettiğinden bahsetmiştim. Fakat birçok kişi (özellikle de muhafazakâr kesim) tasvip etmedikleri dizileri örnek göstererek bunların ülkeye yarar değil, zarar olduğunu savunmuş ve beni şiddetle eleştirmişti.

Çünkü o diziler onların düşünce ve dünyaya bakış açısına aykırı ve toplumun ahlakını bozuyor. Halkımız maalesef kendi fikrine uymayan kişi, dizi ve programları eleştirmeyi ve yermeyi çok seviyor. Ayrıca yaptıkları bu eleştiri onların bu dizi ya da filmleri izlemediği anlamına gelmiyor. Çünkü en çok eleştirilen ve konuşulan diziler aynı zamanda en çok izlenenler oluyor. Örneğin gündüz kuşağında yayınlanan kadın programları ve evlendirme programları yıllarca eleştirilir ve kötülenir. Ne yazık ki en fazla reytingi de yine bu programlar alır. Çünkü beğenmediğimizi iddia etsek de gerçekte çok beğeniyoruz veya merakımıza yenildiğimiz için bu programları izliyoruz.

Başka bir acı gerçek ise halkımız en sevdiği programın belgeseller olduğunu söylüyor. Ancak ne gariptir ki en az izlenen ve reytingi en düşük olan programlar da yine belgeseller oluyor. Hatta bir ara izlediğim TV programında spiker sokaktaki halka; ‘en sevdiğiniz ve şikâyetçi olduğunuz programlar hangisi’ diye soruyor. Vatandaşlar en çok belgesel kanallarını sevdiğini söylüyor. En sevmediği demeyelim şikâyetçi olduğu program olarak evlilik programlarını söylüyor. Anlayacağınız vatandaşların verdiği cevaba göre belgeseller en beğenilen programlar arasında ancak ‘izliyor musunuz’ sorusuna ‘fazla ya da hiç izleyemiyorum’ cevabı geliyor. Yine şikâyetçi oldukları ve beğenmedikleri program olarak ‘evlilik ve kadın programları’ cevabı geliyor. Bu cevabı verenlere ikinci soru geliyor. ‘Peki, bu programları izliyor musunuz? Cevap çok ilginç; ‘evet, hem de her gün izliyorum’ oluyor.

Ne diyelim, ne yorum yapabiliriz bu duruma. Ben işin içinden çıkamıyorum. Şikâyetçi olduğu programı izleyen ve çok sevdiğini söylediği programları izlemeyenlere ne söylenebilir ki.

TV Programları Reytingle Yaşar

Bildiğiniz gibi televizyon sektörü reytinglerle yaşıyor. En çok izlenen programlar en önemli saatte ve en fazla yayınlananlardır. Bu nedenle kimse şikâyet etmesin ve kimse kimseyi kandırmaya çalışmasın, şikâyet ettiğimiz programı ilk önce biz izliyoruz. Ama izlediğimiz programdan da şikâyetçi olduğumuzu söylüyoruz. Güzel ve seviyoruz dediğimiz belgesel programlarını ise izlemiyoruz. Nasıl bir psikoloji içindeyiz, bu durum psikologlar tarafından incelenmesi gereken önemli bir durum.

Reyting rekorları kıran dizilerin başında tarihi diziler geliyor. Bunlardan biri de TRT tarafından yayınlanan ERTUĞRUL dizisi. Halk bu diziden şikâyetçi olmadı. Demek ki şikayetçi olmak yerine daha iyisini çekmek gerekiyormuş. TRT’yi bu başarısından dolayı tebrik ediyorum. Başarılı ve reytingi yüksek bir dizi yaptı.

Bazıları, Dizilerin Gerçek Olmadığını Unutuyor

Halkımızın yaşadığı diğer bir sıkıntı dizileri gerçek zannetmesidir. Gerçek hayat ile dizideki olayları karıştıranlar oldukça fazla. Adam çok izlenen bir dizi ile Orta Doğu’nun nabzını tutuyor. Tarihi diziler ile de tarihi değerlendiriyor. Unuttukları bir şey var. Dizilerdeki bazı olaylar gerçek olabilir ancak bu, dizinin tamamen gerçek olduğu anlamına gelmez. Keşke bunu bir fark edebilsek de dizide ölenlere mevlit okutup, kötü karakterlerin mezarlarına zarar vermesek, yoldan geçerken yüzüne tükürmesek.

Şuna inanıyorum ki; dizilerin tarihi çarpıttığını savunanlar ve gerçeği yansıtmadığını söyleyen kişiler eğer diziler gerçek tarihi olayları bire bir yapsa ilk önce onlar şikayetçi olur ve diziyi asla izlemez. Çünkü izledikleri bu program dizi değil belgesel olur. Belgesel programları bizde pek izlenmiyor. Dizi çekenler de insanımızın bu durumunu çok iyi bildiği için dizilere bol bol yaşanmamış ama yaşanabilir enteresan hikâyeler katıyor. Böylece izlenirlik oranını arttırıyor. Sonuçta adamların ekmek parası dizilerin izlenme oranına bağlı.

TRT’nin Küresellik Yolunda İlerlemesi

Yeri gelmişken belgesel sevdiklerini söyleyenlere TRT’nin BELGESEL kanalını tavsiye etmek istiyorum. Çok izlediğim ve beğendiğim kanallar arasında. Çok kaliteli, belki bir BBC, Discovery veya National Geographic değil ama onlardan da geri kalır yönü yok. Kaliteli izlenebilir pek çok yerli ve yabancı programlar var. Zaten bazı programlar yabancı kanalların belgeseli ancak yerli yapım çok güzel programlar da var.

TRT WORLD ise takdir edilecek dünya çapında İngilizce yayın yapan bir haber kanalı. Bu eksiği gideren TRT ekibini tebrik ediyorum başarılar diliyorum. Dünya devleti olmanın yollarından biri de her ülkede izlenebilen TV programlarının ve TV kanallarının olmasıdır. Çünkü herkesin evine dizi ve kanallarla girebilirsiniz.

Not: RTÜK dizi ve programları mozaiklemekten TV izleyemez olduk. Adamlar her şeyi yasaklıyor. Haberlerde bile mozaikleme var. Artık birileri şu RTÜK işgaline dur desin. Kuzey Kore olmak istemiyoruz. RTÜK bizim TV izleme zevkimizi bozmamalı ve bozamaz da. Bunu yetkililer görmüyor mu?

Dün de bugün de yasakçı ve yalaka zihniyetler her daim olmuştur. Onlar her daim muktedirlerden yana olurlar. Her iktidarda da yeni iktidara yaklaşırlar. İktidarın düşüncesinde olmayanları tehlike görür ve onları şikayet etmeyi ve yasaklatmayı bir marifet olarak algılar. Efendilerine onlardan olmayanı şikayet etmenin mutluluğunu yaşar. Özelliklede bu tip toplumlarda daima ahlak ön plana çıkarılır. Ahlakın bozulduğu yönde propagandalar yapılır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar