Öğretmenlik Nedir, Ne Değildir?
Ömer Batuk

Ömer Batuk

Lafazan

Öğretmenlik Nedir, Ne Değildir?

19 Şubat 2019 - 11:23

Öğretmenlik; kimisine göre kazanç kapısı, kimisine göre zaruri bir yol, kimisine göre ise AŞK!

Öğretmenlik; kimisi küçümser tek yaptığı kitaptakini anlatmak diye kimi de yüceltir ‘Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır' diye.

Öğretmenlik; kimine göre sadece iletişim yeteneği, anlatmaya kabiliyeti olanın yapması gereken meslek, kimine göre ise merhametle, sevgiyle, tebessümle minik kalplere dokunup onları bilinçlendirme görevi.

Merhaba pek kıymetli okuyucum, bugünkü konumuz öğretmenlik. Nedir öğretmenlik, nasıl yapılmalı ve ne için yapılmalı? Bu soruların cevabını yaşadıklarımdan da çıkardığım derslerle sizlere anlatmak isterim. Öncelikle size Öğretmen kavramının Türk Dil Kurumu'ndaki tanımını ifade etsem iyi olacak gibi;

Öğretmen: Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, hoca, muallim, muallime.

Kısa, genel, eksik bir anlatımdan ibaret. Tabii çok detaylı bir anlam beklemiyoruz. Zira o mesleğin ve tanımının içini dolduran bireyin ta kendisidir. Kendi hayatımdan yola çıkarak sizlere bir tanım sunacağım. Bir öğretmen hayatınızı nasıl değiştirebilir, nasıl asıl bilince sahip olabilirsiniz onun hikayesini anlatacağım. 16 yıllık eğitim hayatımın birçok güzel şeyleri yaşandı lâkin üniversitedeki 4 yılımdaki aydınlanmam hiçbir dönem olmamıştır. Bu yoldaki asıl aktörüm ise başımın tacı, gönlümün şahı, hocaların hocası, yakışıklı mı yakışıklı, çok sevdiğim Adnan Oktar hoc(!) J Çok özür dilerim hızımı alamadım. Nerede kalmıştım, hee; bu süreçteki asıl isim ise çok sevdiğim ÖĞRETMENİM FERDİ SAKALLIOĞLU oldu. Ciddi manada bir ÖĞRETMEN'in neler yapması gerektiği konusunda bilinçli bir şekilde yönelmemi sağlayan kişidir canım hocam. Sadece ders anlatıp geçmenin sıkıcı tarafını silip atan, her derste ayrı bir ufuk açma gayretinde olan, derslerden önce ve sonra öğrencilerine zaman ayıran bir rol modeli tanıtmanın gerekli olduğu kanısındayım. Bilinçsiz bir şekilde başladığım fakülteden bir seviyeye kadar bilinç kazanmamda katkısı olan, bana baba şefkatiyle yaklaşan Ferdi hocam bu yolu benim için daha güzel bir hale getirdi. Bana söylediği sözleri kulaklarıma küpe yapmam gerektiğinin de farkındayım, özellikle de şu güzel öğüdünü; “Öğretmenlik hayatında vermekten hiçbir zaman kaçınma. Öğrencilerin için, evlâtların için ne verirsen onun karşılığını her türlü alırsın. Bu bir tebessüm de olabilir, bir teşekkür de olabilir, bir sevgi sözcüğü de olabilir. Karşılığını her daim alırsın. Bu yüzden asla onlar için harcamaktan, onlara bir şeyler vermekten geri durma.”. Daha ne denilebilir ki o engin yürekten dökülen bu sözler için? Çocuklar için, öğrencileri için bunları yapan ve de düşünen, asıl ÖĞRETMEN değil de nedir? Ferdi hocamdan aldığım ilhamla, benim için ÖĞRETMEN'liğin tanımı şudur;

ÖĞRETMEN: Diplomalara hapsolmayan; içinde sevgiyi, şefkati, merhameti, istekliliği, adaleti, feraseti, cesareti ve bir çok güzel özelliği bulunduran; şartlara kendini adapte etmeyi ve de bulunduğu çevreyi güzelleştirmeyi ideal edinmiş ve bu idealin peşinden koşmayı başlatabilmiş kişilere has olan kutsal bir görev.

Öğretmenliğe ben meslek gözüyle bakmıyorum, benim için öğretmenlik bir görevdir. Bu görevi ise sadece bu görev aşkıyla yanıp tutuşabilenler üstlenmeli. Yoksa siz de biliyorsunuz; 40-45 dakikalık dersin dakikasından biraz daha kısmak için öğretmenler odasında boş boş oturmayı tercih eden, çocuklara sözlü ve fiziki şiddet uygulayan ve hatta öğrencisine hallenen ahlâk yoksunu öğretmen(!) örneklerini. Görev ve sorumluluğunun bilincinde olmadan sadece bir geçim kapısı olarak düşündüğü bu “mesleğin” ne kadar kutsal bir görev olduğunu fark edememenin sonunu yine çocuklarımız üzerindeki etkisini görebiliyoruz. Yeni nesli inşa edecekken ipka etmekten ve dahi daha da kötüye götürmekten başka bir şey yapamıyorlar. Ama bu görevin aşkıyla yanıp tutuşan o kutsal ÖĞRETMENLERİMİZ öyle mi? Gecesini gündüzüne katar kendisinden bir şeyler bekleyen o parlayan gözlere sahip güneş yüzlüler için. Onların bir tebessümüdür o ÖĞRETMEN'in enerjisi, gücü, kuvveti. Onu yakalamak için uğraşır, onu kazanmak için de didinir. Böyleleridir görevini bilen ve görevine sımsıkı sarılan ÖĞRETMEN diyebildiklerimiz.

Baştaki soruya dönersek, öğretmenlik nedir ne değildir?

Öğretmenlik emektir, yemek değildir.

Öğretmenlik görevdir(hem de kutsal), meslek ya da iş değildir.

Öğretmenlik sevgidir, öfke veya nefret değildir.

Öğretmenlik aşktır, görevi üstlenen ise âşık. Âşıklara selam olsun...

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Ekak
    4 ay önce
    Öğretmenliği yapabilenlere bırakılmalıdır
  • FERDİ SAKALLIOĞLU
    5 ay önce
    Sevgili Ömer, ne diyeceğimi/yazacağımı bilemiyorum. Şu an gözlerim dolu dolu bu satırları yazıyorum. Beni bilirsin. Bu mesleği asla maddi bir karşılık beklemeksizin icra etmeye çalıştım. Hiç bir zaman paranın pulun esiri olmadım. Zengin olmayı hayal bile etmedim.Ancak bugün itibarıyla (yazını okuduktan sonra) dünyanın en zengini olduğumu anladım. Bana bu duyguları yaşattığın için sana çok ama çok teşekkür ediyorum. Öğretmenlik hayatında başarılar dilerim. Artık rahat ve huzurlu bir şekilde bayrağı sana ve senin gibilere devretmenin onurunu yaşıyorum. Sevgiyle kal .Allah'a emanet ol...

Son Yazılar