Reklam
EKG, Alevîler, Faiz, Elazığ ve Kobe Bryant! (Kısaca 2020...
Ömer Batuk

Ömer Batuk

Lafazan

EKG, Alevîler, Faiz, Elazığ ve Kobe Bryant! (Kısaca 2020 başladı)

03 Şubat 2020 - 14:27

Merhaba sayın okur, bugün 2020’ye bir bakış atacağız. Birkaç meseleden konuşup dağılalım o zaman. İyi okumalar.

(Duvara kocaman harflerle EKG yazılmıştır. Ağa(Başkan) merak eder ve sorar.)

-EKG nedir lo?

-Evde Kalmış Gençler ağam!

Ağa isyan eder, zira onun isteğinin zıddı hareketler ediliyordur.

Geçen haftalarda sayın Cumhurbaşkanımız çıktı ve açıklamalarda bulundu;

Gençlerimizin evlilik yaşı giderek yukarı doğru çıkıyor. Genç yaşta maalesef evlenmiyorlar, kızlar da erkekler de. Çoğu 30’u aşkın evleniyor ya da çoğu evde kalıyor. Böyle bir şey olur mu ya! Devlet Baba’dan bahsediyor muyuz? Devletin başında da Erdoğan var mı? Var. Tavsiye ediyorum. Hiç evlenmeyenlerin sayısı da artıyor. Evlilik dışı hayat biçimi medya aracılığı ile meşrulaştırılmaya daha da vahimi özendirilmeye çalışılıyor. Aman bunlara dikkat edin.

Bu açıklamalar gündemi bayağı bir meşgul etti. Aman efenim, gençlerimiz evlenemiyor acaba sıkıntı nerede demek yerine gençlere evlenmedikleri yönündeki baskı bir de ülkenin başından geldi tam oldu. Evliliklerin temelinde sevginin olmaması, toplumun dayatması ile birlikte olan çiftler ülkenin temel problemi aslında. Mutsuz aile, mutsuz ev, mutsuz çocuklar, hepsi de umutsuz. E umudun olmadığı bir toplumda aile olup olmamak da, evlenip evlenmemek de hiç mühim olmasa gerek. Siz siz olun emri kim verirse versin, mutlu olmadığımız hiçbir işe koşmayın. Bu evlilik olsa bile, zorunda değilsiniz.

**********

Türkiye'de lâik olan yani hiç kimsenin din ve vicdan hürriyetine karışılmaması gereken Türkiye’de Ocak ayında çok abes bir olay daha yaşandı. Ne mi oldu? Alevîlerin ibadethanesi olan Cemevlerinin ibadethane statüsünde sayılmasını meclisteki avamlar reddetti. Neymiş efenim Cemevlerinin ibadethane sayılması teologların işiymiş. Bu konuda karar mercii Diyanet imişmiş. Diyanet önce kendi iç işlerini halletsin de sonra bu konuda konuşma şansı olur. Siyasî rant uğruna faizi bile helal hale getirebilen bir kurumun Alevîlerle ilgili karar verebilmesi ne kadar akla, mantığa sığar? Alevîlerle ilgili konularda mercii yine Alevilerdir, başkası değil. Camii, Sinagog, Kilise vs. İbadethane statüsünde ise Cemevleri de bu statüde sayılmalı. Bu konuda ne bir din görevlisinin ne de sıradan bir belediye başkanının sözü geçerli olamaz. Lâik Türkiye lâyık olduğu işleri yapmalı.

**********

Ocak ayının en can alıcı olayı ise Elazığ'da meydana gelen deprem oldu. 6.8 şiddetinde sarsılan Elazığ ve çevre iller âdeta can pazarına döndü. Maalesef Elazığ'da 37, Malatya’da 4 toplam 41 canı kaybettik, 250 küsür insanımız ise yaralı bir şekilde kurtuldu. Deprem bizlere şunu gösteriyor ki toplum olarak hiçbir şeye hazır değiliz, hiçbir şey hakkında bilgimiz yok. Bilgisi olmayanın bilgisi ise şundan ibaret;

Depremler zina arttığı, günahlar çoğaldığı için oldu! Tabii canım, fay hatları da zinanın olduğu yerlere taşınıyor zaten. Yoksa neden deprem olsun ki?

Bilmeliyiz ki deprem doğanın bir kanunu. Bu kanun Allah'ın kanunu. Bu kaçınılmaz bir doğal olay, doğa olayı. Bunu zinaya, günahlara bağlamak anca yobaz ve bağnaz bir zihniyetten çıkabilirdi ki öyle de oldu. Şunu bilmemiz gerek ki depremi engelleyemeyiz, her türlü o deprem olacak lâkin eğer önlem almazsak, kafamızı kullanmazsak bilmeliyiz ki ölümler daha da artacak. Eğitimde buna yönelik adım atılmalı. Coğrafya dersini seçmeli hale getirip Din Kültürü dersini zorla vermenin sonucudur yukarıdaki yorumlar. Doğamızı, çevremizi, ülkemizi ve dahi dünyayı en iyi şekilde tanımanın yolu olan bu derslere gereken önem verilmeli ve genç nesil eğitimi bu yönde iyicene alabilmeli. Deprem can almaz, ihmal can alır. Öncelikle bunu anlamamız ve anlatmamız gerek. Eğitim şart, eğitim baş.

Elazığ'da meydana gelen depremde vefat edenlere Allah’tan rahmet, kalanlara baş sağlığı ve şifa duasıyla. Geçmiş olsun Elazığ, geçmiş olsun Malatya. Umarım diğer depreme önlem almış bir şekilde hazırlanmış oluruz.

*********** 

KOBE BRYANT!

Herkes seni basketbolcu zannediyor, yanılıyorlar sen bir basketbolcudan da öte idin. İyi bir doktor, iyi bir mühendis, iyi bir öğretmen olmadan önce iyi bir insan olun lafının ayaklı örneği idin. Kimse senden nefret etmiyor, kimsenin iyi ki ölmüş dediği de yok. Zira sen iyi bir insan idin Kobe, sen örnek idin. Kimisine basketbolu sevdirdin karakterinle(bana olduğu gibi), kimisine ise basketbolda ilerlemesi için öncü oldun. Özellikle de şu güzel sözlerinle de bizlere âdeta hayat dersi verir oldun;

“İstiyorsan çalışırsın. Çalışırsan gelişirsin. Gelişirsen hırslanırsın. Hırslanırsan kazanırsın. Kazanırsan, kazanırsın.”

“Hayat çok kısa, kin tutmak mı? Bence bu hiç mantıklı değil.”

Evet Kobe, dünya sana veda ediyor lâkin LeBron James'in dediği gibi veda değil kutlama vakti. Gidişinin ardından o örnek kişiliğin daha çok kişiye ulaşacaktır. Sen hâlâ idol olarak kalacaksın ve hâlâ ilham vereni olacaksın birçok insanın. İlhamının güzelliği de tüm dünyayı sarar belki de, özellikle de şu güzel lafınla;

“Hayat çok kısa, kin tutmak mı? Bence bu hiç mantıklı değil.”

Çok haklısın, hayat kısa. Kın tutmak, nefret etmek, düşmanlık beslemek... Aşırı bir şekilde mantıksız.

*********** 

Evet, 2020 başlayalı 1 ay oldu. Az şey mi yaşadık? Hayır. Korona virüsü ile çalkalanan dünya, Kasım Süleymani'nin ölümü ve ABD-İran-Ukrayna-Rusya çekişmeleriyle 3. Dünya Savaşı'nın kıyısına gelen dünya, içinde türlü türlü olaylar yaşayıp âdeta şoka giren Türkiye. 2020 şimdiden belalı yıl kabul edildi bile. Ama şunu da bilmemiz gerek ki suçlu 2020 değil insanın ta kendisi. Ne tarihten ders alıyoruz ne de hayatın kıymetini biliyoruz. Hayat kısa, yarınımız belli değil ama şimdiyi yaşıyorsak bir sebebi vardır. Bu sebebe sarılmak, umut ile hareket etmek gerek. Yarınlar ne olur bilemeyiz ama ne olabileceğini kendimiz belirleyebiliriz. Bunu sayılara veya günlere bağlamadan yapmamız şart. Şimdi silkinip kendimize gelme ve geleceğimiz için şimdiden gereken adımları atma zamanı. Çok geç olmadan, bu kısa hayatta sevgiyle, umutla, sabırla yola koyulma vakti. Vakit geldi, ne bekliyoruz ki. Hadi başlayalım...

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar