Reklam
İnsan Hayatının en önemli ve en sorunlu dönemi Gençlik...
Mustafa Kalli

Mustafa Kalli

Kamus Yazıları

İnsan Hayatının en önemli ve en sorunlu dönemi Gençlik dönemidir

03 Şubat 2019 - 14:55

    İnsan hayatının en kritik, en önemli ve en sorunlu dönemidir. Çünkü genç insan; fizyolojik, ruhsal, duygusal, eğitim ve öğretim, edep ve ahlak, kültür ve alışkanlık bakımından gelişim, değişim ve etkileşim sürecindedir. Geleceğini bu dönemde kazanır, çünkü eğitimini bu dönemde alır, işine ve mesleğine bu dönemde sahip olur. Kimliğini, karakterini ve kişiliğini bu dönemde elde eder, iyi veya kötü alışkanlıkları, faydalı veya zararlı bilgileri bu dönemde edinir, yuvasını bu dönemde kurar.

     Gençlere sahip olma; onlara iyi bir eğitim ve terbiye verme, onları kötü alışkanlıklardan koruma bakımından anne-babalara, eğitim ve öğretim kurumlarına önemli görevler düşmektedir. Gençler, yaş çubuk gibidirler, onlara istenilen şekil verilebilir. Gençlerin ihmal edilmesi, telafisi çok zor yaralar açar. Bu dönemde gençlere sahip çıkmak çok zordur. Çünkü onlar enerji dolu ve hareketlidirler, duygusallıkları doruk noktadadır. Bu itibarla gençlerin bedensel, ruhsal ve duygusal ihtiyaçlarının meşru bir şekilde karşılanması ve gereken ilginin gösterilmesi gerekir.

     Öte yandan gençlik dönemi, eğitim ve öğretim dönemdir. Çocukların buluğa erip gençlik dönemine adım attıkları zaman, ilköğretime devam ettikleri dönemdir. İyi bir eğitim ve öğretim göremeyen, iyi bir meslek sahibi olamayan gençler, yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerinde sıkıntı çekebilirler. Anne-babaların hem gençlerin iyi bir eğitim ve öğretim görmesi, iyi ve güzel davranış sahibi olması ve dinini yeterince öğrenip uygulaması konusunda gereken titizliği göstermeleri ve her türlü fedakârlığı yapmaları gerekir. Bu alanda gösterilecek her ihmal ve hatalı davranış, büyük vebal demektir, gençlerin geleceklerini, hatta ahiret hayatlarını karartmak demektir.

     Gençlerin bu dönemde kuracakları arkadaşlıklar da çok önemlidir. Yalan söyleme, savurganlık, küfürbazlık, hırsızlık, sigara, alkol ve uyuşturucu gibi insan hayatını karartan ve bırakılması özel tedaviyi gerektiren kötü alışkanlıklara gençlik döneminde ve genellikle kötü arkadaşlar aracılığıyla sahip olunur. Bunun için gençlerin arkadaşlarını iyi seçmesi; anne-babaların, gençlerin nereye gidip geldiklerini, kiminle konuştuklarını, davranışlarındaki değişiklikleri takip etmeleri, olumsuz bir durumla karşılaştıklarında gerekli tedbirleri almaları gerekir.

     Bu sebeple satanizm, komünizm, ateizm, deizm ve terörizm gibi faaliyetlere karşı gençleri uyarmak ve korumak özel bir önem arz etmektedir.

     Temizlik, disiplinli ve düzenli çalışma, anne-babaya, büyüklere ve çevreye saygı, hoşgörü, sabır ve yardımlaşma, insan, peygamber ve Allah sevgisi, kurallara uyma, doğruluk, haktan yana olma ve Allah’a saygılı olma bilinci gibi güzel erdemler, bu dönemde kazanılır ve sonraki dönemlere taşınır. Hz Peygamber (a.s.v), gençliğe ve gençlerin yetiştirilmesine büyük önem vermiştir.

     Fertlerin, kendileri ve çevreleriyle uyumlu oluşları ve toplum hayatında varlıklarını sağlıklı olarak sürdürebilmeleri, sadece bilim, teknoloji ve ekonomi ile mümkün değildir. Manevi ve ahlaki değerlere de ihtiyaç vardır. Bu değerler ailede, eğitim ve öğretim kurumlarında ve toplumda kazanılır. Gençlerin iyi birer insan olarak yetişmeleri, onların önlerine kötü örnekler koymamakla mümkün olur. Doğru, güzel ve faydalı olan şeyleri bizzat uygulayarak gösterme, anlatma ve telkin, sözlü anlatımdan daha etkilidir.

     Dolayısıyla gençlerin dinin emir ve yasaklarını öğrenmeleri ve uygulamaları bu açıdan önemlidir. İbadetle yetişen gençler, gençlik dönemlerini sıkıntısız ve sorunsuz geçirirler, yetişkinlik dönemlerine Allah’ın rızasını kazanmış olarak geçerler. Ancak bu dönemi dindarlıkla geçirebilmek ve günahlardan uzak durabilmek kolay değildir. Çünkü gençlerin, yetişkin insanlar gibi ağır başlı ve sakin olmaları, nefsanî duygularına sahip çıkabilmeleri özel bir çabayı gerektirir. Bunun için gençlik dönemlerinde yapılan ibadetler daha değerlidir. Hz Peygamber (s.a.v), kıyamet gününde Arş’ın gölgesinde gölgelenecek yedi sınıf insanı sayarken, adil yöneticilerden sonra ikinci sırada Allah’a ibadetle yetişen gençleri zikretmiştir.

     Gençlik döneminin dindar bir hayatla geçirilebilmesi için çocukluk döneminde gerekli bilgilerin edinilmiş ve ibadet alışkanlığının kazanılmış olması gerekir. Bu sebeple Hz Peygamber (s.a.v) şöyle buyuruyor:

     “Çocuklarınıza yedi yaşına geldiklerinde namaz kılmayı emredin.”

     Çocuklara yedi yaşlarına geldiklerinde namazı emretmekten maksat, namazı ve diğer ibadetleri öğretmek ve onları gençlik dönemlerine hazırlamaktır.

     İnsan, boş yere yaratılmadığı gibi başıboş ta bırakılmamıştır:

 “Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?” (Müminun Suresi,115.Ayet)

  “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır!” (Kıyame Suresi,36.Ayet)

     Aksine din duygusuyla yüklü olarak yaratılmıştır:

    Bu itibarla gençlik döneminden itibaren insanların, yaratılış gayelerine uygun olarak dini görevlerini yerine getirmeleri, iman ve ibadetleri korumaları ve Kur’an ahlakı üzere yaşamaları gerekmektedir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar