Gençliğin Kıymeti
Mustafa Kalli

Mustafa Kalli

Kamus Yazıları

Gençliğin Kıymeti

18 Mayıs 2019 - 19:47

Gençlik günleri değer itibarıyla, maddi servetlerle kıyaslanamayacak bir kıymete haizdir. Bu nimeti israf etmeyen ve gençlik günlerini Allah’ın razı olacağı işlerle meşgul olarak geçiren kimsenin ahiret saadetini, Peygamberimiz (SAV), şu hadisiyle haber veriyor:

    “Yedi (sınıf insan) vardır ki Allah, Arş-ı İlahi’den başka hiçbir gölge bulunmayan (kıyamet) gününde onları kendi (arşı) gölgesinde gölgeleyecektir: Adil imam (devlet başkanı), Aziz ve celil olan Allah’a ibadet içinde yetişen genç, kalbi mescitlere bağlı (mabetle alakadar) olan adam, Allah için sevişen bu sevgi ile bir araya gelip bu muhabbetle ayrılan iki kişi, içtimai mevkii yüksek ve güzel bir kadın kendisini (zinaya) davet ettiği halde Ben Allah’tan korkarım diyen adam, bir sadaka verip te sağ elinin ne verdiğini sol eli bilmeyecek derecede gizleyen kişi ve bir de (insanlardan) hali bir yerde Allah’ı zikredip te gözleri yaş döken kimse.”

     Cazibe kanunlarının alt-üst olduğu, güneşin bir kor yığını halinde dünyaya yaklaştığı ve Arş’ın gölgesinden başka gölgelenebilecek ne bir ağacın ne de bir mekânın bulunmadığı dehşetli kıyamet gününde Allah’ın himayesinde ve Arş-ı Azamın gölgesinde bulunmak, her kişiye değil, er kişiye nasip olacak bir saadettir. Bu saadete erenlerin biri de Allah’a kul olan ne O’na ibadet ede ede büyüyüp gelişen genç kimsedir.

     Gençlik çağında bu fırsatı kaçırmış olan bir insan, geride kalan sınıflardan birisi arasına girmeye çalışmalı; cemaatle namaz kılmak için, gönlünü mabede devam sevgisiyle tezyin etmeli, Allah için sevişen dostlar bulmalı, tenha yerlerde Allah’ı zikredip gözyaşlarıyla gönlünü arıtmalı, verdiği nafile sadakayı yanındaki kimsenin bile farkına varamadığı bir gizlilik içerisinde ifa etmelidir.

     Şeytanın teşviki ve nefsin tesiri altında kalıp ta dinimizin haram kıldığı sahalara yanaşmamalı ve günah kirlerine bulaşmamalıdır.

     Kötülükleri emreden ve menfi duyguların kaynağı bulunan nefsin arzularına DUR demenin yollarını açıklayan Peygamberimiz (SAV), bir hadisinde şöyle buyuruyor:

     “Ey gençler topluluğu, kimin evlenmeye (bedeni ve maddi) gücü yeterse hemen evlensin. Zira evlilik, gözü (harama karşı) daha çok yumduran ve ırzı daha fazla koruyandır. Kimin buna (evlenmeye mali) gücü yetmezse ona oruç tutmak gerekir. Çünkü oruç, onun şehvetinin teskinidir.

     Peygamberimiz (SAV)’in bu tavsiyesine kulak vermeyen, çıplak kadın resimlerinin teşhir edildiği şehvet pazarlarında dolaşan ve günah kirlerine bulaşan kimse, ahiret âleminde sorumluluktan kurtulamaz. Kendisine verilen bedeni kuvvetleri israf ve ahlakını ifsat eden kimsenin sorumluluğunu açıklayan bir hadis-i şerif şöyledir:

     “Kıyamet günü, Allah’ın huzurunda beş şeyden sorguya çekilmedikçe, Âdemoğlunun iki ayağı bastığı yerden ayrılamaz: Ömrünü nerede harcadığından, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazanıp nereye sarf ettiğinden ve bir de ilmiyle ne amel işlediğinden.”

     EY MİLLETİMİZİN İSTİKBAL ÜMİDİ OLAN GENÇLER!

Gelecekte omuz vereceğiniz hizmetlerin fikir çilesini şimdiden beyninizde mayalandırmaya çalışın. Kendinizi seviye ve karakter adamı olarak yetiştirin. Göğüsleyeceğiniz hizmetlerin zorluğunu değil, ulviliğinin dikkate alın ve kendinizi ilme ve hakikate verin. Kalbinizde iman ve dimağınızda irfan oldukça, karşınızdaki bütün engeller aşılacaktır.

     Allah, nefsimizi ve genç neslimizi yasak kıldığı şeylerden uzak kılsın. Onları dinine bağlı, vatanına, milletine ve memleketine yararlı kılsın.. Gençlerimizi kötü arkadaşın tesirine kapılmaktan ve kötü yollara düşmekten muhafaza buyursun. Bizi göz açıp kapayıncaya kısa bile olsa nefs-i emmarenin eline bırakmasın Bize göz aydınlığı versin.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar