Reklam
Belediye Başkan Aday Adayı Kardeşlerimizde Aradığım Özellikler
Mesut Bilal Buğday

Mesut Bilal Buğday

Köşe Taşı

Belediye Başkan Aday Adayı Kardeşlerimizde Aradığım Özellikler

24 Kasım 2018 - 13:43 - Güncelleme: 25 Kasım 2018 - 20:36

Yöneticilerden ve yönetmeye talip olanlardan toplumun belli başlı beklentileri vardır. Ancak beklentilerin büyük çoğunluğu nefsi istekler olarak karşımıza çıkmaktadır. Çoğu zaman bu istekler keseri kendine doğru yontma şeklindedir. Bazen bir göreve yüz kişi talip olur ve ancak kendisinin o göreve ehil olduğunu düşünür. Tabi ki sonraki süreçlerde, bu düşünce yüzünden kopuşlar yaşanır. Oysa idarecilerden asıl beklenen şey: ahlak, adalet, liyakat, icraat, samimiyettir.

Bilge kral Ali İzzet Begoviç bunu çok güzel özetlemiş.
Aliya diyor ki:
"İktidara gelirseniz, hal ve hareketlerinize dikkat edin. Kibirli olmayın, kendini beğenmişlik etmeyin. Size ait olmayan şeyleri almayın, güçsüzlere yardım edin ve ahlak kurallarına uyun. Unutmayın ki sonsuz iktidar yoktur. Her iktidar geçicidir ve herkes, er veya geç, önce milletin ve nihayet Allah'ın önüne hesap verecektir."

Yönetmeye talip olanlar, ateşten bir kor tutmaya talip olduklarının farkında olmak zorundadırlar. Eskilerde bu işin ehemmiyetini sorumluluğunu bilenler kolay kolay bir göreve talip olmazlardı. Çünkü görevin ve mesuliyetin ağırlığını bilirlerdi.

Talip olunan görevin ağırlığını Hz Ömer’in (r.a) şu tavrından anlayabiliriz.

Hz. Ali anlatıyor: "Bir gün Ömer'i, binekli olarak ve telaş içinde, hızlı hızlı giderken gördüm; "Ya emire'l-müminin nereye gidiyorsun?" diye sordum. "Devlete ait develerden biri kaçmış, onu aramaya gidiyorum" diye cevap verir. O zaman ben: "İnan ki, senden sonra bu milleti idare edecek olanlara ağır bir yük bırakıyorsun! Herkes senin yaptığını yapamaz!" dedim. Bunun üzerine şöyle konuştu: "Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamı, hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, Fırat kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut bir kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer'den sorulur!" "Kenar-ı Diclede bir kurt kapsa koyunu, Gelir de adl-i ilâhi Ömer'den sorar onu!"

BEN, ÂCİZANE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINDAN BEKLENTİLERİMİ ŞU ŞEKİLDE İFADE EDEYİM

Yüzeysel değil; bütünsel proje üreten aday
Paranın gücü ile gelen değil; kendi gücü ile gelen aday
Kapıları açık tutandan ziyade gönlünü açık tutan aday
Boğuşan değil; koşuşan aday
Bağrışan değil; konuşan aday
Başkası ile değil; kendisi ile yarışan aday
Amcaoğluna hizmet eden değil; her insanoğluna hizmet eden aday
Hizmetini makamdan ziyade alanda (sahada) yapan aday
Sadece yol açan değil; yol aşan aday
10 tane fikirsiz müdür yerine; bir tane ehil müdür atayacak aday
Kameraların kaydından değil; kiramen katibinin kaydından korkan aday
Başkasının sırtına binen değil; başkasına sırt veren aday
Sömüren ağa gibi değil; üreten maraba gibi aday
Ötekileştiren değil, gönüldeşleştiren aday
Kişileri satın alan değil; gönülleri alan aday
Adam kayıran değil adam kazanan aday

Evet, bir kaç madde saydık. Bu maddelere uyan aday biz fakirin adayıdır. Desteğimi verirken, birileri gibi, menfaat beklentisi ile değil, Allah rızası için veriyorum.

Hep gözden kaçırdığımız bir şey var. Büyük şehirler kurmakla büyük ideallere ulaşılır zannedilir. Ancak zihinler büyümeden şehirlerin büyümesi sadece şehri keşmekeşe sürükler.

Üstat Turgut Cansever’in şu sözleri çok önemli:
"Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz; ihmal ettiğiniz nesil, imar ettiğiniz şehri tahrip eder"
Şehri de, şehrin insanını da inşa etmek zorundayız. Şehir, şehrin insanları ile korunur. Öncelikle zihin ve ufuk gelişmeli ve ahlaklı bir nesil inşa etmeli. Şehrin gelişmesi zaten arkasından sağlanır.

Şeyh Edebalı'yı anmadan geçemeyeceğim. Ne demişti Edebalı: "insanı yaşat ki devlet yaşasın" 
Bende diyorum ki "insanı yaşat ki belediye yaşasın" 

Belediye Başkan Adaylığı için yola çıkmış kardeşlerimize başarılar dilerken, Allah herkese kalplerinin gününü göstersin duasında bulunuyorum.

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar