Vatandaşa Rapor Eziyeti
Lütfi Tiyekli

Lütfi Tiyekli

Aynıyla Vakî

Vatandaşa Rapor Eziyeti

04 Ekim 2019 - 13:13

“Müslümana gavur eziyeti.”

                Sanki ülkemizde vatandaşlardan istenen belgeler, raporlar için söylenmiş.

                Rapor bir bilirkişilik hizmetidir. Kurallar belirlenir. Bilirkişi olarak doktorlar da ilgili kişinin sağlık durumu ve kuralları karşılaştırarak görüşlerini belirtirler.

                Düşünün bir, sizden ne raporlar istendi?

                Bizim de benimsediğimiz modern devlet anlayışında beyan esastır. Kişiyi peşinen bir konuda yetersiz görüp yeterliliğini ispat ettirmeye çalışmak ne anlama gelebilir ki?

                Hukukta nasıl kişiler aksi ispat edilene kadar masum kabul ediliyor ise bu sağlık beyanları konusunda da vatandaşın beyanı doğru kabul edilmelidir.

                Vatandaşın doğruluğuna güvenmeyip kapı, kapı dolaştırmak Avrupa da belki de sadece bizim ülkemize özgüdür.

                Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kendi arabasını kullanmak için ehliyet almaya başvurduğunda yönetmelikçe belirlenmiş bir çok muayeneden geçmek zorundadır.

                Oysa ki bir İngiltere vatandaşı ticari araç kullanmayacak ise sözlü beyanı yeterlidir.

                Bu gereksiz bürokratik işlemler nedeni ile sağlık kuruluşları nerede ise hastaları ile ilgilenmekten çok bu tuhaf işlemler ile uğraşmaktadır.

                Sizlere gerçekten ilgiye muhtaç hasta vatandaşlarımızın hizmet almasını sabote eden bazı rapor uygulamalarını örnek vermek istiyorum.

                Türkiye’nin binlerce kişi çalıştıran en büyük marketler zincirleri tasarruf ederler. Nasıl? iş yeri hekimi çalıştırmazlar. Kanun açıkça işe alacağın kişinin bu konudaki sağlık işlemlerini sen yapacaksın, masrafı sana ait demesine rağmen bu işi beleşe getirmeye çalışırlar.

                Yolunu da bulmuşlar: “Git aile hekimlerinden al”.

                Market zinciri daha çok kâr edecek diye aile hekimi sıra bekleyen hastalarını bekletecek, çalışılan yeri görecek, risk analizini yapacak, bir sürü tahlil ve muayene yapacak ve rapor verecek.

                Hem de masraflar devlete yıkılmış olacak.

                Çocuk okul öncesi eğitime gidecek.

                Koş bir rapor kap getir.

                Hangi çocuk kreşe gidemez? Belli değil.

                Olsun bir kağıdı dosyaya koyduk ya.

                Hasta vatandaş sırada beklemiş, çok da önemli değil!!!

                Satranç oynayacaksın, koş bir rapor getir?

                Kim satranç oynayamaz? Gözü görmeyen, kulağı olmayan, ayağı olmayan, saçı olmayan, dişi olmayan…?

                Tüm raporlar gereksiz mi?

                Tabi ki hayır?

                Ama onlar da sulandırılıyor.

                Tabanca öldürücü bir silah. Tabanca ruhsatı alabilmek için çok sıkı denetim olmalı. O silahı kullanabilecek her türlü yetkinliğe sahip olduğu belgelenmeli.

                Ya av tüfeği?

                Av tüfeği ile adam öldürülemez mi? O silahı kullanabilecek yetkinliğe sahip olduğu belgelenmiyor?

                Son zamanlarda medyatik olan servis raporlarından istenen raporlara ne demeli. Ticari ehliyeti olana, src belgesi olan, psikoteknik belgesi olmasına rağmen öğrenci servisi kullanacaklardan bir rapor daha isteniyor.

                Niçin? Kişi uyuşturucu kullanıyor mu? Cinsel sapkınlıkları var mı?

                Amaç doğru?

                Peki bu kişileri rapor almak için aile sağlığı merkezine göndermek ne kadar doğru?

                Hangi aile sağlığı merkezinde uyuşturucu testi yapılıyor? Detaylı ruhsal muayene yapılabiliyor?

                Yazı biraz uzadı.

                Şunu vurgulamak istiyorum.

                Ülkemizde vatandaşlardan istenen raporların çok büyük bir kısmı gereksizdir.

                Son kelam: Vatandaşlarımızın üzerindeki bu rapor terörüne son verilmelidir.

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • M.a
    3 hafta önce
    Belediyenin bayanlar icin necip fazıl kültür merkezinde açtıgı spor salonuna katilmak içinde aile hekiminden saglık raporu getirin deniliyor.aile hekimine gidiyorsunuz bu rapor bizim yetkimizde degil artık biz veremeyiz,hemde spor icin o*** detayli arastirmayi yapacak ekipmanımız yok diyor(haklı olarak)en basitinden,efor testini nasıl yapsınlar ?sadece aklima gelen örnekti.peki bu yetki aile hekimlerinde degilse,neden halen rapor isteniliyor?spor yapan kisiye birsey olursa,kimse sorumluluk almak istemiyor onun icin sorumluluk bende kalmasinda kimin üzerine yıkabilirim çabası oluyor bu doğal olarak.bu tür rapor mutlaka gerekli ise!ozaman neden aile hekiminden isteniliyor?aile hekimi imza atip iki satir bi yazi verirse sorun halloluyor.yani demek oluyorki!senin sagligin kimsenin umrunda degilde,sana bise olursa biz ugrasmayalim diye git rapor getir.toplu halde K.maraşa bir rapor alsakda,bir müddet hepimiz bir dinlensek.
  • F.A
    2 ay önce
    Bir standardı yok ne yazık ki neye göre kime göre hangi şartlara göre muayene yapılacak. Sağlık Bakanlığının devreye girmesi gerekmektedir. Sağlık bakanlığından görüş alınmadan herkes kafasına göre rapor istemektedir. Bu hem vatandaşla doktoru karşı karşıya getirmekte hem de gereksiz iş gücü artışına yol açmaktadır.
  • D.K
    2 ay önce
    Çok doğru Güzel bir yazı
  • A. K
    2 ay önce
    Kesinlikle katılıyorum

Son Yazılar