Satılık Kamu Çalışanı Var? (Kelepir)
Lütfi Tiyekli

Lütfi Tiyekli

Aynıyla Vakî

Satılık Kamu Çalışanı Var? (Kelepir)

17 Ağustos 2019 - 14:14

Her iki yılda bir süren kamu çalışanları için toplu pazarlık ( tam adı ile “Kamu İşveren Kurulu ile kamu çalışanları arasında 4688 sayılı yasaya göre gerçekleştirilen toplu görüşmeler”) süreci başladı.

Hem de aynı komedi senaryosu ile.

Bu süreci sadece üç beş memurun zam pazarlığı olarak görmemek lazım. Milyonlarca kamu çalışanını, ailelerini düşünürsek 10 milyondan fazla vatandaşı doğrudan etkilemektedir. Özel sektörde çalışanların ücretlerinin bile kamu çalışanlarına kıyas yapıldığı düşünülürse etkilenen kitlenin büyüklüğü ortaya çıkar.

Çok sıkmadan Türkiye’deki kamu sendikacılığını özetleyelim.

Kamu çalışanları görev alanlarına göre sınıflandırılarak iş kolları oluşturulur: sağlık ve sosyal hizmetler, eğitim öğretim ve bilim hizmetleri, yerel yönetim  hizmetleri vb gibi. Bu işkollarında sendikalar kurulur. Bu sendikalar da üst kuruluşları konfederasyonları oluştururlar.

Bu yapıda meslek grupları kendilerini ifade etmesi, mesleki konumlarını geliştirme şansı yoktur.

Kamu sendikacılığı kanunumuz sendikalara çok az bir faaliyet sahası sunmaktadır.

Grev hakkı vb zaten ütopya.

Sendikaların, sendikacılık adına, boy gösterebildiği yegane saha “toplu görüşmeler” dir.

Toplu görüşmeye kimler katılır?

Toplu sözleşmeye Kanuna göre kamu çalışanları adına, aslan payı en çok üyesi olan sendika olmak üzere, 15 kişi  ve Cumhurbaşkanı’nın görevlendirdiği yetkililer katılır. Aslında mantıklı bir yaklaşım.

Bir heyet var. Değişik sendikalardan. Heyet üyeleri süreci yönetecek.

Ama kazın ayağı öyle değil!

Kanunun maddelerinde da bir püf nokta var: “ Toplu sözleşmeyi imzalamaya kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti Başkanı, kamugörevlileri adına sözleşmenin kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü için Kamu GörevlileriSendikaları Heyeti Başkanı…”.

Yani tek kişi yetkilendirilmiş.

Kamu çalışanlarının tüm temsilcileri karşı çıksa bile bir şekilde ikna olan(!!!) yetkili konfederasyon başkanı kimseye haber verme gereği bile duymadan sözleşmeyi imzalama yetkisine sahiptir.

Bu sistemde kamu çalışanlarını etkisiz hale getirmek çok kolay: kamu çalışanlarını seçtiğin sendikaya bir şekilde üye yaptır.

Nasıl yapacaksın?

Personel müdürleri ile çalışanları zorla üye yap.

Göreve başlayanın, tayin işi olanın, görevde yükselme sınavı olanın, yönetici yapacağının, görev yerini değiştirmek isteyenin, soruşturma yapılanın vb önün üyelik formunu koy.

İstediğini bu sendikaya başkan yaptır.

Seçtiğin kişi ile de pazarlığa otur.

Oh ne ala!

Aslında masanın iki tarafında da sen varsın.

Bir de son aşama var: büyük bir tesadüf eseri imzayı atan da milletvekili yapılsın.

Kamu çalışanları her iki yılda bir “de javu” yaşamaktadır.

Bunca atılan kazık için kamu çalışanları haklarını helal ediyor mu?

Hiç sanmıyorum.

YORUMLAR

  • 8 Yorum

Son Yazılar