Reklam
Sağlık mı? Rant mı? 5 Nisan Aile Sağlığı Merkezi Hikayesi
Lütfi Tiyekli

Lütfi Tiyekli

Aynıyla Vakî

Sağlık mı? Rant mı? 5 Nisan Aile Sağlığı Merkezi Hikayesi

07 Aralık 2019 - 12:06

Kahramanmaraş kamuoyunun ilgiyle izlediğini düşündüğüm, 5 Nisan Mahallesine yapılan aile sağlığı merkezi binasını ve etrafında dönen tartışmaları bir de sağlık ve sağlık hizmeti yönünden değerlendirelim.

                Ne olmuştu bir hatırlayalım.

                Bir bina var tartışmaların merkezinde.

                İl Sağlık Müdürlüğü ( Kahramanmaraş Valiliği) tarafından yapılmış. 4734 Sayılı Kanun kapsamında ihale edilmiş. Toplum Sağlığı Merkezi ile birlikte 6.900.000 TL ye ihale edilmiş. Yaklaşık maliyeti 8.517.848 TL. (Kaynak: ekap)

                Batı tarafında, bina yönüne göre giriş kapısının karşına inşa edilmiş binalar ve alt katlarındaki işyerleri.

                Bu işyerlerinden kendisine ekonomik katkı uman bir işadamı.

                Binanın güney tarafına yapılmış işyerleri.

                Bu işyerlerinden kendine girdi uman ilçe belediyesi.

                Bu işyerlerinden satın almış olan bir eski milletvekili.

                Ve aslında yardımcı oyuncu iken başrole getirilmiş sürekli pozisyonu değişen bir giriş kapısı.

                Kapı hariç tüm aktörler kendini haklı görüyor ve hakkının yenildiğini söylüyor.

                KOYUN CAN DERDİNDE KASAP ET!

                Maalesef esas konuşulması gereken konular kimsenin umurunda değil.

                Ya sağlık?

                Ya sağlık hizmetinin sunumu, kalitesi?

                Bunlar önemli değil. Varsa yoksa bu binanın kazancı kimin olmalı?

                Peki bu bina gerçekten amacına hizmet edilecek bir bina mı?

Bir aile sağlığı merkezi planlanırken, oluşturacağı ranttan önce , düşünülmesi gereken konular vardır. Kamu 8.5 trilyon harcayacaksa bunun karşılığını tam almalıdır.

Bir aile sağlığı merkezi için olmazsa olmaz şart ulaşım kolaylığıdır.

Yapılan binanın doğu tarafında vatandaş ulaşımı için doğal bir engel oluşturan bir dere yatağı vardır.

Güneyden yaşlı ve engelli nüfusun erişimini ciddi şekilde zora sokacak dik yokuşu olan bir yol ile ulaşılmaktadır.

Kuzey tarafında ise 70 km/saat hız sınırı verilmiş, yani yaya ulaşımı için engel, bir çevre yolu vardır.

Gelelim bir aile sağlı merkezi için olmazsa olmazlardan biri olan hizmet alacak nüfus konusu.

Şu anki mevzuata göre bir aile hekimliği birimi için tavan nüfus 4000 ortalama nüfus 3300 dür. Bina 8 aile hekimliği olarak planlanmıştır. Ortalamadan hesaplar isek 8*3300=26400 nüfus. Çevre yolunun üzerinde ve doğu tarafında oturanlara hizmet vermesi zor. Batı tarafında ise nüfus yoğun bir bölge değil. Genelde yatay yerleşim planmış gecekondu önleme bölgesi.

Şu an bu çevreye 2 tane aile hekimliği birimi yetmekte ve hatta fazla gelmektedir.

Toplam nüfusları 5000 civarıdır.

Binanın içini görmediğimiz için ergonomi ve çalışan-hizmet alan mutluluğu konusunda hassas olunup olmadığı konusunda görüş bildiremiyoruz.

DERİN ANALİZ

                Tüm fırtına bu 2 birimlik potansiyeli olan bir bina için mi kopmaktadır?

                Tabi ki hayır?

                Bu binanın potansiyeli yani bu binadan hizmet alacak vatandaş sayısı bir şekilde artırılmalıdır. Yoksa kapının nereden olacağının da anlamı kalmayacaktır.

                Peki nereden gelecek bu nüfus?

                Tabi ki vatandaşların bu binadan hizmet almaya zorlanması ile.

                Nasıl olacak bu? Nasıl bu bina dolacak?

                1500 metre uzaklıktaki başka bir aile sağlığı merkezinin kapatılarak bu binaya taşınması ile olabilir mi? Uzak ihtimal değil.

                Hizmet aldığı aile hekimliği birimleri 1500 metre uzağa taşınan vatandaşın mağduriyeti?

                KESİN ÇÖZÜM:

                “ Aile hekiminin muayenehanesi, fizik koşulları ve uygulama standartları Sağlık Bakanlığı’nca belirlenecektir. Bu muayenehanelerin kurulması için devlet ucuz krediler verecektir. Böylece birinci basamak sağlık hizmetleri güvenli ve kaliteli olarak halka sunulacaktır.”
               
Bunları da kim yazmış? Olur mu böyle şey?

                Bu söylemler ile kulağım çınlamaya başladı.

                Bu söylem 17 yıldır iktidarda buluna AkParti programından.

                Yani Sayın Cumhurbaşkanımız bu partiyi kurarken hazırladığı programa koymuş, sanki bu günleri görür gibi.

                Ama maalesef iktidar partisi kendi programını uygulamamış.

                İktidar Partisinin programı uygulansa idi kamunun siz 8 milyon 500 bin tl harcayacağı binanın rantının kime yar olacağı tartışmasını duymayacaktınız bile.

                Zaten öyle bir bina da olmayacaktı.

                Milletin parası ile yanlış planlama yapabilirsin hesap soran olmaz. Ama kendi parası ile yatırım yapan, hesabı kılı kırk yararak yapar.

                SON KELAM: (Allah size, mutlaka emanetleri [işleri] ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle davranmanızı emreder.) [Nisa 58]

                                                                                                                        Dr. Lütfi TİYEKLİ

AİLE-SEN Başkanı

YORUMLAR

  • 5 Yorum

Son Yazılar