Reklam
KENDİ REKLAMINI YAPAMAYAN ŞEHİR KAHRAMANMARAŞ!
Hakan Aydın

Hakan Aydın

Kahramanmaraş'a Dair

KENDİ REKLAMINI YAPAMAYAN ŞEHİR KAHRAMANMARAŞ!

15 Ekim 2018 - 18:39

Tamamını okuyacaksanız başlayın, hiçbir şeyi yarım bırakmayın.
Evet, yanlış okumadınız; maalesef ki 81 il arasından kendi reklamımızı yapamayan sayılı 5-6 şehirden bir tanesiyiz.

Edebiyatın, şairin, şiirin ve azda olsa kültürün başkenti olan Kahramanmaraş, neden tıkandığı yerde kalıyor biliyor musunuz? Reklam, reklam, reklam! Reklamını yapamadığı için. Bu yazdığım yazıya belki aşina olacağınız için, belki devamını az çok kafanızdan tasarlayacağınız için okumamak istersiniz ama okumanızda fayda var. Kentin değerlerimize neden sahip çıkamıyoruz diye bir düşünmemiz gerek, elimizi taşın altına koymak gerek, nede olsa bu memleketin insanlarıyız, ne de olsa Kahraman bir şehrin evlatlarıyız…

--
Dışarıdan bir turist geldiğinde Kahramanmaraş’a, ben çoğu kez karşılaşıyorum; “Acaba nereye gitsek, ne yapsak” diye duymuşsunuzdur cadde de, köşe başında gezen turistleri. Ne yapsınlar, adamcağız nereye gideceğini bilmiyor ki, sadece yaşadığı yerde Kahramanmaraş’ı kültür kenti, şair kenti edebiyat kenti olarak biliyor, gelince de bir dondurma yiyip fiyakalı bir şekilde çıkıyor. Unutuyorlar, yüzlerce kilometre yere, evlerine döndükleri zaman Maraş’la ilgili akıllarında bir şey kalmıyor, tarih kokusunu, edebiyat kokusunu onlara yaşatamıyoruz, solduramıyoruz… Sokak aralarında sadece bir bakırcılar çarşısı tütüyor burunlarında, bir anı olarak o kalıyor. Ne Rasim Özdenörenler, ne Cahit Zarifoğlular, ne Nuri Pakdiller, ne de Erdem Beyazıtlar… Hepsi unutulup gidiyor, reklamı olmayan bir şehirde onlarda haklı nereden bilsin ki bu yazarları, edebiyatçıları…

--
Bizim ayıbımız! Ne doğuda ne batıda, ne kuzeyde ne de güneyde, siz hiç gördünüz mü şehir girişlerinde; edebiyatın başkentindeki edebiyatçıları. Ben görmedim. Ya hastane, ya pastane, ya dondurma firması ya da bir mağaza, nerede bu edebiyatçılar, nerede bu eserler. Düşünsenize, şehrin her girişinde “Edebiyatın Başkentine Hoş Geldiniz” yazısı yazıyor. Ne kadar güzel olur, gurur duyarsınız ama maalesef ki girişimiz de nüfus ve rakımdan başka bir şey yazmıyor. Bunu da geçtim bir dondurmayla ilgili bir şey de yok.

--
Dondurmanın Dünyada bir numarası olan Maraş’ta biz o kadar çok gerideyiz ki; Roma, dondurmasıyla bir numaralı marka olmakta haklı. Bazen biriyle tanışırken nerelisin dediklerinde “Dondurmamız meşhur” diyorum bazen bilmiyorlar, onlarında ayıbı bizim de ayıbımız. Ne olur yani ulusala kentin değeri için küçük bir reklam versen, ne olur yani kıyıya köşeye Maraş’ın dondurmasını koysan, parklar, kaldırımlar yapılacağına dondurmamızı daha çok meşhur etsen de ben de burada isyan etmesem ne olur yani. Neden olsun ki, halkımız kaldırım istiyor, park istiyor, Maraş’ın değeri artsın istemiyor ki, evinin önündeki yol yapılsın, onun için Maraş 1 numara. Böyle olmamalı, seni tanıyorlarsa evinin önüne kaldırım yaptırdın diye tanımasınlar, seni tanıyorlarsa Dondurmanın, edebiyatın, şairin, şiirin, kültürün başkentinde bir vatandaş olarak tanısınlar. Seni Kahramanmaraş halkının tanımasına gerek yok, elbet bir gün ölünce kubbede salan verilecek, o gün seni zaten bu halk tanıyacak ama sen bu değerlere sahip çıkarsan işte o zaman seni tüm Türkiye tanıyacak. Kentine girdiğinde senin adını soracaklar, sende kendinle övüneceksin… İşte, kendi reklamını yaratmakta böyle bir şey. Sen varsın ama adın yok, adın var ama sen yoksun ne fark eder. Bir ulusun ülkülerini, o ulusun gazetelerindeki reklamlardan anlayabilirsiniz. Bu vesile ile yetkililerimize reklamlı günler diliyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar