Reklam
Gizemli Hastalık Covid-19
Esat Beşer

Esat Beşer

Yazdıkça

Gizemli Hastalık Covid-19

23 Kasım 2020 - 19:56

İnsanlık, son yüzyılda, büyük çapta, gelişmeler yaşamıştır. 

Tıp alanındaysa, salgın hastalıklar ile mücadeleye yönelik, girişimlerde bulunulmuştur ve tüm bu girişimler sonucu, kayda değer keşifler gerçekleştirilmiştir. 

Böylecene, insanoğlu, kendini geliştirmiştir. Kendini gerçekleştirmiştir. 

Gerçi, insanoğlu, kendisini her ne denli geliştirdiyse ve gerçekleştirdiyse, mikroorganizmalar da insanoğluna karşı, savunma sistemlerini geliştirmişlerdir. 

Öyle ki; bu süreçte, mikroorganizmalar, kendilerini çoktan beri yenilemiştirler bile. 

KÜRESEL SORUN 

Günümüzde, dünyayı, dünya insanlarını tehdit eden antibiyotik direnci, küresel bir sorun oluvermiştir. 

İnsanlık Tarihi boyunca, birçok salgında, milyonlarca insan ölmüştür. 

12 Aralık 2019 tarihinde, Çin’in Wuhan şehrinde, bir virüs, tespit edilmiştir. 31 Aralık 2019 tarihinde ise, bir zatürre vakası yaşanılmıştır. 

Sebebi katiyen bilinemeyen, tespit edilemeyen bu zatürre vakası, Dünya Sağlık Örgütü’ne de bildirilmiştir ve Dünya Sağlık Örgütü, bu salgın hastalık nedeniyle, küresel acil durum, ilân etmiştir. Bunun üzerine, bu hadise, dünya gündemine de gelmiştir. 

31 Aralık 2019 Salı gününden sonraki ilk dört gün içerisinde, kırk dört vaka daha meydana gelmiştir. 

Dolayısıyla, yaşanılagelen bu zatürre vakası, daha ciddi bir hal almıştır. 

Lancet’te, bir makale yayınlanmıştır. Keza, dünya çapında saygın bu bilimsel dergide yayınlanan makalede, hastaların bir bölümünün aynı pazara gittikleri belirtilmiştir. 

Lancet’te bahsedilen pazar, Çin’in Wuhan şehrinde, deniz ürünleri toptan pazarıydı. Burada, ayrıca, yabani hayvanlar da canlı olarak satılmaktaydı. 

Hastaların bu pazara temas hikâyeleri, birer birer alınmıştır. 

Bu bağlamda, Wuhan’daki (Çin) bu pazara ilk defa, 10 Aralık 2019 tarihinde gidilmiştir. 

Öncelikle, bu tespit edilmiştir. 

Bunun üzerine, yeni yılın ilk günü 1 Ocak 2020 tarihinde, pazar, kepenklerini indirmiştir. 

Ne var ki; salgın hastalığın başlangıç noktası, tam olarak, tespit edilememiştir. Bilinememiştir. 

Bir başka ifadeyle, yeni koronavirüs salgınında, herhangi bir kaynak, katiyen saptanamamıştır. 

Resmi kurumlar ise, salgının başlangıç noktasının yine de Çin’in Wuhan şehri olduğu görüşünü paylaşmışlardır. 

Wuhan’da (Çin), salgın hastalık başladığında, sağlık kaynakları, oldukça kısıtlıydı. Gerçek istatistik edinmek de zordu. 

İlk zamanlar, koronavirüsün yılanlardan yayıldığı düşünülmüştür. Hatta, buna ilişkin haberler bile yapılmıştır. Haberler yayınlanmıştır. 

Ne var ki; 9 Ocak 2019 tarihinde, genetik yapısı, tümüyle çözümlendiğinde, koronavirüsün genetik dizilimine dair çok farklı bir sonuç elde edilmiştir. Keza, koronavirüsün genetik diziliminin yarasalarda bulunan koronavirüse yüzde 96 oranında benzediği ifade edilmiştir. 

Bu kapsamda, uzmanlar da aynı iddiada bulunmuşlardır. Keza, Çinli uzmanlar, bu ölümcül koronavirüsün yılanlardan değil, yarasalardan insanlara bulaşmış olabileceğini iddia etmişlerdir ve iddialarını, tüm dünyaya, tüm dünya insanlarına duyurmuşlardır. 

Bu yeni tip koronavirüs salgını, yeni bir salgın hastalıktır. Zaten, “Yeni ve Yeniden Önem Kazanan Enfeksiyonlar” başlığı altında, yer almaktadır. Etki kazanmaktadır. 

Yeni doğduğu, yeni olduğu için, bu koronavirüs hakkındaki mevcut bilgi, çok azdır. Çok kısıtlıdır. 

Covid-19 salgın hastalığı, SARS (2003) veyahut MERS (2019) salgınlarından da tamamıyla farklıdır. 

Bu koronavirüs, yenidir. Bu nedenle, bağışıklık sistemimiz de bu koronavirüsü tanımamaktadır. Tanıyamamaktadır. Dolayısıyla, bağışıklık sistemimiz, bu yeni koronavirüse karşı koymak için, yetersiz kalmaktadır. Bu durumda, zatürre gelişmektedir ve akciğerlerin kapasitesi sınırlanmaktadır. Ki; bundan dolayı, hastalar, solum sıkıntısı çekmeye başlamaktadırlar ve solunum yetmezliğiyle, yaşamlarını yitirmektedirler. 

Zaten, koronavirüsler, solunum yoluyla yayılmaktadır. 

Bu koronavirüs, daha önce, asla tanımlanmamış bir koronavirüstür. Koronavirüs türüdür. Böylesi bir koronavirüs, ilk defa, oluşmuştur. Ortaya çıkmıştır. Bundan dolayı, hastalık süreci de bilinmemektedir. Bilinememektedir. 

Virüs bulaştıktan kaç gün sonra, hastalık oluşmaktadır, ortaya çıkmaktadır? 

Virüs bulaşan kişilerden kaçı, hasta olmaktadır, hastalanmaktadır? 

Hastalığın süresi, ne kadardır? Bu süre, uzun mudur? Kısa mıdır? 

Muamma Yumağı 

Tüm bunların ve benzeri soruların cevapları, an itibariyle, belirsizdir. Muammadır. Muamma yumağıdır. 

Gerçi, bilim insanları, bu soruların cevaplarını bulmak için çalışmaktadırlar. Çabalamaktadırlar. 

Öyle ki; farklı ülkelerde, bilim insanları, yeni yöntemler geliştirmektedirler. Bulduklarını, bulgularını da bir sayfada paylaşmaktadırlar. Bu bağlamda, Dünya Sağlık Örgütü, dünya genelindeki bilim insanlarının bulgularını, bir sayfada yayınlamaktadır ve her biri birer rehber niteliğindeki bu bulguları, dünya genelinde, tüm laboratuvar çalışanlarının erişimine sunmaktadır. Dahası, yeni yöntemler geliştiren bilim insanları, bu koronavirüse karşı, ilaç ve aşı için, günbegün çalışmaktadırlar. 

Ama, ne yazık ki; yeni tip koronavirüse ilişkin belirsizlik, tüm müdahale süreçlerini de belirsizleştirmektedir. Dahası, plân yapmayı da zorlaştırmaktadır. 

İnsanlık Tarihi boyunca, birçok salgında, milyonlarca insan ölmüştür. 

Ne var ki; hiçbir salgın, bu hızda ve çapta yayılım göstermemiştir. Uzmanlar, tarihsel kayıtlarla, bunun böyle olduğunu ispatlamaktadırlar. 

İki Yaşındaki Çinli Hasta 

Covid-19 kaynaklı bilinen, tespit edilen en küçük yaştaki hasta, henüz iki yaşındadır. İki yaşında, Çinli bir kız çocuğudur. 

Uluslararası basın, Son Dakika koduyla, bir haber duyurmuştur. 

Bu habere göre, salgının merkezi Wuhan’da (Çin), 6 Şubat’ta, bir ABD vatandaşı ölmüştür. 

60 yaşındaki bu kişi, salgın hastalık başladığından beri, ölen hem ilk ABD’lidir hem de ölen ilk yabancı şahıstır. 

Bu şekilde, kayıtlara bile geçmiştir. 

Sağlık çalışanları ise, hayati risk altında olan bir gruptur. Öyle ki; şüpheli veya tanı konulan hastaların izole edildiği kuruluşlardaki sağlık çalışanları, yoğun risk altındadır. 

Uluslararası Toplumun Ortak Sınavı 

Dünya Sağlık Örgütü, Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, uluslararası toplumun ortak sınavı olan bu koronavirüs salgınına ilişkin, açıklamada bulunmuştur: 

“Tehlikeli bir durumla, karşı karşıyayız.” 

Küresel Tedbir, Nasıl Alınmalıdır? 

Dahası, Etiyopyalı sıtma araştırmacısı ve mikrobiyolog Ghebreyesus, bu yeni tip koronavirüsün dünya genelinde yayılmasını önlemek için, tüm ülkelere “mümkün olabildiğince agresif” mücadele verilmesi çağrısında bulunmuştur. 

Koronavirüse karşı geliştirilecek ilk aşının bir yılı aşkın süre içerisinde tamamlanabileceğini aktaran Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü, “Bugün, mevcut silâhları kullanarak, elimizden gelen her şeyi yapmalıyız” diye ifade etmiştir. 

Dünya Sağlık Örgütü, Cenevre’deki merkezinde, bir basın toplantısı düzenlemiştir. 

Hastalıkla Bağlantılı İsim 

Bu toplantıda, koronavirüsün ismine ilişkin, “Coğrafi bir yere, bir hayvana, bir bireye veya bir grup insana atıfta bulunmayan; aynı zamanda, telaffuzu mümkün ve hastalıkla bağlantılı bir isim bulmalıydık” açıklamasında bulunan Ghebreyesus, “Şimdi, hastalık için, bir ismimiz var ve bu, Covid-19 diye ifade etmiştir. 

Koronavirüse karşı, Batılı arkadaşımın çabası 

Güney Galler’de, Cardiff şehrine çok uzak olmayan bir yerleşkede yaşayan İngiliz arkadaşım James’in bana aktardığı üzere, hükümet, 12 hafta boyunca, kişisel izole istemiştir. 

Bu süreçte, tüm evsizlerin de barındırılması gerektiğini bildirmiştir. 

İnsanlar görevlerinde değillerdir. 

Ki; bu nedenle, James’e bir süreliğine yardım etmesi için, rica edilir ve yöredeki barınağa gitmesi istenilir. 

Bunun kendisi için, bir görev olduğu hissiyle ve böylesi vahim bir durumun kendi başına da gelebileceği düşüncesiyle, iki yıl önce, emekli olsa bile, koronavirüs kaynaklı acil durum süresince, yöredeki barınakta, evsiz ve savunmasız insanlar için, James, gönüllü olmuştur. 

Herhangi bir övgü için değil, doğru olan neyse, sadece, onu yapmak üzere, harekete geçtiğini ifade eden James, evsiz insanların kendilerini izole edemeyecekleri ve bu durumun daha çok soruna neden olabileceği endişesini belirtmektedir. 

Arkadaşım, mağdur insanların serzenişini de benimle paylaştı: 

“Eğer siz, barınağı kaparsanız; biz, hapiste oluruz.” 

Zira, bu insanlar, sokaklara da geri gidemezler. 

Gerçi, koronavirüs, kaynaklar üzerinde, zorlasa bile, barınakta, evsiz insanlara yatacak yer, yiyecek ve sıcak içecek verilmektedir. 

Bunun dışında, temel tıbbi bakım da sağlanmaktadır. 

Yiyecek hususunda, bölgedeki marketlerin çok destekçi olduğunu kaydeden James, barınak için, hükümetten ve yerel meclisten de hibe aldıklarını aktardı. 

“Daha iyi olmadan önce, daha kötü olacak” diye evhama kapılsa da James, koronavirüsü dünya genelinde yeneceğimize ve yaşantımızı tekrardan kuracağımıza inanmaktadır. 

Bravo, James!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar