Makarnayı bile ekmekle yiyen bir milletiz

Kahramanmaraşlı Vücut Geliştirme Şampiyonu Müjgan Paçacı, Maraş Ana Haber’e özel açıklamalarda bulundu. Kahramanmaraşlıların spora bakışından, kadın sporcuların maruz kaldığı zorluklara kadar kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik.

Sizi kendi ağzınızdan tanıyabilir miyiz, Müjgan Paçacı kimdir?

Aslen Kahramanmaraşlıyım, 30 yıllık aktif sporcuyum, hakem ve antrenörüm, şu sıralar kendi spor salonumu işletiyorum.

Kahramanmaraşlıların spora bakışı nasıl?

Maalesef Kahramanmaraş’ta spor bilinci henüz yerleşmemiş, açıkçası ben çıkıncaya kadar Kahramanmaraş’a spor yerleşmemiş, spor anlayışı sadece yürüyüşten ibaretti. Şimdi bunun yeterli olmadığını anlatıyoruz. Sporun sadece zayıflamak için yapılmayacağını anlatıyoruz. Yavaş yavaş sporun sağlıklı yaşam için gerekli olduğunu ispatlıyoruz. Birçok hastalığın kaynağı olan hareketsizlik artık fark edildi, insanlar spora yönleniyor. Doktorlar da hastalarını bizlere yönlendiriyor ve spor yapmalarını tavsiye ediyorlar. Örneğin anne olmak isteyen kadınlar veya ameliyat olmak isteyen kadınlar yağ oranlarının yüksek olması nedeniyle tedavi olmadan önce bize başvuruyorlar. Sadece diyet yaparak yağ oranını düşürmek mümkün değildir. Dolayısıyla spor, sağlıklı yaşamın temel parçalarındandır.

Coğrafyamız insanının kilo ile ilişkisi nasıl, kilo ortalamamız çevre illere kıyasla ne durumda?

Aslında Kahramanmaraş’ta obezite had safhalarda, sayemizde biraz geriliyor, ben olmasaydım obezitede birinci sırada yer alabilirdik. Çünkü bizim beslenme kültürümüz çok yağlı, çok fazla salçalı, çok fazla hamur işi tüketiyoruz, bulgur, pirinç tüketiyoruz. Makarnayı bile ekmekle yiyen bir milletiz biz, lahmacunu ekmeğe sarıp yiyen bir milletiz. Kadınlarımız sürekli gün etkinlikleri düzenliyor, özellikle bu gün etkinliklerini gördükçe kendi kendime “Doğru yere dükkan açmışım” diyorum.

MARKETLERDEKİ TEMBEL AVRAT REYONLARINDAN UZAK DURUN

İnsanımızda bu iştah olduğu sürece, ‘Yiyen de ölecek yemeyen de’ düşünceleri olduğu sürece şehrimizde Obezite hep ciddi bir hastalık olarak kalacak. Evet yiyen de ölecek yemeyen de ama yiyenler ağır hasta bir şekilde sürünerek ölecek. Hastaneler her gün dolup taşıyor, daha önce adını bile duymadığımız yeni hastalıklar türüyor her geçen gün, çünkü sağlıksız besleniyoruz ve hareketsiz bir hayat sürüyoruz. Paketlenmiş gıdalar ve diğer tüm endüstriyel gıdalar sağlığımız için tehlike teşkil ediyor. Yanlış beslenmenin yanında tembellik de sağlığımızı tehdit ediyor. Özellikle hanımlarımız modern yaşamın getirdiği imkanlar yüzünden tembelleşti. Eskiden insanlar şimdikinden daha çok gıda tüketirdi ama tükettiklerini yaktıkları için sağlıklılardı. Şimdi her şeyin hazırını alıyoruz, hatta ben tembel avrat reyonu adını verdiğim reyonlar görüyorum, patatesi, domatesi bile doğranmış bir şekilde satın alıyorlar. Bu kadar hazır tüketime, enerji ve emek harcamadan tüketime devam ettiğimiz sürece sağlıklı olmamız güç.

Spor yaparken sakatlanmalar yaşamamak için ne tür hatalardan kaçınmalıyız?

Yeni gelen öğrencilerimize ‘Kaytararak çalış, kendine fazla yüklenme’ diyorum. Genellikle ‘Ben dayanıklıyım hocam, bana bir şey olmaz’ gibi cevaplar veriyorlar. Sporda tabiri caizse ‘artistliğe’ yer yok. Spora yeni başlayanlar emeklemeden koşmamalı. Bizim insanımız en baştan koşmayı istiyor. Yılların birikimiyle aldığı kiloları bir ayda vermeyi bekliyor. Böyle bir şey mümkün değil, bu şekilde bir tesis olsa ben de gider yararlanırım. Spor yaparken hocalarımızın sözünü dinlemeliyiz. Ama maalesef şehrimizin en büyük eksikliklerinden biri de hoca eksikliği, kimin sözünü dinlesin gariplerim. Önüne gelenin salon açtığı bir dönemdeyiz, parası olan salon açıyor. Birçoğu benim gözümde sadece birer işletme, maalesef şehrimizde denetimler yeterince yapılmadığı için bu hale geldik. Birinin spor salonu açabilmesi için en az ikinci kademe antrenör olması lazım. Kahramanmaraş’ta ikinci kademe antrenör sayısı toplam 5, ama 50’den fazla spor salonu var. Bu bir suçtur, yasal değiller. Denetim yapılıp hepsi kapanmalı. Spor salonu dediğimiz şey koşu bandı ve bisikletten ibaret değildir. Her önüne gelen iki koşu bandı, iki bisiklet koyup spor salonu açıyor, böyle bir şey olamaz. Spora gidenler genellikle bir hastalıktan şikayeti olan insanlardır.  Obezite, bel fıtığı olanlar, boyun fıtığı olanlar, menüsküs olanlar, fizik tedavi gerektiren durumlar, bu insanları nasıl çalıştıracaklar. Diğer salonlarda sakatlanan insanlar bize geliyor.

“ANTRENÖRLERİN DİPLOMALARINA BAKILMALI”

Bir salona kayıt olurken içerisinde ne tür makinalar var diye bakmak yerine diploması var mı diye bakmalıyız. Sırf spor salonunda fotoğraf çekinip sosyal medyada yayınlamak için spora gidenler var, bu niyetle spora başlayan insanlar kendilerini sakatlıyorlar, hem sağlıklarından, hem zamanlarından hem de paralarından oluyorlar. Spora sağlıklı yaşamak niyetiyle başlanmalı ve doğru hocalar eşliğinde yapılmalı.

“ASLA İŞ İŞTEN GEÇMİŞ DEMEM”

Bazı şeyleri geriye almak çok zordur 152 kiloluk bir özel danışanıma açıkça şunu söyledim, eğer zayıflamazsan ölürsün. Cevap olarak ‘Doktorum da aynı şeyi söyledi, ben de size başvurdum’ dedi. Bu şekilde son raddede gelenler bana diyorlar ki ‘Hocam tüm servetimi harcamaya hazırım, yeter ki beni kurtarın’ Yani neden son demine gelinceye kadar fark etmediniz ki, durumu o noktaya kadar getirmemelilerdi. Artık bazı şeyler için geç oluyor. Ağır durumdaki öğrencilere en temel hareketleri yaptırmak bile zor olabiliyor, sadece yürütmek için bile çok fazla çaba sarf ediyoruz. Yani asla iş işten geçmiş demek istemiyorum ama artık kendileri için de bizim için de çok zor oluyor.

Kilo vermek isteyenlerin yanında kilo almak isteyenler de sizi tercih ediyor, bu durum nasıl gelişti?

Aslında zayıf olmak sağlıklı olmak demek değildir. Ne kadında ne de erkekte aşırı zayıflıktan yana değilim. Halk arasında balıketli dediğimiz durumu öneriyoruz. Kilo alamamaktan şikayetçi olanlara da yardımcı oluyoruz ve doğru programla asla kilo alamıyorum diyen danışanlarımıza bile kilo aldırıyoruz. Hiçbir ilaç yahut takviyeye başvurmadan sadece doğru beslenme ve egzersiz ile ilk haftadan itibaren sonuç almaya başlıyoruz. Kilo almak programımızın büyük bir kısmı inanmakla ilgili, danışanlarımızdan kilo alabileceklerine inanmalarını istiyorum. Sonuç alacağına inanmayan biri istediği kadar spor yapsın başarı elde edemez. Danışanlarımız önce kendine inanmalı sonra bana inanmalı.

Vücut geliştirmenin yararları neler?

Görsellik çok önemli, vücut geliştirme tamamen dış görüşüne yönelik bir spordur. Örneğin ben karate sporcusu olarak bir mekana girdiğimde birini dövünceye kadar karateci olduğum belli olmaz. Ama bir vücut geliştiricisiysem bir mekana girer girmez gözler sana döner ve yaptığın emeği anında sergileyen bir spordur vücut geliştirme. Günümüzde görselliğe eskisinden daha çok önem veriliyor. Bir yandan Obezite arttığı gibi görselliğe önem de arttı. Ancak sporu sağlıklı yaşam için yapıyor olmayı yeğlerim, her şey görsellik değil.

Hangi durumlarda steroid kullanılır, halk arasında yaygın olarak inanıldığı gibi vücut geliştirme kısırlığa yol açar mı? Gibi birbirinden çarpıcı sorularla devam ettiğimiz röportajımızın tamamını izlemek için YouTube kanalımızı yahut Facebook sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..