GÜNEŞ: TÜRKİYE'NİN YÜZDE 96'SI DEPRESYONDA!

Yaşam Koçu, Spor Uzmanı, Sosyolog Tuğba Güneş ile gerçekleştirdiğimiz röportajda Yaşam Koçluğu, Ülkemizin ruhsal durumu gibi konular hakkında etraflıca konuştuk. Güneş, Türkiye'nin yüzde 96'sının depresyonda olduğunu söyledi.

Yaşam koçluğu son dönemlerde Türkiye'de ihtiyaç haline gelmiş alan.İnsan kendisiyle ve diğer insanlarla ilişkilerindebir yol göstericiye ihtiyaç duyuyor. Yaşam koçlarıtemelde bu yol göstericiliği üstlenirler diyebiliriz.Bu bakışla herkesin yaşam koçlarına ihtiyacı olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Yaşam koçluğu;birçok psikolojik ve fizyolojik unsurların, sosyal yaşantının getirilerinin ve götürülerinin detaylıcairdelendiğibir alan. Yaşam koçları asla tedavi uygulamazlar sadece yol gösterirler, insanların hayatlarına keskin müdahalelerde bulunmazlar. Biz insanlara önerilerde bulunuyoruz insanların karakteristik özelliklerine dikkat ederek yol gösterici öneriler yapıyoruz.

HANGİ DURUMLARDA YAŞAM KOÇLARINA BAŞVURURUZ?

Hayatta hepimizin zaman zaman motivasyonu ve konsantrasyonu düşebilir,kendi toplumumuzdan söz etmemiz gerekirse millet olarak şu sıralar gerçekten motivasyonumuz oldukça düşmüş durumda.Bu gibi zamanlardaarkadaşlarımızın bizi motive etmesine ihtiyaç duyabiliriz.Arkadaşlıklar sayesinde motivasyonumuzu artmasını sağlayabiliriz ama bazen arkadaşlarımız da bizimkine benzer şekilde zor zamanlardan geçiyor olabilir. Bu gibi durumlardabir yaşam koçuna ihtiyaç duyarız.

“BAŞVURDUĞUNUZ YAŞAM KOÇU YETERLİ OLMALI”

İnsan ruhunu tam anlamıyla çözmek mümkün değil, bilimsel olarak da yapılan araştırmalar insanın hem ruhen hem de bedenen karmakarışık bir yapıya sahip olduğu sonucuna varılıyor. Dolayısıyla yaşam koçluğu yapan kişiler danışanları özelinde kendilerini geliştirmek ve yeniliklere açık olmak durumunda. Örneğin sinemayla ilgili bir danışanla çalışırken, yaşam koçu sinemayla ilgili değilse bile sinema hakkında kendini geliştirmek zorunda, ancak bu şekilde danışanıyla sağlıklı bir iletişim kurabilir. Yol göstermek isteyen birinin güçlü bir merak duygusu olmalı. İnsan üzerine düşünmeyi, araştırmayı ve bilgi edinmeyi sevmeyen biri verimli bir yaşam koçu olamaz.

“KADERİNİZ COĞRAFYADA BAŞLAR”

Duayen Sosyolog İbn-i Haldun, kaderimizin coğrafyada başladığını ifade ediyor. İnsanın doğduğu büyüdüğü coğrafyayla, sosyal yaşantısıyla ciddi bir bağı var. Çoğunlukla insanlar coğrafyalarının normları doğrultusunda yaşarlar ve ölürler.

“TÜRKİYE’NİN RUH HALİ NASIL?”

İki farklı aile portresi hayal edelim, A ve B ailesi olsun bunlar. A ailesinde ebeveynlerin, çocuklarınaanlayışla, sevgiyleyaklaştığını düşünelim, B ailesinde ise ebeveynlerin çocuklarına şiddet ve öfkeyle yaklaştığını düşünelim. Birbirinden farklı bu iki ailenin çocuklarının ruh hali de farklı olacaktır. B ailesi öfkeyi ve şiddetinormal gören çocuklara sahipken, B ailesi sevecen ve anlayışlı çocuklar yetiştirir. Aile, ülkenin küçük ölçekli tezahürüdür. Bunu siyasi olarak algılamamak gerek. Örneği basite indirgememiz gerekirse siyasetten bağımsız olarak satın alma gücümüz ruh halimizi doğrudan etkiler. Basit bir vatandaş olarak satın alma gücüm ve şehir içindeki, ülke içindeki hareket kabiliyetim, ülkemin vadettiği yaşam standartlarını gösterir. Yaşam standartlarımızı ölçmek için bu bilgi tek başına yeterlidir.

“TÜRKİYE’NİN YÜZDE 96’SI DEPRESYONDA”

Yaşam standartlarımızda bir aksaklık varsa, temel ihtiyaçlarımızı karşılamakta güçlük çekiyorsak toplumsal bir iyilik halinden bahsedemeyiz. Sosyolojik bir araştırmaya göre ülkemizdeki insanların yüzde 96’sı depresyonda. İnsanlar yol ayrımına geldiklerine bir şeye karar vermeleri gerektiğinde sorun yaşıyorlar. Ülke insanımız kendini sindirilmiş hissediyor, kendini değersiz hissediyor. Bu durup dururken olacak bir şey değildir. Dış etmenlerle bu koşullar oluşur. Uyarıcıların ve alıcıların frekansları bozulursa insanın düşünce yapısı bozulur, düşünce yapısı bozulan bir halk mutsuz olur, keyifsiz olur, dolayısıyla hasta olur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Bu Videolar da İlgiliniz Çekebilir