Reklam
Tahir Görenli Kaleme Aldı: SON GÖRÜŞMEMİZDİ

Tahir Görenli Kaleme Aldı: SON GÖRÜŞMEMİZDİ

06 Mart 2020 - 13:35

Üstadım  olarak  addettiğim;  sevenlerinin  “Şiirin Beyaz Kartalı” diye nitelendirdiği, edebiyatın efendisi, hemşerim Bahaettin Karakoç'u vefatından bir hafta önce telefonla arayıp hal ve hatırını sormak istedim. Kısık ve yorgun bir alo sesi geldi ve telefon kapandı. Bu durum beni endişeye sevk etti. Acaba üstadım hasta mı diye? Evine gitmek için ayağa kalktım ve kendi kendime; “hele bir kez daha arayayım da öyle gideyim” dedim.  Tekrar aradım  ve  “Tahir  Hocam  ben  Oğuz  Karakoç,  babam müsait değildi, o yüzden telefonuna ben baktım” dedi. Hayırdır sağlığında bir sorun mu var dedim. Hayır bir sorun  yok,  gayet  sağlıklı.  Hatay'dan  misafirleri  var. Röportaj  ve  çekim  yaptıklarını  söyledi.  Bende  selam söyle  dedim.  Üstadımızın  sağlığının  sıhhatinin  iyi olduğunu öğrendim. Mutlu oldum.

Aradan birkaç gün geçti ve söz üstadımız beni aradı. “Geçen  gün  aradığında  müsait  değildim,  misafirlerim vardı. Keşke sende geleydin çok iyi olurdu” dedi. Ben de sağlığınızı merak etmiştim, iyi olduğunuzu Oğuz Bey'den öğrendim dedim. Misafirleriniz var diye rahatsız etmek istemedim dedim. Bana; rahatsız olmazdım aksine mutlu olurdum dedi. Ne ise akşam gel biraz sohbet edelim, seni özledim dedi. Bende tabii ki üstadım, akşama gelirim dedim.  Birkaç  saat  geçtikten  sonra  tekrar  aradı. Bekliyorum mutlaka gel dedi. İnşallah mesaim bittikten sonra  geleceğimi  söyledim.  Mesaim  bitiminde  eve geldim. Akşam vakti kıymetli üstadımızın davetine icabet etmek  için  hazırlanırken  tekrar  arayarak  beklediğini söyledi.

Üstadımızın evine vardım, kapının ziline bastım. Her zamanki güler yüzüyle kapıyı açtı, elini öptüm. Tüm samimi duygularıyla sarıldı. Hoş geldin güzel insan dedi. Hal  ve  hatırını  sordum.  İyi  olduğunu,  herhangi  bir sıkıntısının olmadığını, bu günlerine şükrettiğini söyledi. Birlikte oturup tadına doyum olmayan bir muhabbete başladık. Yakın  zamanda  ilimizde  kitap  fuarının başlayacağını,  gelip  gelemeyeceğini  sordum.  Biraz yorgun  olduğunu,  katılmayabileceğini  söyledi.  Seni tanıyanlar, özleyenler bekler. Kısa süreliğine de olsa fuara değer katacağını söyledim. Müsait olursa gelebileceğini belirtti. Üstadım; Adıyaman'da TV programı yapan bir arkadaş bana“Bahaettin Karakoç üstadı alıp programa gelebilir misin” dedi. Ben de kendisine “Fuardan sonra üstadımla  görüşeyim,  uygunsa  birlikte  gelmeye çalışalım”  dedim.  Bu  konuda  ne  dersiniz  üstadım? Deyince,  olur  elbette. Adıyaman'ı  ve  insanlarını  çok severim. Fuar bittikten sonra beraber gideriz inşallah dedi.

11  Ekim  2018  günü  Kahramanmaraş  kitap  fuarı başladı.  İşte  olmam  sebebiyle  kitap  fuarı  açılışına gidememiştim  ancak,  bir  sonraki  gün  imza  günümün olması  gerekçesiyle  mesai  bitiminden  sonra  fuarda Kahramanmaraşlı yazarlar ve şairler standında yer alan Alkış  Dergisi'nin  standına  şiir  kitaplarımı  bırakırken üstadımla karşılaştık. Arkadaşlar koluna girmiş, arabaya götürüyorlardı. Yanına vardım ve “bu delikanlıyı nereye götürüyorsunuz”  dedim,  gülümsedi.  Tahir  Bey “Sevenlerime kitaplarımı imzaladım, biraz da yoruldum eve gidiyorum” dedi. Aradan bir gün geçtikten sonra rahatsızlanan üstadımızı, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp  Fakültesi  Hastanesine  kaldırmışlar. Derhal müdahale edilmiş, kendine gelmiş ise de bir süre sonra tekrar rahatsızlanıp çok sevdiği yüce Yaratan'ına ruhunu  teslim  etmiş  meğerse.  Sabah  uyanır  uyanmaz mesaiye gitmek için hazırlığımı yaptım ve telefonumu açıp  mesajlara  bakınca,  üstadımızın  oğlu  Oğuz Karakoç'un bana yazdığı mesajda “babamızı kaybettik” mesajını gördüm. O anda; yerde miyim, gökte miyim, bana neler olduğunu anlayamadım. Bu mesajın bende bıraktığı duygu yüklü gizemin nedenini halen arıyorum. Üstadımızın vefatı beni bu denli etkiledi. Üstadımı şimdi daha iyi anladım ki birkaç gün önce beni ısrarla arayıp, evine çağırmasının sebebi helalleşmekmiş meğer.

Göçtü Dediler

Akşamüstü dedi “gel evvelince”

Dünyayı anlattı kendi dilince

Her can göçer dedi sıra gelince

Ekimde ıhlamur açtı dediler

Karakoç dünyadan göçtü dediler

 

Son kez çağırmıştı, koşarak gittim

Hoş muhabbetine hep eşlik ettim

Gece olunca da evime gittim

Ekim'de ıhlamur açtı dediler

Karakoç dünyadan göçtü dediler

 

Bir sabah mesajla uyanıverdim

Sessiz uçtu “beyaz kartal” dediler

Bir takvime baktım habere girdim

Ekim'de ıhlamur açtı dediler

Karakoç dünyadan göçtü dediler

 

Kâbus mu yoksa bir rüyamı gördüm?

Saatimi acep yanlış mı kurdum?

Duyduğum sözleri şakaya yordum

 Ekim'de ıhlamur açtı dediler

Karakoç dünyadan göçtü dediler

 

Şiirin Başkenti öksüz kalmıştı

Türk dünyasına da selam salmıştı

Zahiri'm kendine ibret almıştı

Ekim'de ıhlamur açtı dediler

Karakoç dünyadan göçtü dediler.

 

22.10.2018

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Park görevlisinden insanlık dersi
Park görevlisinden insanlık dersi
Kahramanmaraş'ta Polisten Fuhuş Operasyonu
Kahramanmaraş'ta Polisten Fuhuş Operasyonu