Süleyman Can: Şehir ve Kültür

Süleyman Can: Şehir ve Kültür

​​​​​​​Kahramanmaraş'ta kültür ve turizm alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Süleyman Can, şehir ve kültür üzerine bir yazı kaleme aldı.

20 Kasım 2019 - 16:20 - Güncelleme: 20 Kasım 2019 - 16:25

Kahramanmaraş'ta kültür ve turizm alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Süleyman Can, şehir ve kültür üzerine bir yazı kaleme aldı.

Süleyman Can’ın güncel yazısı şöyle:

Şehirler insanın yaşadığı alanlardır. İnsan zihin dünyası, inanç boyutu ile şehirde tebellür eder. Bu yüzden şehir, İslam kültüründe cennet tasavvurunun bir yansıması ve nüvesidir. Şehir hayat demektir. Biz hayatı, hayatın anlamını şehirde yaşar ve şehirde hissederiz yaşadığımız şehirler bu anlamda önemlidir. O yüzdendir ki şehrin mahallesi, caddesi, yolları, mabetleri, kültürü ve sanatı tesadüfen olunmaz, şehri şehir yapan düşünürler, edebiyatçılar, şairler ve sanatkârlar, filozoflar, âlimler ve kültür insanları şehrin oluşmasına ve hayat bulmasını sağlar. Bu anlamda şehir hafızası olan bir varlıktır. Bu hafıza sizi canlı tutar geçmişle bağını güçlü kılar ve gelecek tasavvuru oluşturtur.

Bugün dinamizmiyle yaşayan ve devinmeye devam eden şehirlerimiz sadece büyük caddeler, meydanlar, evler, iş yerleri ile kurgulu anlamlar oluşturmamaktadır. Şehre kimliğini veren hafıza ve değerler bütünüdür. Şehir insandan bağımsız olamaz, şehrin oluşmasında ilk yerleşimlerden günümüze dek bir halkalar zinciridir. Özelde şehrimiz Direkli Mağarası ile başlayan ve Domuztepe ve Kara höyük ile devam eden ve şehirleşmeye doğru insanoğlunun gittikçe şekillendirdiği şehir olgusunu Hitit şehir devletleri, Roma ve Bizans İmparatorlukları (Germenicia) ve şehre asıl etkisini veren İslami dönemi ile şehir şekillenir ve kültürel bir aidiyet sunar.

Kadimden gelen bu hafıza mekanla, insanla olur.

Şehirler belli bir mekânda kurulur ve şehrin mekânı onu var kılan maddi çerçeveyi oluşturur. Caddeleri, mabetleri, tarihi anıtları bu sabit mekân üzerinde yükselir. Şehrin zamana direnen mekânsal ölçekteki varlık alanı onu hiçbir zaman donmuş bir katılığa indirgemez. İnsanla beraber soluklanırken içinde yaşayanların kıymet hükmüne göre şekillenir, dönüşür.

Şehir, medeniyetle medine ilişkisinin, daha doğrusu din ile şehir/leşme ilişkisi anlamında, sosyolojik imkânları aşar, çok boyutlu derinlik kazanır. Sadece estetik, sanatsal açıdan değil insani ve toplumsal fonksiyonları bakımından da şehirlerin ruhunu taşırlar. Tarihsel süreçte insan etkinliği mükemmelleştikçe, bu taşa ve toprağa yansıtılır, şehre kendine özgü biçim kazandırır. Şehrin siluetinden, kendine özgü dokusuna kadar zamanı aşan bir tat, koku, kazanır. Başka bir ifadeyle şehri şekillendiren değerler sistemine bağlı olarak şehirde yaşayanların alışkanlıkları, kültürleri oluşur ve buradan şehirlilik dediğimiz olgu ortaya çıkar.

İşte Kahramanmaraş'ta tüm bu saydığımız şehir, kültür ve medeniyet izlerini bünyesinde taşıyan bir şehirdir. Zaman, mekân ve insan denkleminin kıvam tuttuğu ve bunun şehrin satır aralarında çok iyi okunduğu güzide bir şehirdir. Kahramanmaraş, kendi tarihsel bağlamını yitirmemiş, hala kültürüyle zinde bir şehirdir. Kendine münhasır tarihi hafızası olan ve bu hafızayı her daim geleceğe taşıyan insan şehirle beraber büyür gelişir ve geçmişi geleceğe taşır. Endemik bir coğrafyaya sahip ve bunun doğal bir çıktısı olarak nev-i şahsına münhasır bir insan kaynağına sahiptir; haliyle medeniyetiyle medine ilişkisini din temeli üzerine kurabilmiş, kültürü hala diri olan bir şehirdir. Kahramanmaraş kendi kültürünü muhafaza anlamında Anadolu’nun en güçlü özelliklerini üzerinde taşır.

İslam medeniyetinin oluşumunda “şehir” her zaman bir kurucu unsur olarak kendini var etmiştir. Medeniyet şehirlerle kemal yolculuğunu sürdürmüş ve bu yolculuğun derinliği zaman içerisinde medeniyetlerin de kalıcılığına ölçü oluşturmuştur. Elbette bu birike birike oluşan bir süreci de beraberinde getirdi. Nitekim zamanı aşan şehirler kendini yenileyip yeniden doğan şehirlerdir. Şehirleri dirilten ait olduğu medeniyettir.

Hafızası olmayan şehirler taş yığınından ibarettir.

Şehir değerlerle kurulur.

Şehrin gelenekten kopuşu hafızasını yitirmenin başka bir tezahürüdür. Binaları meydanları görkemli olsa da hafızasız bir şehrin ne kurucu değerlerle irtibatı kalır ne de kurduğu geleneği hatırlar.

Anadolu coğrafyası insanlığın ilk şehirlerine ev sahipliği yapmıştır. Bu coğrafyanın bir parçası olan Kahramanmaraş’ta kadim bir mirası barındırmaktadır. Kendini yenileyen medeniyet tasavvuru ölçeğinde yol alan Kahramanmaraş, şehir ve kültür anlamında önemli bir yerde durmaktadır ve bugün bizlere düşen bu kültüre, bu tarihe, bu birikime sahip çıkmaktır. Şehrimizin geleneğine, tarihine, çarşısına, sokağına önce şehrin ahlakını donanmış insan kalitemiz ile sonrasında şehrin tüm somut ve soyut değerine sahip çıkarak sadık olabiliriz. Şehre olan sadakatimiz aynı zamanda tarihe, insana, mekâna, eşyaya ve en önemlisi "din"e olan sadakatimizi belirler. Bu açıdan bakarsak bu şehrin insanı olarak iliklerimize kadar insan, tüm ruhumuzla şehirli, yerli ve daha da önemlisi Kahramanmaraşlı olmak zorundayız.

Şehir ve kültür bağlamında insanın kendi hikâyesini tekâmüle erdirmek için ve elbette medeniyetin oluşum sürecini daim sürdürmek için hafızamızı güçlü kılabilmek adına Kahramanmaraş’ımızın kurtuluşunun 100. Yılında isimler ve olaylar ekseninde tekrar ve daha güçlü hissetmeliyiz. Şehit Berber Ali’leri, çocuk posta teşkilatını, evini yakan ve kurtuluşa canla başla çabalayan anaları, gelinleri kocası şehit düşerken kış günü geride durmayarak çocuğu beline bağlayıp sipere inen eli öpülesi anaları unutmadan, şehrimizin hafızasını diri tutmalı ve tüm cihana bu milletin ne kadar güçlü ve kudretli olduğunu hatırlatmalıyız.

 

ŞEHİR ve KÜLTÜR PLATFORMU ADINA

SÜLEYMAN CAN

 

Reklam

YORUMLAR

  • 14 Yorum
  • Orhan Güneri
    3 hafta önce
    Harika bir yazı olmuş, tebrik ederim Süleyman beyi
  • Süleyman Demir
    3 hafta önce
    Şehrin, yapısal düzeniyle değil kültürel düzeniyle alakalı böylesine güzel fikirlerin ve mücadelelerin olması ne güzel.
  • Mustafa bayraktar
    3 hafta önce
    Çok güzel bir yazı kaleme almışsınız abi. Yazınızın devamını bekliyoruz. Bu şehir için ayrı bir değeriniz. Tebrik ediyorum.
  • Hasan Huseyin Eren ozdemir
    3 hafta önce
    sehrin kulturunu insanlari yasatir.Insanlari asilime olursa, kultur de yok olur. Saygilarimla . tebrik ederim sayin muduruum
  • Mustafa Ceylan
    3 hafta önce
    Güzel bir yazı kaleme almışınız tebrik ederim
  • omer ozdemir
    3 hafta önce
    sehir medeniyetin aynasidir. islamla seref bulur , nisyan ile perisan olur. kalemine saglik Ustad.
  • Mustafa Ceylan
    3 hafta önce
    Rabbim sizin gibi, insanların dertleriyle dertlenen sehrin sorunlarını sorumluluk olarak gören geçmişimizden geleceğimize ışık tutmayı gösteren kültürel tatihimizi sahiplenme bilincinde o*** devlet adamlarımızın sayısını arttırsın inşallah Bu gibi konularda toplumuza güzel yönde istikamet belirleyici yazılarınızın devamını merakla beklemekteyim
  • Mustafa Ceylan
    3 hafta önce
    Rabbim sizin gibi, insanların dertleriyle dertlenen sehrin sorunlarını sorumluluk olarak gören geçmişimizden geleceğimize ışık tutmayı gösteren kültürel tatihimizi sahiplenme bilincinde o*** devlet adamlarımızın sayısını arttırsın inşallah Bu gibi konularda toplumuza güzel yönde istikamet belirleyici yazılarınızın devamını merakla beklemekteyim
  • Mustafa Ceylan
    3 hafta önce
    Rabbim sizin gibi, insanların dertleriyle dertlenen sehrin sorunlarını sorumluluk olarak gören geçmişimizden geleceğimize ışık tutmayı gösteren kültürel tatihimizi sahiplenme bilincinde o*** devlet adamlarımızın sayısını arttırsın inşallah Bu gibi konularda toplumuza güzel yönde istikamet belirleyici yazılarınızın devamını merakla beklemekteyim
  • Mustafa Ceylan
    3 hafta önce
    Rabbim sizin gibi, insanların dertleriyle dertlenen sehrin sorunlarını sorumluluk olarak gören geçmişimizden geleceğimize ışık tutmayı gösteren kültürel tatihimizi sahiplenme bilincinde o*** devlet adamlarımızın sayısını arttırsın inşallah Bu gibi konularda toplumuza güzel yönde istikamet belirleyici yazılarınızın devamını merakla beklemekteyim
  • Mustafa Ceylan
    3 hafta önce
    Rabbim sizin gibi, insanların dertleriyle dertlenen sehrin sorunlarını sorumluluk olarak gören geçmişimizden geleceğimize ışık tutmayı gösteren kültürel tatihimizi sahiplenme bilincinde o*** devlet adamlarımızın sayısını arttırsın inşallah Bu gibi konularda toplumuza güzel yönde istikamet belirleyici yazılarınızın devamını merakla beklemekteyim
  • Mustafa Ceylan
    3 hafta önce
    Rabbim sizin gibi, insanların dertleriyle dertlenen sehrin sorunlarını sorumluluk olarak gören geçmişimizden geleceğimize ışık tutmayı gösteren kültürel tatihimizi sahiplenme bilincinde o*** devlet adamlarımızın sayısını arttırsın inşallah Bu gibi konularda toplumuza güzel yönde istikamet belirleyici yazılarınızın devamını merakla beklemekteyim
  • Mustafa Ceylan
    3 hafta önce
    Rabbim sizin gibi, insanların dertleriyle dertlenen sehrin sorunlarını sorumluluk olarak gören geçmişimizden geleceğimize ışık tutmayı gösteren kültürel tatihimizi sahiplenme bilincinde o*** devlet adamlarımızın sayısını arttırsın inşallah Bu gibi konularda toplumuza güzel yönde istikamet belirleyici yazılarınızın devamını merakla beklemekteyim
  • Fatih Akdaş
    3 hafta önce
    Çok doğru ve güzel bir yazı Süleyman Bey. Şehrin manevi bir yapısı olduğunu gözler önüne sermişsiniz. Yüreğinize elinize sağlık.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
CHP Onikişubat’ta Yeniden Ünal Ateş Devri
CHP Onikişubat’ta Yeniden Ünal Ateş Devri
CHP Göksun İlçe Başkanı Bedri Tokuç Güven Tazeledi
CHP Göksun İlçe Başkanı Bedri Tokuç Güven Tazeledi