Reklam
Serdar Yakar Kaleme Aldı: BİR BAHAETTİN KARAKOÇ KİTABI ÖYKÜSÜ

Serdar Yakar Kaleme Aldı: BİR BAHAETTİN KARAKOÇ KİTABI ÖYKÜSÜ

29 Şubat 2020 - 16:36

Tamı tamına üç yıl öncesi idi. İlerleyen yaşına rağmen  Dolunay  Dergisi'ni  yeniden  hayata geçirme düşüncesini yüreğinin bir yerlerinde her daim diri tutan Bahaettin Abi Dolunay Şiir Şöleni'nin  onsekizincisi  için  kolları  sıvamıştı. Karınca  kararınca  bu  etkinliğe  destek  vermek boynumuzun borcu idi. Aslında Dolunay Dergisi'nin yeniden hayat bulması bizim de en büyük arzumuz idi ama bu konu yazının gidişatını farklı  bir  eksene  çekeceğinden  dönelim  şiir şölenine…

Bahaettin Abi Dolunay Şiir Şöleni'ne davet edilecek isimleri titizlikle tesbit etmeye çalışırken ben de hemen yanıbaşında hummalı bir çalışmaya girmiştim. Bahaettin Abi Dolunay Dergisi, Dolunay Yayınları ve Dolunay Şiir Şölenleri ile tarihe kayıt düşmüştü. Bize düşen ise verilen onca yıllık  mücadeleyi  kaleme  alıp  genç  kuşaklara aktarmak olmalıydı. Ramazan Avcı bu görevi bir nebze yerine getirmiş ve 2012'de “Türk Şiirinin Beyaz Kartalı Bahaettin Karakoç” kitabını kaleme alarak  yayınlamıştı.  Eser  Bahaettin  Karakoç'un hayatı,  sanatı  ve  edebi  kişiliği  bakımından mükemmel  bir  çalışma  idi. Tekrara  kaçmamak adına ben konuyu farklı bir açıdan alacak, Üstad'ın Dolunay  serüvenini  her  bir  boyutu  ile  dile getirecektim.

Ve öyle de yaptım.

Eseri  üç  ana  bölüm  halinde  tasarladım.  İlk bölüm  Dolunay  Dergisi'ne  ayrıldı.  Dolunay isminin doğuşu ve ilk sayının heyecanı, Dolunay'a gönül verenler ve Dolunay'a katkı sağlayanlar bu bölümde yer aldı.

Dolunay Dergisi birinci sayıdan otuzyedinci sayıya kadar tek tek ele alınarak anlatıldı. Son sayı olan otuzyedinci sayıdan sonra yayınlanan özel amaçlı iki Dolunay bülteni de yine bu bölümde zikredilerek değerlendirildi.

Aslında Bahaettin Abi'nin “DOLUNAY bir sanat  okulu,  bir  aşk  dergahı,  bir  iman yoğunlaşması, bir umut ışığı, bir sevgi harmanı bir gönül havuzu, bir güzellikler kılavuzu olmak için yola çıkmıştır.” diye özetlenen sözlerinin üzerine bizim söyleyecek bir sözümüz de kalmıyordu.

Eserin ikinci bölümü Dolunay Yayınları'na ayrılmıştı. Dolunay Yayınları da tıpkı Dolunay Dergisi gibi 1986'da yayın hayatına girmiş ve ilk olarak  da  “Bir  Çift  Beyaz  Kartal”ı  okurla buluşturmuştu.

“Bir  Çift  Beyaz  Kartal”  Üstad  Bahaettin Karakoç'un sekizinci eseri olarak okurla buluştuğu ilk  günden  itibaren  büyük  bir  ilgi  gördü.  Eser hakkında yetkin bir çok kişi değerlendirmelerde bulunurken Türkiye Yazarlar Birliği de eseri yılın şiir kitabı olarak ödüllendirdi. “Bir Çift Beyaz Kartal”ın  ardından  Hasan  Latif  Sarıyüce'nin “Anadolu Efsaneleri”, Mehmet Narlı'nın “Çiçekler Satılmasın”ı, Aysen Akdemir'in “Vurgun Yürekler Adına”sı, yine Bahaettin Karakoç'un “Menzil”i, Mustafa Pınarbaşı'nın “Orada Çiçeksin Sen”i, Arif Ay'ın  Görkemli  Denge”si,  Sıddık  Özer'in “Vuslat”ı, Oğuz Paköz'ün “Kılgı” ve “Var Varan”ı, Ertuğrul Karakoç'un “Turnama Ağıt Yakamam”ı, İnci  Okumuş'un  “Düğün  Gönüle  Kurulur”u, Mustafa Okumuş'un “Mavi Beklentiler”i, Şevket Bulut'un  “Sınırdaki Tarla”,  “Yıkık  Minarı”  ve “Baharı Göremeyen Çocuklar”ı ve daha niceleri ard arda yayınlandı.

1986'dan  2006'ya  kadar  46  eserin  yayınını gerçekleştiren Dolunay Yayınları, yayınladığı ölümsüz eserlerle edebiyat dünyasında seçkin bir yer  edindi.  Üstad  kendi  ifadesi  ile;  “bulanık pınarları durultmaya, Anadolu'yu yeniden diriltmeye, helal sofralar donatıp bir meydanda harman  olmaya”  ahdetmişti.  Bu  ahdin gerçekleşmesi için bir taraftan Dolunay Dergisi, diğer taraftan Dolunay Yayınları ile iki cephede birden mücadelesini verirken 1997'de Dolunay Şiir

Şöleni ile de yepyeni bir cephe açtı.

“Yeni sözler söylemeye yükümlü genç şair ve yazarları ortaya çıkarmak ve onların elinden dostça tutmak” amacı ile her iki koldan yayın hayatını sürdüren  Dolunay'ın  yeni,  hem  de  yepyeni  bir aksiyonu  olarak  hayat  buldu  Dolunay  Şiir Şölenleri. Hem hikmetli söz ustası ozanları, hem de şairleri  aynı  platformda  buluşturan  Bahaettin Karakoç  Üstad,  23  Nisan  1997'de  ilk  şöleni gerçekleştirdi.  Kahramanmaraş  Sabancı  Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinlik dolayısı ile salon tıklım tıklım doldurulmuştu.

Okuntulu 27 şairin alfabetik sıra ile kürsüye çıkıp şiirini okuyarak inmesi ve akabinde Bayram Bilge Toker'in müzik şöleni izleyicilerini çocuklar gibi sevindirmişti 1997 yılı 23 Nisanında…

Dolunay Şiir Şöleni'nin ikincisi bir 12 Şubat kutlamasının ardından 1988 yılı 13 Şubat günü gerçekleştirildi.

Dede Korkut'tan uyarlanan ve “Allah, Allah, Bismillah! Allah, Allah demeyince işler düzelmez, kadir Allah vermeyince er, zenginleşmez” mısraları ile başlayan Dolunay Şiir Şöleni Duası yürekleri hop oturtup hop kaldırdı.

Üçüncü, dördüncü derken Dolunay adına tamı tamına 17 şiir şöleni gerçekleştirilmiş, şiir şölenleri tüm bir yurdu sarıp sarmalamış ve işte onsekizinci şiir şöleninin de eşiğine gelinilmişti.

Gelinen bu eşikte biraz durmak ve yapılanları kayıt altına almak gerekiyordu ki bu da Allah'ın izni ile bize nasip oldu.

Ve işte böylece “Şiirin Başkenti Kahramanmaraş'ta Dolunay Esintisi ve Bahaettin Karakoç” kitabı doğdu.

Eser bu üç ana bölümün ardından “Kim Ne Dedi”  başlığı  altında  yeni  bir  bölüme  daha sayfalarını  açtı.  Bu  bölümde  Dolunay  Şiir Şölenleri ile ilgili olarak; Ali Şeyh Özdemir'in, Bestami Yazgan'ın, İnci Okumuş'un, Metin Önal Mengüşoğlu'nun,  Mustafa  Okumuş'un,  Nusret Şan'ın, Ramazan Avcı'nın, Sıddık Elbistanlı'nın, Sıddık Özer'in, Tacettin Şimşek'in, Yasin Mortaş'ın ve Yaşar Bayar'ın görüşlerine yer verildi.

Albüm bölümünde ise Üstad'ın fotoğrafları ve kitap kapakları yer almıştı.

Ve en önemlisi eser için kendisinin hasta haliyle kaleme aldığı takdim yazısı oldu. Ve o bir sayfalık takdim yazısını da; “Serdar Yakar'a” diye yazıp imzalaması…

Aynen aktarıyorum:

… “DOLUNAY ESİNTİSİ VE BAHAETTİN KARAKOÇ”  ESTRUMANINA EŞLİK  EDEN KARAKOÇ, SONRASINI ANLATIYOR:

Dolunay  uğruna,  uygarca  ne  mücadeleler verdiğimi bu kitapçıkta, yazar Serdar Yakar imzasından okuyacaksınız.

85  yaşındayım,  yakında  bir  beyin  ameliyatı geçirdim. Rabbim şifa ihsan etti, ayaktayım artık…

Dolunay sevdası, ilk günlerde olduğu gibi hiç inmiyor,  hiç  çekilip  gitmiyor  başımdan  ve gönlümden, belki de beni yaşatan bu sevdadır.

Hala genç şair adayları, Dolunay çeşmesinden bir  bardak  su  içmiş  olan  şairler  benim yanımdadırlar.

Söz çok ama bahçelerde dut ağacı, sanayide sarı teller oldukça saz bitmez; beyinde sancı, yürekte çile bitmedikçe söz bitmez. Zaten kitaptaki fikirler benim, ben anlatmışım bunları ve sevgili Serdar Yakar güzel bir biçimde dizayn etmiştir.”

Ve işte bir eser daha böylece doğdu. Nezih İnsan Yasin Mortaş'ın yakaladığı bir resim karesi ile bütünleşti ve 18. Dolunay Şiir Şöleni'ne katılan şiir dostlarına çam sakızı çoban armağanı bir hediye olarak sunuldu…

 

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kahramanmaraş’ta polisin ölümüne sebep olan sürücü serbest!
Kahramanmaraş’ta polisin ölümüne sebep olan sürücü serbest!
İngiltere Başbakanı Boris Johnson Hastaneye Kaldırıldı
İngiltere Başbakanı Boris Johnson Hastaneye Kaldırıldı