Reklam
Kahramanmaraş Ağzının Genel Özellikleri

Kahramanmaraş Ağzının Genel Özellikleri

Doğduğumuz ve içinde yaşadığımız çevrenin sosyal ve kültürel hayatı, tarihsel süreci ve doğa koşulları zihnimize, gönlümüze ve dilimize etki eder. Bu nedenle duygu, düşünce, davranış ve konuşmamız çevre özelliklerine göre biçimlenir. Ağızların oluşmasında da en önemli etken bu çevre özelliğidir.

20 Eylül 2018 - 14:42

Doğduğumuz ve içinde yaşadığımız çevrenin sosyal ve kültürel hayatı, tarihsel süreci ve doğa koşulları zihnimize, gönlümüze ve dilimize etki eder. Bu nedenle duygu, düşünce, davranış ve konuşmamız çevre özelliklerine göre biçimlenir. Ağızların oluşmasında da en önemli etken bu çevre özelliğidir.

Bir dilin ya da dilin bir şivesinin sınırları içindeki belli bölgelerde, belli topluluklar tarafından konuşulan, bağlı olduğu yazı dilinden ses ve söyleyiş seviyesinde farklılık gösteren konuşma biçimine “ağız” denir. Ağızlar, unutulmaya yüz tutan kelimeleri ve bu kelimelerin taşıdıkları kültürü muhafaza ederler. Mensubu olduğu dilin tarihî geçmişini aydınlatır ve o dile zenginlik katarlar.

Kahramanmaraş yöresi de Anadolu’nun birçok yöresi gibi ağız özellikleri bakımından oldukça zengindir.

Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde Maraş halkının dili hakkında bilgi verirken “Kelimâtları lisân-ı Türkî’dir ve Maraş’ın ekseriya halkı Türkmân’dır” ifadesini kullanır (Evliya Çelebi, 2005:175).

Kahramanmaraş ve yöresinde 1337-1522 yılları arasında hüküm süren Dulkadiroğlu Devleti’ni oluşturan halkın Oğuzların Bayat, Avşar ve Beğdili boyları olduğu göz önünde bulundurularak Kahramanmaraş’ın, kökü tarihin derinliklerine dayanan kadim bir Türkmen yurdu olduğunu söyleyebiliriz. XVI. yüzyıl ve sonrasında yörede Bayındır, Çepni, Avşar, Kınık-Kuzu, Ağaç-eriler, Karkınlar, Kızıklar, Peçenekler, Yazırlar, Yıvalar gibi çok çeşitli boy ve aşiretlerin izlerine ve isimlerine rastlanmış; Kahramanmaraş yöresi ağzının oluşumu ve gelişiminde bu boyların büyük etkisi olmuştur. (Erdem, 2012:162).

Kahramanmaraş’ta Kurtuluş Savaşı öncesinde Maarif Müdürlüğü yapan, Türk Dil Kurumunda da önemli görevlerde bulunan Besim Atalay (1882-1965) “Maraş Tarihi ve Coğrafyası” adlı eserinde Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya aşiretler hâlinde geldiklerini, Anadolu’ya yerleştikten sonra bu aşiretlerin kaynaşarak, karışarak birlik hâline gelemediklerini ve ortaya muhtelif şivelerin (ağız) çıktığını, Maraş ağzının diğer ağızlar arasında özel bir yere sahip olduğunu belirtiyor ve Maraş ağzının ayırt edici özelliklerinden birinin duyulan geçmiş zaman ekinin bulunmaması olduğunu ifade ediyor (Atalay, 2008:128).

Ağız Çalışmalarında Kahramanmaraş Ağzı

Türkiye Türkçesi, konuşulan ağızlar bakımından Anadolu ve Rumeli ağız bölgeleri olmak üzere iki bölgeye ayrılmaktadır. Anadolu ağız bölgesi; doğu, kuzeydoğu ve batı grubu olarak üç ana gruba, her grup da kendi içinde alt gruplara ayrılmaktadır. Kahramanmaraş ağzı Leyla Karahan’ın yaptığı sınıflandırmaya göre batı grubu ağızları içinde ve VII. alt grupta yer almaktadır. Bu grupta Kahramanmaraş’ın yanısıra Tarsus (İçel), Ereğli, Konya merkez ilçesinin bazı yöreleri, Adana, Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Darende, Akçadağ, Doğanşehir (Malatya), Bilecik, Halfeti (Urfa) ağızları da bulunmaktadır (Karahan, 2011: 117).

Kahramanmaraş merkez ilçesiyle diğer ilçeler arasında ağız özellikleri bakımından coğrafî yapı ve uzaklık nedeniyle küçük de olsa farklılıklar görülür. Ağız özellikleri açısından birbirine en yakın ilçeler Elbistan ve Afşin’dir. Afşin kelimeleri Göksun kelimeleriyle de büyük benzerlikler göstermektedir (Erdem, 2010).

Kahramanmaraş Ağzının Genel Özellikleri

Biz ilçeler arasındaki farklılıklardan kaynaklanan ayrıntılar üzerinde durmadan Kahramanmaraş’ta nüfus bakımından geniş bir kesimin konuştuğu Kahramanmaraş merkezi ağzını esas alarak bu ağzın belirleyici ve farklılık gösteren özelliklerini Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi ve Kelime Hazinesi başlıkları altında sunacağız.

A- Ses Bilgisi Özellikleri

Maraş ağzı, Türkçenin ses özelliklerine en uygun ağızların başında gelir. Her şeyden önce büyük ve küçük ünlü uyumu sağlamdır. Gerek ünlü uyumları, gerekse sert ünsüzlerin tarihî süreç içerisinde yumuşak ünsüze dönüşmesi kuralı Maraş ağzında tavizsiz uygulanır. Maraş ağzının ses bilgisi bakımından yazı dilinden ve diğer ağızlardan farklılık gösteren başlıca özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

a) Ünlülerle ilgili özellikler

1: Kahramanmaraş ağzında yabancı dillerden alıntı kelimelerdeki ünlüler Türkçenin ses özelliğine uygun olarak değişime uğrar:

ti:reki  < tiryaki,

tene < tane,

esger < asker,

mezer < mezar,

ma:danız < maydanoz,

ırahmatlık < rahmetlik,

Gö:sün < Göksun,

mezerlig < mezarlık,

barabar < beraber,

ihtiyeci < ihtiyacı,

maraġ < merak,

habar < haber,

motur< motor,

doktur < doktor,

ezen < ezan,

ecele < acele

2: Düzlük-yuvarlaklık uyumu: Kahramanmaraş ağzında, yazı diline göre oldukça ileri durumdadır. Bu uyumun, düz ünlülerden sonra düz ünlüler gelmesi şekli, Kahramanmaraş merkez ağzında oldukça yaygındır. Dudak ünsüzlerinin etkisiyle ilk heceden sonra gelen hecelerde görülen ve Türkçe ses uyumuna aykırı olarak yuvarlaklaşan ünlüler, Kahramanmaraş ağzında Türkçenin ses uyumuna uygun olarak düzleşir:

 

ya:mır < yağmur,

yavrım < yavrum,

pambıġ < pamuk,

hatın < hatun,

avıç < avuç,

yavız < yavuz,

çamır < çamur,

hamır < hamur

3: Şimdiki zaman eki olarak Kahramanmaraş merkez ve köylerinde –yor yerine -i: uzun ünlüsü söylenir.

mıgdar geli < Muhtar geliyor,

türkü söyli < türkü söylüyor,

gapıya vuri < kapıya vuruyor

4: Şimdiki zamanın olumsuzu kullanılırken olumsuzluk ekinin ünlüsü darlaşır ve şimdiki zaman eki olan –i ile birleşerek uzun okunur:

bilmi:dig < bilmiyorduk,

söylemi:m < söylemiyorum

5: Fakat, şimdiki zaman olarak kullanılan –i ünlüsünün kullanılması ünlü uyumunun bozulmasına da neden olmaktadır:

ġonuşi:k < konuşuyoruz,

yati:ler < yatıyorlar

Not: Kahramanmaraş’ın ilçe ağızlarında şimdiki zaman eki olarak -yo, -yö, -iy, -iür, -i:r, -ya, -yı, -yır’lı şekillerin de kullanıldığı görülmektedir.

6: -ken ekinin de büyük ünlü uyumuna uydurulduğu görülür:

yaşında:hana < yaşındayken,

çıharhana < çıkarken

7: Maraş ağzında ünlüler arasında önlük-artlık uyumunun bozulduğu kelimeler de bir hayli fazladır. Bu uyum kelime ve ek arasında oluşmaktadır:

oynici:dim < oynayacaktım,

uyyi:ci < uyuyacak

8: Olumsuzluk eki –me’nin eklenmesi sırasında önlük-artlık uyumunun bozulduğu görülmektedir.

Ayrılmiye < ayrılmaya,

yapmiyecek < yapmayacak,

çalışmi:k < çalışmıyoruz,

a:nami:< anlamıyor

9: Kahramanmaraş ağzında /y/ ünsüzünün daraltıcı etkisiyle düzlük-yuvarlaklık uyumuna aykırı kullanımlar oldukça fazladır:

buriye < buraya,

oynamiye < oynamaya,

gonuşmiye < konuşmaya,

oriye < oraya,

köşiye < köşeye

10: Kahramanmaraş ağzında /ğ/, /h/, /k/, /l/, /n/, /r/, /v/, /y/ ünsüzlerinin düşmesi ya da iki ünlü arasında erimesi sonucunda uzun ünlüler ortaya çıkmaktadır. Ünsüzler düşerken kendilerinden sonraki ünlüyü uzatmaktadır:

a:nadım < anladım,

gö:nü < gönlü,

o:lan < oğlan,

a:şama < akşama,

ma:danız < maydanoz,

ya:lama < yağlama,

a:sig < eksik,

so:ra < sonra,

di: < diye,

pari: < parayı,

salü:nü < salı günü,

ellu:ruş < elli kuruş,

aya:mıñ < ayağımın,

yo:sa < yoksa,

aldı:nı < aldığını,

a:r < ağır,

so:du < soğudu,

gücco:lan < küçük oğlan,

dile: sa:lık < diline sağlık

11: Uzun ünlülerin bir kısmı iki ünlünün kaynaşmasıyla ortaya çıkmaktadır:

 

no:luñ < ne olursun,

Abdullu:sda < Abdullah Usta,

dero:tu < dere otu

12: Soru ekinin yerine yapılan kip vurgusu da kelime sonunda uzun ünlülerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır:

yi:ci:? < yiyecek misin,

alıcı:? < alacak mısın,

gördü:? < gördün mü

13: Kahramanmaraş ağzında “ki” aitlik ekinden önceki –da, –de ekinin ünlüsü uzun telaffuz edilmektedir

yolda:ki < yoldaki,

melmekedde:ki < memleketteki,

şonda:ki < şundaki

14: Türkçede iki ünlünün yan yana bulunmamasına rağmen Kahramanmaraş ağzında ses düşmesi (erimesi) ve bazı sızıcı ünsüzlerin aşınması sonucu iki ünlünün yan yana geldiği görülür:

Burie < buraya,

ohiüg < okuyoruz,

youmuş < yok imiş,

ötie < öteye,

dial < değil,

oynien < oynayan,

ikiün < iki gün,

salıünü < salı günü,

aralıa < aralığa

15: Kahramanmaraş ağzında ek (cevher) fiilin geniş zaman ve hikâye çekiminde, bulunma hâl ekindeki a/e ünlüsünde daralma meydana gelir.

Odamdiyem < odamdayım,

okuldiyedim < okuldaydım,

burdiyem < buradayım,

bahçediyedik < bahçedeydik

16: /i/ ünlüsünün kapalı /ė/’ye dönüşmesi yöre ağzında sıkça görülen bir durumdur:

ėndi < indi,

gėtdi< gitti,

ėyilik < iyilik,

ėşitdim < işittim

b) Ünsüzlerle ilgili özellikler

1: k>g, k>ġ, t>d değişmesine dayanan ünsüz yumuşaması sıkça görülür:

ġalın < kalın ,

asgı < askı,

gız < kız,

yemegden < yemekten,

gıyma < kıyma,

gişi < kişi,

göynek < köynek,

dırnak < tırnak,

daş < taş,

depinmek < tepinmek,

daban < taban,

dartı < tartı,

dudgal < tutkal,

davşan < tavşan,

dezze < teyze,

duddum < tuttum,

eşgi < ekşi,

esgi < eski,

çalışgan < çalışkan,

gar < kar

2: Kahramanmaraş ağzında kelime içinde art damak ünsüzü /k/’nin, /h/’ye dönüşmesi olayına sıkça rastlanır:

arhadaş < arkadaş,

yohuş < yokuş,

yahışıġlı < yakışıklı,

dıhılmak < dıkılmak,

ahıtmak < akıtmak,

çarhıt < çarkıt,

çıhın < çıkın,

vahıddan < vakitten,

bahım < bakayım

3: /g/, /ġ/ ünsüzleri iki ünlü arasında erir. Hece kaynaşmalarında bu ünsüzlerin düştüğü görülür:

barda: ver < bardağı ver,

aya:ñı uzat < ayağını uzat,

anaca:zımı < anneceğizimi,

a:r < ağır,

be:ndi:? < beğendin mi?

4: Türkçenin aslî seslerinden olan genizsi damak /ñ/ ünsüzü, çoğu Anadolu ağızlarında olduğu gibi Kahramanmaraş ağzında da korunmaktadır. İlgi durum ekindeki /n/, ikinci tekil şahıs iyelik eki +n, ikinci tekil şahıs eki –n ve ikinci çoğul şahıs ekindeki /n/ ünsüzleri damak ñ ünsüzü olarak söylenir.

onuñ < onun,

kitabıñ < kitabın,

Ali’niñ < Ali’nin;

suyuñ < suyun,

o:luñ < oğlun;

geldiñ < geldin,

söylediñ < söyledin;

geldi:z < geldiñiz,

yürüdüñüz < yürüdünüz

5: Kelime içinde /k/, /d/, /c/, /z/, /ş/, /s/, /l/, /r/ ünsüzleri iki ünlü arasında ikizleşir. Bu durum Kahramanmaraş ağzında sıkça görülür:

çegge < çekirge,

döşşek < döşek,

başşak < başak,

fişşek < fişek,

culluk < culuk (hindi),

çellik < çelik,

güccüg < küçük

6: Ünsüz düşmeleri Kahramanmaraş ağzında sık görülen bir ses olayıdır ve özellikle iç ya da son seste bulunan /f/, /ğ/, /h/, /l/, /r/, /v/, /k/, /n/, /t/, /y/ ünsüzlerinde görülür:

ö:kelenmek < öfkelenmek,

Memmet < Mehmet,

o:lag < oğlak,

Abdulla < Abdullah,

boşaddım < boşalttım,

so:ra < sonra,

deşirdi < devşirdi,

yalı:z < yalnız,

rasgele < rast gele,

bu:day < buğday,

ġosam < koysam

7: Kahramanmaraş ağzında oldukça yaygın olan hece kaynaşması olayı, yalın ya da eklerle genişletilmiş kelimelerdeki /g/, /ğ/, /k/, /y/, /v/, /h/, /ñ/ gibi ünsüzlerin iki ünlü arasında eriyip kaybolmasıyla oluşur:

ogla:< oklava,

ellu:ruş < elli kuruş,

salü:nü < salı günü,

da:şiñ < değişirsin,

Hüsi:n < Hüseyin,

Sela:ddin < Selahaddin

8: Yöre ağzında, /n/ ünsüzüyle biten bir kelimenin üzerine /l/ ünsüzüyle başlayan bir ek geldiği zaman /l/ ünsüzü /n/’ye dönüşmektedir:

Onnar < onlar,

bir zamannar < bir zamannar,

şunnarıñ < şunların,

annaşamadılar < anlaşamadılar,

günnük < günlük,

gelinnik < gelinlik,

donnuk < donluk

9: Yöre ağzında ünsüzler arasındaki göçüşmelere sıkça rastlanır:

Melmeket < memleket,

zellet < lezzet,

ireli < ileri,

baldırcan < patlıcan,

cılbak < çıplak,

eşgili < ekşili,

samırsak < sarımsak

10: Yazı dilindeki sert ünsüzle biten kelimenin üzerine sert ünsüzle başlayan ek gelir (benzeşme) kuralı Kahramanmaraş ağzında pek uygulanmaz:

çalışdırır < çalıştırır,

sınıfdan < sınıftan,

isdedi < istedi,

sabahcı < sabahçı

11: Kahramanmaraş ağzında sonu /r/ ünsüzü ile biten bir kelimenin üzerine /l/ ünsüzüyle başlayan bir ek geldiği zaman /r/ ünsüzü /l/ ünsüzüne dönüşmektedir.

Vėriller < verirler,

gėdeller < giderler,

esgelligde < askerlikte,

beklellerdi < beklerlerdi,

gėlillerse < gelirlerse,

toplanıllar < toplanırlar

B- Şekil Bilgisi Özellikleri

a) Fiillerin şekil ve zaman ekleri

Kahramanmaraş ağzının zaman, şekil ve şahıs ekleri bakımından farklılık arz eden özellikleri vardır. Bunların başlıcaları aşağıdaki gibidir:

Okumanızı Tavsiye Ediyoruz !  Maraş Şehrinin Bilinen İlk İsmi (Antiochia Ad Taurum)

1: Kahramanmaraş (merkez) ağzında şimdiki zaman eki –i:’dir.

Ne di:? < Ne diyor?,

Gonuşi < Konuşuyor

Kahramanmaraş’ın bazı ilçelerinde şimdiki zaman eki olarak, -yo, -iü, -iür, -yö:, -yir biçiminde söyleyişe de rastlanmaktadır.

2:Gelecek zaman eki olarak yaygın bir şekilde –ıcı, -ici kullanılmaktadır:

no:tucum < Ne yapacağım?,

gelicig < geleceğiz,

sorucuñ < soracaksın

3: Öğrenilen geçmiş zaman eki olarak -mıs, -mis, -mus, -müs, -ıg, -ig, -ug, -üg ekleri kullanılmaktadır:

ö:renigsin < öğrenmişsin,

yapıgsıñ < yapmışsın,

küsmüssüñ veya küsügsüñ < küsmüşsün

4: İkinci tekil şahıs ekindeki /n/ ünsüzü, damak /ñ/’si olarak telaffuz edilir:

terli:gsiñ < terlemişsin,

üşümüssüñ (veya üşi:gsiñ) < üşümüşsün

5: Birinci çoğul şahıs eki olarak –ız, -iz, -uz, -üz yerine –g, -ıg, -ig, -ug, -üg ekleri kullanılır.

çalışıcıg < çalışacağız,

oyni:g beklerig < bekleriz,

silmişig < silmişiz

6: İkinci çoğul şahıs görevini üstlenen –sınız, -siniz, -sunuz, -sünüz eki, Kahramanmaraş ağzında /n/ sesinin düşmesiyle -sı:z, -si:z, -su:z, -sü:z, -sa:z, -se:z biçimine dönüşür.

gelmissi:z < gelmişsiniz,

getmisi:z < gitmiyorsunuz,

alsa:z < alsanız

7: Kahramanmaraş ağzında fiillerin birleşik çekimleri ise şöyledir:

Hikâye birleşik zaman:

satdi:di < sattıydı

satıgdı < satmıştı

sati:di < satıyordu

satıci:dig < satacaktık

satallarıdı < satarlardı

satsiyedim < satsaydım

satiediñ < sataydın

satmali:diñ < satmalıydın

Rivayet birleşik zaman:

ġonuşi:miş < konuşuyormuş

ġonuşuglarımış < konuşmuşlarmış

ġonoşuci:missig < konuşacakmışız

ġonuşullarıdı < konuşurlardı

ġonuşsiyemissiñ < konuşsaymışsın

ġonuşiyemiş < konuşaymış

ġonuşmali:miş < konuşmalıymış

8: Soru eki: Kahramanmaraş ağzında soru anlamı genellikle vurgu yoluyla sağlanır. Soru edatı olan “mı, mi, mu, mü” pek az kullanılır. Soru cümlelerinde son seste vurgulu söylenen uzun ünlü, soru sorma görevi görmektedir.

gördü:? < gördün mü?

Anañgile de uradı:? < Annengile de uğradın mı?

Aldı:? < Aldın mı?

Soru edatı mı, mi, mu, mü’nün genellikle ismin soru şeklini ifade ederken kullanıldığı görülür:

Köye mi gedi:ñ?

Bu gızıñ adı Anşa mı?

9: Bu, şu, o işaret zamirleri, edat grubu oluştururken genellikle “-nın, -nin, -nun-, nün” ilgi ekini almaz:

bua:dar < bunun kadar

oa:dar < onun kadar

onü:çün < onun için

şua:dar < şu kadar

10: Kahramanmaraş ağzında no:t- soru kelimesi yöreye mahsus bir özellik gösterir. Bu fiilin “ne” soru zamiri ile “et-” veya “yap-” anlamına gelen fiilin kaynaşmasıyla oluşması muhtemeldir.

No:tiñ ede? < Ne yapıyorsun ede?

No:ddu:z? < Ne yaptınız?

No:tucug? < Ne yapacağız?

bo:n no:tag? < Bugün ne yapalım?

11: -ken eki Kahramanmaraş ağzında genellikle ünlü uyumuna uyumludur ve üzerine /e/ veya /a/ ünlüsünü alır:

İş dutarkana,

yeme:ñi yėrkene,

asbabını gėyerkene

12: Yazı dilindeki –ınca/-unca eki, Maraş ağzında –ıncı/uncu veya -ışın/-uşun şeklinde söylenir:

Eve gelinci söylerim.

İşden çıhıncı do:ru eve gėddig.

Sohagda görüşün taniyemedim.

Eve gelişin su istedi.

13: –arak, –erek zarf fiil ekinin, –aragdan, –eregden şekliyle de kullanıldığı görülmektedir.

goşaragdan < koşarak,

güleregden < gülerek

14: Kahramanmaraş ağzı zaman, şekil ve şahıs ekleriyle çekimlenmiş fiilleri aşağıdaki tabloda özet olarak verilmiştir:

b) İsim Çekim Ekleri

İsim çekim ekleri içerisinde Kahramanmaraş ağzına has bazı özellikler de şunlardır:

1: Ekleştiğinde vasıta eki adını alan “ile” çekim edatı, Kahramanmaraş ağzında ünlü ile biten isimlere –ynen/ -ynan; ünsüzle biten isimlere +InAn, +UnAn, şeklinde eklenir.

 

kitabınan < Kitapla,

sepetinen < sepetle,

suyunan < suyla,

hoci:nen < hocayla,

sütünen < sütle,

elimizinen < elimizle

2: /k/ ünsüzüyle sonlanan isimlere -(y)nan eki getirildiğinde son sesteki /k/ ünsüzü düşer ve önündeki ünlüyü uzatarak “–nan” şeklinde kelimeye eklenir:

aya:nan < ayakla,

gaşı:nan < kaşıkla

3: Eşitlik hâli eki olan –ce/ -ca ekinden sonra +na/ +ne sesleri getirilir:

eyicene < iyice,

gözelcene < güzelce

4: İsimlere yönelme ekinden sonra gelerek mekânda ve zamanda sınırlama gösteren, Türkiye dışı yazı dillerinde devam eden, bazı Anadolu ağızlarında da görülen, Türkiye Türkçesinde yerini +A kadar, +A dek edatlarına bırakmış olan +ça/+çe sınırlandırma eki Kahramanmaraş ağzında da görülür.

akşamaça < akşama kadar,

oriyeçe < oraya kadar,

geleneçe < gelene dek

5: Bölgemiz ağzında +ki aitlik eki erimekte ve vurgu bir önceki heceye atılmaktadır:

seni: geli: < seninki geliyor,

evde:ni getir < evdekini getir

6: “gibi” edatı, kendinden önce gelen ve ünlüyle biten isimle kaynaşarak +:mI şekline dönüşür:

goyun sürüsü:mü < koyun sürüsü gibi

soytarı:mı < soytarı gibi

Kahramanmaraş Ağzı Örnek Metin

Aşağıda ağızdan derlenmiş olan metin, Kahramanmaraş merkez ağzı hakkında fikir vermektedir:

“Babañ da işde gece mektebine gėtmiş. Beşden çıgmış. Babası youmuş. Günüz çalışır ımış düvende. Gece mektebe gėder imiş. O odacıla: da ben yazdıddırdım gendini. Gunduracılıgdan çıgdı. Biyere giremi:. Şor isti:si:z, verim. İşde eyi bir şor. Gunduracılıgdan çıgdı. Burie geldi. Dedi kine, hatıngişi ben no:tim dedi. Hökümete geddim, dedi. Odacılıg edicim dedi. Gıg tene adam var dedi. Gıg tene adam mı var, dedim. Ha: dedi. Benim dedim, bir sürü çorum çocu:m var, dedim. Bunarın rızgını Cena:balla ordan verici dedim. Beni almadılar, dedi. Seni almadılar ısa dedim, Cena:balla: yalvarırsam dedim, alıllar dedim. Nasıl ediciñ, yalvarıcıñ, dedi. Gece kaharım, dedim, haced namazı gılarım dedim, yalvarrım dedim.

Merhamedsize merhamet ver, imansıza iman ver, yogsullara varlık ver Ya: Rabbi. Bize de yogdan va:reyle, merhamedli gullarına mahtec ed di: yalvarrım dedim. Ulan dedi, bu hatıngişi saf dedi. Bahele dedi. Seniñ yalvarma:nan goca hökümet dedi, adamı, beni alır mı dedi. Alır dedim. Hemi de dedim, kitab al ohu deller sa: dedim. E: kitab alacag param yog dedi. Kitap alacag parañ youusa dedim, şurda Zahare bacı var, gomşumuz, dedim. Ondan para alırım dedim, sa: verrim dedim. Gėdeñ dedim, bir arzıhal veriñ dedim. Ohumadım amma deli dialım daha, aglım başımda. Arzıhalcie arzıhal veriñ, dedim. Sütçi:mamıñ ouli:m. Sermiem yog ki düven açam. Eliñ işcisi:dim. Bir gafla çocug var başımda, beş altı tene. Bunnarı besliemiüm. Beni odacıla: alıcı:z, di: dedim.” (Kılıç, 2008:112)

Lügatçemiz

Ağız destanı diyebileceğimiz, bir yöreye ait ağızdan derlenen kelimelerle yazılan şiirlerin en başarılısı Hayati Vasfi Taşyürek’in “Lügatçemiz” adlı şiiridir.

Okumanızı Tavsiye Ediyoruz !  Aile

Yemeniye (kelik), yoğurda (katık)

Bulgur pilavına (aş) derler bizde

Genç horoza (celfin), pilice (ferik)

Kümese yollarken (kişş) derler bizde.

 

Büyük satır (bakraş), küçükse (sitil)

Kerpiç duvardaki hatıla (katil)

Tohumlara (bider), fidana (çitil)

Büyük leğenlere (teş) derler bizde.

 

Kocamana (iri), ibriğe (güğüm)

Dünür (isteyici), ilmekse (tüğüm)

Rüşvete (bartıl) der, şiire (deyim)

Rüya âlemine (düş) derler bizde.

 

Mirascıya (hısım), taksime (paylaş)

Huysuzlara (vetsiz), akrana (taydaş)

Hanıma (küldöken), flörte (oynaş)

Mendil sallamazlar (hişş) derler bizde

 

Az önce (debiyak), demine (bayak)

Kurnazlara (koddoş), kibara (kıyak)

Çukur taşa (gağlık), dağlara (koyak)

Yaz bahar eyyamı hoş derler bizde.

 

Bir dakika (biti), döven ise (gem)

Kız kardeşe bacım, ağabey (edem)

Güzel olmuşa (peh), ilaçlara (em)

Su veren toprağa (leş) derler bizde.

 

Vereme (inceağrı) öksürüğe (çor)

Merdivene (süllüm) konuşmaya (şor)

Meyilliye (yörep), acemiye (tor)

Bir kısım peynire (keş) derler bizde

 

Âşık (deyişetçi), buyur ise (ne)

Peki demek için kısa yoldur (he)

Kenarı oyalı baş örtüsüne

Bazan (bürük) bazan (şeş) derler bizde

 

İhtimal (ellâham) hatırla (taman)

Biberli salçanın lakabı (çaman)

Gömlek için (yelek) külota (tuman)

Söyledikçe VASFİ çoş derler bizde

(Avcı, 2008:150)

Kahramanmaraş Ağzının Kelime Haznesi

Yazı dilimizde kullanılmayan pek çok kelimeyi ağız dilinde kullanmak suretiyle dilimizi koruyan Kahramanmaraş ağzı, kelime zenginliği yönünden de dikkat çekmektedir. Kahramanmaraş ağzında saf Türkçenin yanı sıra özellikle Suriye’ye yakınlığı dolayısıyla Arapça ve Acemceden geçmiş kelimeler de görülür: malamat (melamat), peh, arı sili gibi. Aşağıda Kahramanmaraş ağzında kullanılan bazı kelimelere yer verilmiştir:

 

Abba: Bembeyaz

Abo:v: Şaşkınlık ve abartı belirten ünlem.

Accıg: Biraz

Acışmag: Aşırı şekilde üzülmek

Acölüg: Aç gözlü

Aha!: İşaret zamiri. İşte, şurada!

Ahıt: Tatlı kestirmesi, sumak ekşisi

Ali: Hepsi, tamamı

Alleg: İki yüzlü (Özturan, 2009)

Alengirli: Herkesin aklı ermeyen, incelikli, ayrıntılı

Añara: Eğer

Arı sili: Tertemiz

Arıstag: Duvarda ya da dam direkleri arasında küçük şeyler saklamaya uygun, küçük oyuklar.

Arnaç: Karşı, mukabil (Özturan, 2009)

Azezi: Geç yeten, daha çok bastık yapmaya yarayan bir üzüm türü.

Bağvatcı: bağ bakıcısı

Banı: Kış konağı (Özturan, 2009)

Bartıl: Rüşvet

Bastıg: Beze serilen bir şire türü.

Başgaha: Özellikle, kasten

Belieykem: Keşke, Allah vere de.

Belli: Beri

Berilleg: Biraz beride.

Beşirikli: Becerikli

Biti:: Bir miktar, biraz

Biyak: Biraz önce

Boanak: Kısa zamanda yağan şiddetli yağmur, sağanak

Boranı: Haşlanmış pancara sarımsaklı yoğurt vesaire konularak yapılan yemek türü.

Ca::Evin bölmecinde hem bulaşık yıkamaya hem de yıkanmaya yarayan küçük ıslak alan.

Cangama: Gürültü

Calag: Olgunlaşmamış karpuz

Cıfıt: Kötü adam

Cıncık: Sırça, kâse, cam

Cılga: Dar patika yol.

Cımalamak: Tırmalamak

Cibiliyetsiz: Soysuz

Cip: Tadını kaçıracak kadar, aşırı.

Culluk: Hindi

Çalgın: Deli

Çarhıt: Arızalı, eski

Çelet: Çok geveze ve hareketli

Çelig: Ahşaptan yapılmış on bir kilogramlık buğday ölçeği.

Çepel: Bulaşık

Çevlig: Girdap

Çıkla;: Hepsi, tamamıyla, aynı

Çibidig: Alkış

Çiltim: Üzerinde üç-beş tane üzüm hetifi bulunan çok küçük salkım.

Çirpene: Yırtık ve eski ayakkabı (Özturan,2009)

Çinke: Az bir miktar

Çö:dürmek: İşemek

Çörpeşig: Beceriksiz (Özturan, 2009)

Çoğnaş- : Alışmak (Özturan, 2009)

Daz: Kel, çıplak (Özturan, 2009)

Debiyak: Az önce

Dembildek: Darbuka

De:ne- : Bakmak

Devlikü:n: Ertesi gün

Deyişet: Türkü, ağıt

Deyişetci: Deyiş söyleyen, âşık

Deñ ha!: Haydi, acele edin

Dıhıl-: Girmek

Dil: Anahtar

Dingiş: 1.Boynuzları dik çıkan keçi, büyük baş hayvan. 2.Dinç, hareketli, ince, uzun.

Di:ni: Diye

Doğdac: Yeni doğmuş (Özturan, 2009)

Dombalak: Takla

Donnug: Çamaşır yıkama yeri, çamaşırhane

Doymaglı: Kadınların çamaşır yıkarken giydiği bir tür şalvar.

Duldalık: Gölgelik

Dürü: Düğünde akrabalara armağan olarak gönderilen giysiler

Düve: Dişi dana

Düven: Dükkân

Ebcig: Evcik, çocukların oyun için yaptıkları oyuncak ev

Ecer: Yeni

Ede: Ağabey, kardeş

Edik: Ucu sivri ve yukarı kalkık olan ham deriden yapılma bir tür çizme. (Özturan,2009)

Eletmeg: Götürmek, taşımak

El gördülük: Başkalarını düşünerek yapılan iş.

Ellaham: Herhalde, sanırım

Ellig: Eldiven

Engişek: Karışıklık

Em: İlaç

E mi?: Tamam mı.

Eşet: Çok beter, çok kötü (Özturan, 2009)

Ferfellemek: Halsiz düşmek, yaşlanmak

Ferig: Genç keklik

Gabalcı: Götürü alan, kiracı

Gademli: Uğurlu

Galaglı: Katlı

Galan: Bundan sonra, artık

Gallep: Yabanî güvercin

Gane: Kiremit

Gapcıg: Meyve kabuğu

Garman-corman: Dağınık

Gavla: Soyulmak

Gayırcık: Kristal

Ges: 1.Bir ölçüye gelmeyen 2.Hemcinsiyle uyum sağlamayan, uyumsuz

Gıncıf: Cilve

Gızınmak: Isınmak

Gidişmek: Kaşınmak

Girgel: Herkesle sıcak bağ kurabilen, sıcakkanlı

Gişi: Erkek, koca

Göbelek: Mantar

Göçek: Taze, yaş, yeşil

Gö:lük: Yük taşımada kullanılan at

Gön: Deri

Guddug: Sırrını dışa vurmayan (Özturan, 2009)

Günücü: Kıskanç (Özturan, 2009)

Haneg çalmak: Muhabbet etme, karşılıklı konuşma (Özturan, 2009)

Hanifi: Musluk

Harmanda: Çeltik işçisi

He:ri: Lütfen,

Hecil düşürmek: Utandırmak, küçük düşürmek

Hecin gibi: İri yarı (Özturan, 2009)

Heyle?: Nasıl

Hezen: Dam yapımında kiriş olarak kullanılan kalın ağaç

Hopur: Dağda ekin ekmek için ormandan açılan yer

Huğ: Ottan ve kamıştan yapılmış ev (Özturan,2009)

Iğdırıg: Hafif aralık

I:rıblı: Sözü çok inceleyen (Özturan,2009)

İbig: Köşe

İ:deni: İyice

İkircil: İki iş arasında bocalama hâli

İllengeç: Yengeç

İmil imil: Yavaş yavaş (Özturan, 2009)

İpilti: Az bir aydınlık (Özturan, 2009)

İrişgit: Et sucuğu

İsna:n: Pazartesi

İsna:nörtesi: Salı

İşçimen: Çalışkan

İşgillenmek: Kuşkulanmak

İyeşmek: Rekabet etmek

Kele: Seslenme, hitap ifade eden bir ünlem. “Kele bacım, kele edem.!”

Kelermek: Rengi solmak

Kelli: Sonra

Kepir: Bulgur gibi dağılan verimsiz toprak

Kerçetmek: Kinayeli söz söyleyerek alaya almak (Özturan, 2009)

Keskenmek: Biri işi yapar gibi hareket etmek

Kirtig: Sabun parçası

Kişiflemek: Gizlice izlemek

Koçmak: Kucaklamak

Kovarmak: Salıvermek,

Kökcek: Güzel, latif

Köşger: Ayakkabıcı esnafı

Köşüm: Merak, kaygı

Küldöken: Hanım

Küsgüç: Ucu sivri dal parçası ile oynanan oyun

Laglahı: Boş söz

Lödük: Çocukların oyun oynarken diktikleri işaret (Özturan, 2009)

Ma:sırıg: İyi yanmayan kömür

Macca: Sinirleri bozularak hasta olmak

Malamat olmak: Rezil olmak

Marhabaşı: Bir üzüm türü

Mazı: Meşe

Mazman: Kilim, çul dokuyan

Mecik: Oğlak

Merteg: Toprak dam yapımında dikilerek kullanılan ve binayı ayakta ağaç

Mırhız: Cimri

Mırtıg: Güvercin besleyen, uçuran

Nahır: Sığır sürüsü

Namırsiye: Cibinlik

Nedi:?: Niçin

No:tag?: Ne yapalım

No:ti:ñ?: Ne yapıyorsun?

No:tucuñ?: Ne yapacaksın?

Ohi:ci: Okuyucu, düğün davetiyesi dağıtan

Ohuntu: Davetiye

Olgalanmak: Açılmak, yayılmak, (Özturan,2009)

Oma: Kalça,

Ö:sa: Yarı yanmış odun

Otamak: Yapmak, etmek

Öta:çe: Karşı yaka

Öta:n: Geçen gün

Peh: Çok güzel

Pırtmak: Boşanmak, elden kaçmak

Pintişmek: Sataşmak

Puha:rı: Paca

Pus-: Saklanmak

Pürçek: Perçem

Püsük: kedi

Saho: Ceket

Salık: Haber, mektup

Sası: Yiyeceklerin hoşa gitmeyen kokusu

Seyip: Başıboş

Sındı: Makas

Sırım: Paket lastiği

Sıtaralı: Nazı çekilecek kadar hatırlı (Özturan, 2009)

Sifdelemek: Silkelemek

Si:pmek: Aşağı doğru kaymak

Soyha: Ölünün elbiseleri

Sömelek: Yassı

Sülenke: Taşlarla oynanan çocuk oyunu (Özturan, 2009)

Süllüm: Merdiven

Şa:dennig: Bahşiş (Özturan, 2009)

Şaplak: Enseye vurulan sille

Şelek: insanın kaldırabileceği yük,

Şıltak: Manasız gürültü

Şılta:na bo:mak: Yaygara yapmak

Şo: Şu

Şor: Laf, söz

Ta::Öteberi konulmak için duvarlara yapılmış geniş kovuk, raf

Taman: Nasıl ki, çünkü, zira

Tavatır: Abartılı, çok çok

Tavsır: Fotoğraf

Tebelleş olmak: Musallat olmak

Teberig: Hatıra

Teh: Üzüm kurusu

Tırıg: Çok zayıf insan

Toha:Yüzük takısı

Tor: Acemi

Uçcalı:n: Usulca

U:nmak: Ağlarken zor solumak, hareketten kesilir gibi olmak

Usturuplu: Yerinde hareket eden, akıllı

Uyunmak: Birini rahatsız edecek şekilde sürekli sataşmak

Üdürgü: Burgu, matkap

Vedsiz: Huysuz (Özturan, 2009)

Yaz-: Sermek, yaymak. Yatağı yaz

Yazı: Düzlük, ova

Yekinmek: Kalkmak,

Yelpik: Soğuk algınlığı, göğüs darlığı

Yitegden: Yeniden

Yohe:ri?: Gerçekten mi, o kadar da olmaz.

Yörep: Dağların sırtından geçen dar yol

Yuha: İnce

Yumuş: Buyruk, emir

Yüklü: Hamile

Zahar: Zahir

Zavır: Azar, sert söylenen ihtar

Zebellah: İri yarı

Zırpadak: Ansızın (Özturan, 2009)

Kullanılan Çevriyazı İşaretleri

[ė]: Düz, yarı geniş, (e-i arası), ön ünlü bir ses

[ġ]: Patlamalı, ötümlü, arka damak ünsüzü bir ses

[ñ]: Ötümlü, geniz, arka damak ünsüzü bir ses

[a:] a ünlüsünün uzun okunduğunu gösterir

[i:] i ünlüsünün uzun okunduğunu gösterir.

[o:] o ünlüsünün uzun okunduğunu gösterir.

[ö:] ö ünlüsünün uzun okunduğunu gösterir.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ramazan Avcı
    1 ay önce
    Bu bilginin alındığı kaynağı ve yazarını niçin belirtmiyorsunuz? Bu yazının yazarı Ramazan AVCI, Kaynağı Akdeniz'in Altın Kenti Kahramanmaraş, Kahramanmaraş İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Yayınları, 2014, s.372-385 Lütfen ekleyiniz.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Mustela Şampuan Çeşitleri
Mustela Şampuan Çeşitleri
Erkek Sneakers Ayakkabı  Modelleri
Erkek Sneakers Ayakkabı Modelleri