Reklam
Kahramanmaraş’a Kurulacak Yeni HES Doğayı Yok Edecek

Kahramanmaraş'a Kurulacak Yeni HES Doğayı Yok Edecek

Kahramanmaraş’ın Nurhak ilçesine bağlı Umutlu Mahallesi sınırları içerisinde 2’nci HES çalışmaları yürütülüyor.

06 Nisan 2020 - 14:39 - Güncelleme: 06 Nisan 2020 - 14:44

Göksu Nehri’nin çıktığı bu yerde daha önce 1. HES yapılmışken şimdi de 2. HES çalışmaları yürütülmesi ve ÇED aşamasına geçilmesi bölge halkını da rahatsız ediyor.

Maraşanahaber’e gelen şikayetlerin ise ardı arkası kesilmiyor.  Nurhak ve bağlı yerleşim yerleri ile çevre il ve ilçelerin de otlak ve yaylak olarak kullandığı bölge, Nurhak halkı için hayati öneme sahip olduğu belirtiliyor.

İşte bir okuyucumuzun HES için yaptığı çağrı ve serzenişi: “Dere yataklarından akan sular hayvancılık için olmazsa olmaz öneme sahiptir. Dere yatakları hem her mevsim yeşil ve bereketli otları barındırır hem de hayvanların sulanması açısından büyük önem taşımaktadır. Bilindiği üzere Nurhak ve bağlı yerleşim yerlerinin en önemli hatta tek geçim kaynağı hayvancılıktır. Nurhak’ta hayvancılık dışında hiçbir istihdam ve iş alanı yoktur. İlçenin tarım arazisi yok denecek kadar azdır ve olan tarım arazileri de miras yoluyla bölündüğü ve yeterli sulama imkânı olmadığı için kullanılamamaktadır. İlçede hiçbir fabrika, sanayi kuruluşu veya istihdama yönelik yatırım olmadığı için halk sadece hayvancılık yapabilmektedir. Nurhak, bu ağır şartları yüzünden sürekli göç vermekte, halk ekmeğini başka yerlerde aramaktadır. Hal böyleyken bölgenin tek geçim kaynağı olan hayvancılık da HES’ler yüzünden bitme noktasına gelmiştir. 1. HES’in hayvancılığa ve çevreye verdiği zararlar ortada iken, 1. HES inşaatı sırasında doğaya verilen zararlar korkunç boyutlara ulaşmışken şimdi verilen bu zararların ve felaketlerin ikiye katlanması söz konusudur. 2. HES yapılması planlanan bölgede birçok tarihi eserle birlikte subatan, suçıkan(voklüz) ve şelale de yok olacaktır. 2. HES için suyun borulara alınması planlanırken boruların döşeneceği derelerden biri olan Barak Deresi yaklaşık 2000 yıllık tarihi yapıları barındırmaktadır ve boru döşeme sırasında ve sonrasında bu yapıların tamamen yok olması veya çok büyük zararlar görmesi kaçınılmazdır. Sit alanı ilan edilmesi gereken bölgenin bu şekilde tahribata uğratılması tarihi, ekolojik ve turistik kayıptır. Yine suyunun alınması planlanan Ayranpınar Deresi üzerinde bir subatan, bir suçıkan ve küçük ebatlı birçok şelale ve çağlayan varken bu doğal güzellikler de bu HES’ler yüzünden yok olacaktır. Ayrıca kilometrelerce uzanan derelerde yaşayan endemik bitkiler, binlerce yıllık devasa ardıç ve meşe ağaçları ve yine endemik özellikte kırmızı benekli alabalıklar, vaşaklar, su samurları, dağ keçileri vb. birçok canlı da zamanla yok olacaktır. Bölge halkının hayvancılık dışında yer yer mesire alanı olarak da kullandığı bölge, bu HES’ler yüzünde tamamen tahrip olacaktır. Bölge insanının geçimini sağladığı bu coğrafyada yapılması planlanan 2. HES, kamu yararı değil açık ve net bir şekilde büyük bir kamu zararı doğuracaktır. Ayrıca 2. HES’in suyunun alınması düşünülen Ayranpınar Deresi, ağustos ayı gibi kurumakta olup üretimde süreklilik sağlanamayacaktır. Yine suyu alınacak Bulgur Deresi ve Barak Deresi suları da yaz boyunca çok net bir şekilde azalmaktadır ve ancak bölge halkının tarım ve hayvansal ihtiyaçlarına cevap verebilecek miktara düşmektedir.  Durum böyleyken Başta Nurhak ve Çağlayancerit halkı olmak üzere, Pazarcık, Gölbaşı, Elbistan gibi çevre ilçelerdeki hayvancılıkla uğraşan birçok insanın emeğiyle geçinip kimseye muhtaç olmadan zor şartlar altında yaşamını sürdürdüğü bölgede hayvancılık ciddi oranda düşecek, yerli ve milli kayıplar yaşanacaktır. Bölgede üretilen binlerce ton hayvansal ürün üretilemez olacak, binlerce insan HES’ler yüzünden mecburen hayvancılığı bırakıp işsiz kalacaktır. Bir özel işletmenin kendi menfaati için küçücük derelerdeki suları toplayıp, çevrede onulmaz tahribatlar açarak aynı bölgede bin yıldır yaşayan binlerce insanın ekmeğiyle oynamasına, doğal coğrafi yapının tahrip edilmesine ve tarihi eserlerin yok olmasına göz yumulamayacağını ümit ediyoruz. 


2. HES için suyun toplanacağı havzada; Roma dönemine ait İnguzud Senyörlüğü yerleşim yeri, İnguzud Kalesi, Yapılıpınar yerleşim yeri ve gözlem noktası, Tarih öncesi dönemden kalan Kapılı Mağara ve Paralık mağaraları, Kapadokya’daki kiliseler gibi işlenerek oyulmuş binlerce yıllık mağaralardır. Yine aynı bölgedeki Kızılgeçit kalesi de Roma dönemi tarihi yapılarıdır. Ayrıca bunların dışında, HES’lerin ana binasının yapıldığı ve yapılacağı bölgede tarihi bir değirmen ve tarihi köprü olduğu da yaşlılar tarafından aktarılmaktadır. Bütün bunlara ek olarak HES bölgesi aynı zamanda Hamdânî hükümdarı Seyfüddevle’nin 950 yılında Bizans valisi Domestikos’un saldırısına uğrayıp 5000 şehit verdiği yerdir. Aynı kaynaklarda geçen Derbü’l Cevzat, Enkuzut, Darb al-Kankarun geçidi, Umutlu’nun olduğu bölgededir ve Kankarun halk arasında “Kengeralan” olarak bilinmektedir. Hes havzası bu bölgede yer alır. Singas veya Sanca, Göksu Nehri’nin Roma-Bizans kaynaklarındaki adıdır. Göksu Nehri Arap kaynaklarında Nehr’ül-Ezrak(mavi, gök renkli; saf ve temiz su) diye geçmektedir. Göksu'nun ve Ayranpınar'ın birçok hikayesi, manevi ve kültürel vasfı da bu HES le tahrip olacaktır. “

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kahramanmaraş’ta Feci Kaza
Kahramanmaraş’ta Feci Kaza
Sezal’dan Muharrem İnce’ye “Erdoğan’dan Korkma Sev”
Sezal’dan Muharrem İnce’ye “Erdoğan’dan Korkma Sev”