İlçe Başkanı Şahin: DEVA Partisi’ni Elbistan'da kuruyoruz

DEVA partisi Elbistan İlçe Kurucu Başkanı Av. Muhammed Şahin, yaptığı basın açıklamasında “Amacımız kısaca üretim sektörlerinin hızlı bir şekilde kalkınmasıdır. Bunun için DEVA partisini Elbistan'ımızda kuruyoruz” dedi.


İlçe Başkanı Şahin: DEVA Partisi’ni Elbistan'da kuruyoruz

DEVA Partisi Elbistan İlçe Kurucu Başkanı Şahin, “Partimiz, programlarımız ve değerlendirmelerimize geçmeden önce Öncelikle Ramazan ayında bulunmamız sebebiyle Ramazan-ı Şerif’in hayır ve bereket getirmesini temenni eder, milletimizin mübarek Ramazan Bayramı’nı şimdiden kutlarım. Deva partisi Genel başkanımız Ali Babacan liderliğinde; ekonomi, adalet, özgürlük, eşitlik ve demokrasi krizine Deva olmak amacıyla kapsayıcı ve doğru ilkelerle, gerçekçi açık net ve anlaşılır üstün fayda sağlayıcı parti programı ve projeleri ile her türlü meslekten eğitimli, alanında uzman, mesleğinde ve kariyerinde başarılı ehliyet ve liyakat sahibi kadrolarla kurulmuş bir partidir” dedi.

Muhammed Şahin, açıklamalarında şunları dile getirdi: “Bilindiği üzere rekor sürede 43 il kongresi sonrası 29 Aralık 2020 tarihinde yapılan büyük kongresi ile bu tarihten sonra devam eden, süratle ve kaliteli teşkilatlanmalar ve kongreler ile devam eden Deva programı görülmektedir. Hükümet partisinin lebaleb kongrelerini tamamlamasının ardından tam kapanma kararı alması nedeniyle 17 günlük süre boyunca kongre ve çalışmalarımıza ara vermiş durumdayız. Bu süreçte amacı sadece konuşmak sadece temelsiz eleştirmek olan toplumda da bilindiği üzere hizmetten çok rant düşünen bazı gruplar mevcuttur. Menfaat ve sadakat zinciri ile oluşan, başarısızlıkları sürekli dışa bağlayan halka kopmaya mahkumdur. İçindeki zehri (rant ve yolsuzluk) atamayan toplumlar incelendiğinde; yöneticilerinin ve onlara bağlı grupların dini ve milli değerleri sürekli kullanarak halkın nabzını ve sinirini yükselttiği ve doğrudan kin ve nefrete dönüşen bir ortam oluşturdukları malumdur. Mesele hizmet ise, mesele devletin bekası gelişimi ve insanların refah ve özgürlük içinde yaşadığı adil ve müreffeh bir toplum ise yapılması gerekli olan devlet ve vatandaşın kopmaması, sorunların ve çözümlerinin doğrudan toplum tarafından izah edilmesine müsaade edilmesi ve bu verilerin sıhhatli bir şekilde muhafazası ve ivedi olarak değerlendirilmesi ve çözüme kavuşturulmasında saklıdır. Halkından kopuk devlet ve devletinden kopuk halk asla gelişemez ve ekonomi, adalet, özgürlük, eğitim ve demokrasi yönünden hızla fakirleşecektir.”

“Devletin Olmadığı Yerde Her Zaman Kaos Vardır”

Temel olarak devletin kuruluşu ve fonksiyonuna ilişkin bilgi vermek gerekirse; Tarihte Devlet, insanlar tarafından ortak bir karar ile kurulan, insanların bu kurum tarafından koyulacak kurallar ve düzenlemelere önceden tâbi olacağını taahhüt etmesi ile ve oluşan kurum olan devletin de insanları içerden ve dışarıdan gelen tehditlere, tehlikelere karşı koruyacağını, insanlarını koyacağı kanun, teamül ve düzenlemelerle adil ve refah içinde yaşatacağını taahhüt etmesi ile oluşan bir düzendir. Devletin olmadığı veya taahhüt ettiği fonksiyonuna sadık kalmadığı ve taahhüt ettiği davranışları yerine getiremediği ortamda her zaman kaos vardır. George Orwell'ın güzel bir söyleyişi vardır. ''Artık hiçbir şey yasa dışı değildi. Çünkü artık yasa yoktu. ''Şu an hükümet tarafından kanun koyucu olan TBMM ve kanunlar etkisiz hale getirilmiştir. Çünkü TBMM'ye ve kanunlar faaliyetlerinde göz ardı ettikleri kurumlardır. Cumhurbaşkanı almış olduğu kararları tebliğlerle ve KHK’larla yürürlüğe soktuğu için ne kanuna ne de kanunu yapan kurum olan TBMM'ye ihtiyaç bırakılmış ve bu iki kurum tamamen pasifize edilmiştir. Önemli bir karar alırken yakınlarımıza, akrabalarımıza, arkadaşlarımıza danışırız ve en doğru kararı vermeye çalışırız. TBMM'nin amacı da tam olarak budur. TBMM, milletin ihtiyaçları için gündeme alınan kanun teklif ve tasarılarının konuşulduğu, tartışıldığı ve ihtiyaçların ortak bir karar ile en doğru şekilde çözmeye müsait kuralların-kanunların yürürlüğe konulduğu kurumdur. Fakat şuan TBMM bu işleyişini Cumhurbaşkanlığı sistemi ve özellikle Cumhurbaşkanı’na verilen çok geniş yetkiler dolayısı ile kaybetmiştir. Zira bahsettiğim gibi kanuna gerek yoktur, konuşmaya düşünmeye faaliyet göstermeye gerek yoktur, bir tek kişi genellikle gece vakitlerinde düşünür ve kuralları koyar. Bu şekilde sadece TBMM değil, Bakanlar kurulundaki bakan olarak atanan kişiler de fiilen sekreter görevi yürüttükleri için Bakanlar kurulu ve devletin birçok kurumu işlevsiz hale getirilmiştir.”

“Ülkemiz Lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk Ve Kahraman Arkadaşları Tarafından Kurulan Bir Devlettir”

İçinde yaşadığımız, tâbi olduğumuz ve fonksiyonlarını yerine getirmesini beklediğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti, atalarımızın milli mücadelesi ile hayatlarını feda ederek büyük ve bilge lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman arkadaşları tarafından kurulan bir devlettir. Devletimiz şu an kuruluş felsefesi ve taahhüt ettiği ilke ve değerlere uymamaktadır. Devletimiz, hükümet partisi ve ortakları tarafından, Taahhüt edilen değerler bir tarafa, keyfi sorgulanamaz kararlarla insan hayatlarının hiçe sayıldığı, insanların Temel hak ve özgürlüklerinin (yaşama, adalet, eşitlik, özgürlük, çalışma vs) yok sayıldığı, insanları fakirliğe muhtaç hale getiren bir kurum haline getirilmiştir. Vurdumduymaz siyaset ve bürokrasi maalesef temel şikayet halini almıştır. İnsanlarımızın beklentisi bir yana basın eşliğinde mikrofonlarla şov yaparcasına ve lütufta bulunurcasına patates ve soğan dağıtan bir devlet... Dünyada gelişen değişen ve ultra seviyelere gelen teknolojisinde, üretim çağı olarak görülen, insan yaşamı için gerekli olan her şeyin en bol ve rekor düzeylere geldiği çağımızda üretim sektörlerinde bu kadar geri kalmışlık ve yokluğa mahkûm etme çabası niye?

“DEVA Partisi Elbistan’a Deva Olacak”

Çağımızda devletler özellikle son 20 yılda gelişen teknolojiyi de kullanarak tarım, hayvancılık, sanayi ve teknoloji ürünlerinde birbiri ile yarışarak ultra bol miktarda ürün üretmektedirler. Nitekim görüldüğü üzere bir Konya ovası kadar olmayan ortalama Elbistan ovası kadar toprakları olan Hollanda, İsrail gibi ülkeler sadece tarım sektöründe ülkemizden 5 kat daha fazla üretim sağlamaktadır. Bunlardan Hollanda denizi doldurarak tarımını artırırken, İsrail ise çölü ıslah ederek tarımını artırmaktadır. İsrail elinde kıt su olmasına rağmen profesyonel tekniklerle elindeki tarım arazilerinin tamamını sulamaktadır. Elbistan dünyada birçok şehre göre kıyaslandığında cennettir cennet. Ceyhan, Hurman, Sarsap, Söğütlü... Su imkanlarımız başka hiçbir şehirde yokken başarısız ve beceriksiz yöneticilerimiz Elbistan’ın yıllarca tarım ve hayvancılıkta geri kalmasını izledi. Ne varsa betonda var anlayışı burada devam etti. Çünkü en büyük rant en büyük yolsuzluk betondaydı. Birçok veri ve bilgi var olmasına rağmen korkmadan devam ettiler. Maalesef ki üreticimizi desteklemek bir yana ona zulmeden bir anlayış vardır. Bu anlayış zihniyet ve yapı toplum tarafından görülmektedir. Biz Deva partisi olarak Elbistan’da öncelikle tarım ve hayvancılığa deva olacak, tarımsal ve hayvansal ürünleri en az 10 kat artıracak Elbistan ova topraklarının sulanacağı sulama projesini hayata geçireceğiz. Betona ayrılan çaba ve paranın onda biri ile gerçekleşecek tarımda sulama ile tarım ve hayvancılık ürünlerinin bollaşması ve haricinde tarımsal ve hayvansal tesis ve fabrikalar kurulacaktır. Çiftçi kazanacak, hayvancı kazanacak, işçi kazanacak, esnaf ticaret kazanacak, insanlarımız kazanacak rahatlayacak ve Elbistan ve toprakları çöl olmaktan kurtulacaktır. Bu husus Elbistan'da her şeyden daha önemlidir. Milyarlarca TL rantın aktığı termik santrallerde soğutma suyu temini için yapay yüzlerce sondajlarla nehir oluşturularak santrale gönderilebiliyorsa pekala tarımda sulama şimdiye kadar hayata geçirilebilirdi. Emek ve kaynaklar hep ranta yatırıldı, insanlar hiç düşünülmedi. İnsanlarımıza çağrımdır, gelin bu düzeni bertaraf edelim, komple değiştirelim çünkü bu bizim elimizdedir. Kendi refah sistemimizi istişare ile ortak akıl ile halkın sunduğu taleplere göre birlikte sıfırdan kuralım.

“Ali Babacan’ın Ekibi Liyakat Sahibi Kişilerdir”

Ülkemizde de Elbistan'dan farksız olarak tarım sektöründe tarımsal destek 22 milyar TL iken, pandemi döneminde kimin aldığı bilinmez esnaf ve ticarete destek 20 milyar TL iken sadece faize ödenen miktar tam 133 milyar TL’dir. Bu verilere hazine ve maliye bakanlığı web sitesinden ulaşabilirsiniz. Faiz bilindiği üzere kapitalist sistemin bir girdabı olup, lafta değil gerçek ve hakikatli bir mücadele ile bu girdaptan çıkılabilir. Bu konuda Deva Partisi parti programı açık ve nettir. Tarihte hiçbir partinin yapmadığı, Genel başkanımız Ali Babacan ve merkez yönetimi ile ekipleri tarafından hazırlanan ekonomi yönetimi paket ve klasörleri her ay cumhurbaşkanlığına ve maliye hazine bakanlığına gönderilmektedir. Amaç bu iken Cumhurbaşkanı tarafından gönderilen cevap takdire şayandır: sizden mi akıl alacağız. Şu anki mevcut durumumuzda insanlarımızın emekleri hükümet partisi eli ile kapitalist sisteme aktarılmaktadır. Şu anki yönetim ve zihniyeti ile artık geri dönülmez bir hal alan bu durumun çaresi DEVA'sı bu işin ustası Ali Babacan ve ehliyet liyakat sahibi ekibidir. Yıllarca ve özellikle 2009- 2015 yılları arasında ekonomiden sorumlu başbakan yardımcılığı döneminde genel başkanımız Ali Babacan adalet ve hukukun iyileştirilmesi için mücadele etmiştir. Rant ve yolsuzlukları bulunduğu parti içinde hem de başbakan yardımcılığı döneminde defaatle dile getirmiş ilk ve tek kişidir. İnsanlarımız genel başkanımızın geçmiş konuşmalarına sosyal medya üzerinden rahatça ulaşabilirler.

“İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın”

DEVA partisi genel başkanımız sayın Ali babacan, 2002-2015 yılları arasında, 34 yaşında başladığı 2002-2005 yılları arasında hazine ve maliye bakanı, 2005-2009 yılları arasında dışişleri bakanı ve ilk AB başmüzakerecisi ve 2009-2015 ekonomiden sorumlu başbakan yardımcılığı görevi üstlenerek büyük hizmetler sağlamıştır. Genel başkanımız ALİ BABACAN dönemlerindeki ekonomik refah toplum tarafından bilinmekle şu an çok büyük bir ilgi görmektedir. Genel başkanımız dönemlerindeki faiz, enflasyon seviyeleri tarihe göre dipleri görürken, o dönemlerdeki alım gücü ile şu dönem arasında 7-8 katlara ulaşan bir düşüş yaşanmaktadır. Bunun tek sorumlusu hükümet, kötü yönetimi ve insana bakış açısıdır. Bu topraklarda doğup büyüyen bizler bu topraklara hizmet etmek zorundayız. Hizmet etmeyenler işgal altında tuttukları koltukları da alarak makamı terk etmeli ve o makamın emanet olduğunu bilmelidirler. Yollara, köprülere kısaca rant ve yolsuzluk ağı olan tüm ihale ve projelere harcanan ülkemiz emek ve miktarlarının onda biri ile Türkiye cennete dönüşecekken, bir avuç insana menfaat akan yapay derya inşa edilmiştir. Amacımız kısaca üretim sektörlerinin hızlı bir şekilde kalkınmasıdır. Parayı değil, rantı yolsuzluğu değil insanı yaşat ki devlet yaşasın! Bunun için DEVA partisini Elbistan'ımızda kuruyoruz. Teşkilatlanmamız son aşamasına gelinmiş olup, tabelalarımızı bu pandemi döneminde aşmış bulunuyoruz. Kısa süre içerisinde parti binamız tamamen aktif hale gelecek olup, değerli Elbistan halkımızı partimize davet ediyorum. Yakın süreçte yapacağımız 1. Olağan kongremizin de şimdiden duyuruyorum. Kıymetli Elbistan halkına Saygı ve sevgilerimle