Bu hastalık çocuklara daha yakın!

Bu hastalık çocuklara daha yakın!

Skolyoz omurganın sağa veya sola eğilmesi ile kendini gösteren, doğumsal olabildiği gibi sonradan da gelişebilen ve hayat kalitesini ciddi ölçüde düşüren bir hastalık olarak tanımlanıyor.

31 Mayıs 2019 - 11:25

Medline Adana Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Alihan Derincek,

Skolyoz şekil bozukluğuna sebep olmakla beraber kalp ve akciğer üzerinde olumsuz etkilere

de neden olabiliyor. Bu sebeple skolyoz, ciddiye alınarak mutlaka tedavi edilmesi gereken

önemli bir hastalıktır; diyerek önemli bilgiler verdi.

Hayati riskler yaratabiliyor

Omurganın göğüs veya bel bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğrilik olarak adlandırılan

skolyoz hastalığında, omurlar sadece yana doğru yer değiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda

kendi eksenleri etrafında da dönerek ciddi sağlık problemlerine de yol açıyor. Skolyoz,

doğuştan oluşan omurga hataları nedeniyle oluşabildiği gibi hızlı büyüme, genetik faktörler

veya sinir ve kas sisteminde gelişen rahatsızlıklarla da ortaya çıkabiliyor. Dünyada her 100

çocuktan 3’ ünde görülen skolyoz, tedavi edilmediği taktirde hayati risklere bile neden

olabiliyor.

2. Çocuklarda daha sık rastlanıyor

Prof. Dr. Derincek, skolyozun yeni doğan bir bebekten, 70-80 yaşlarındaki bir kişiye kadar

her yaşta görülebildiğini belirterek ;Ancak bizim sıklıkla gördüğümüz skolyoz, ergenlerde

rastladığımız, sebebi bilinmeyen skolyoz tipidir. Ergen tipi skolyoz, daha çok kız çocuklarında

görülüyor. Genetik birtakım yatkınlıklar olduğu düşünülüyor ancak tam sebebi henüz

bilinmiyor. Bu nedenle ailelere çocuklarını özellikle 9-16 yaşları arasında her 6 ayda bir

skolyoz açısından düzenli olarak kontrol etmelerini öneriyoruz” diyor.

Mutlaka tedavi edilmeli

Skolyozun bir omurga deformitesi olarak görüldüğünü ve ciddi sağlık problemlerine yol

açabildiğinin altını çizen Prof. Dr. Derincek, Skolyoz şekil bozukluğuna sebep olmakla

beraber ilerlediğinde akciğer ve kalp üzerinde de olumsuz etkilere neden olabiliyor. Özellikle

göğüs kafesinin daralmasına bağlı olarak solunum yetmezliği ortaya çıkabiliyor” diyerek bu

sebeple skolyozun ciddiye alınarak mutlaka uygun tedavisi yapılması gereken bir hastalık

olduğunu söylüyor.

Tedavi alternatifleri değişiyor

Skolyozun güncel tedavi yöntemlerinin 3 şekilde yapılabildiğini ifade eden Prof. Dr. Derincek,

bu yöntemleri ve süreçleri şu şekilde anlatıyor:

Skolyozun erken döneminde yani derecelerin küçük olduğu evrelerde hastalık takip altına

alınır. Çünkü her eğrilik ilerlemez, bazıları yerinde sayabilir. İlerleyecek olan eğrilikler 20

derecenin altındaysa fizik tedaviye alıyoruz. Eğer eğrilik 40 dereceyi geçtiyse skolyozu

cerrahi manevralarla düzeltme gereği doğuyor. Cerrahi tedavide klasik yöntem, omurga

kemiğine yerleştirilen vidalarla düzeltme manevralarıdır. Son yıllarda erken başlangıçlı

skolyozlarda yani 10 yaşından küçük hastalarda kullandığımız yöntem, omurgayı

dondurmadan hastanın büyümesine müsaade eden, manyetik uzayan çubuklardır.

Ameliyatla uyguladığımız bu manyetik çubukları, belirli aralıklarla, polikliniklerde özel bir

cihaz sayesinde uzatarak çocuğun büyümesine de imkân tanıyoruz. Başka bir yöntem de

yine son yıllarda popülaritesi artan gergi bandı yöntemi. Bu yöntemle polyester malzemeden

yapılmış özel bir bant yardımıyla füzyon ameliyatı yapmadan yani dondurmadan belli

derecelere kadar olan skolyozları düzeltip tedavi edebiliyoruz.

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Başkan Güngör Tarihi Kentler Birliği Başkanı Seçildi
Başkan Güngör Tarihi Kentler Birliği Başkanı Seçildi
2019 TYT Türkçeye Filozof Yayıncılık Damga Vurdu
2019 TYT Türkçeye Filozof Yayıncılık Damga Vurdu