Reklam
Aslı Paköz Kaleme Aldı: GELENEKSEL MARAŞ EVLERİNİN SEMBOLÜ:...

Aslı Paköz Kaleme Aldı: GELENEKSEL MARAŞ EVLERİNİN SEMBOLÜ: ÇİFTARSLAN EVİ

29 Şubat 2020 - 13:21 - Güncelleme: 29 Şubat 2020 - 13:28

Geleneksel Maraş Evleri deyince belki de ilk akla gelen ev; "Çiftarslan Evi". Bunun bir çok sebebi var: Öncelikle, söz konusu yapı Kanlıdere yokuşunda  bulunmasıyla  yani  geleneksel  şehir merkezinin  önemli  bir  ana  hattında konumlanmasıyla dikkat çekici. Ayrıca yola bakan cumbalı  cephesindeki  dairesel  çıkma  biçimsel olarak alışılanın dışında.

Ev, Kayabaşı mahallesinde (mahallenin daha önceki  adları  sırasıyla;  Çukuroba,  Seksenler), Çukuroba  Camisi'nin  hemen  aşağısında konumlanıyor. Evin sahibi Alaiddin Çiftarslan, bu evde doğmuş, büyümüş, evle ilgili tarihi bilgilere sahip  biri.  Evi  gezmek  istediğimde;  nazik  bir şekilde teklifimi kabul eden, zaman ayıran ve evle ilgili sorularımı sabırla yanıtlayan Alaiddin Bey'den  edindiğim  bilgileri  aktarmaya çalışacağım.

Evi, Alaiddin Bey'in dedesi Mehmet Çiftarslan yaptırmış.  Manifaturacılık  yapan  Mehmet Çiftarslan, "Haşir Mehmet" olarak bilinirmiş.

Alaiddin Bey, "haşir" kelimesindeki "şir"in Farsça "arslan" demek olduğunu; aslında Haşiroğlu ve Çiftaslan  ailelerinin  de  aynı  kökenden  geldiği bilgisini aktardı. Tarihe meraklı olan Alaiddin Bey, geleneksel malzeme ve yapım yöntemleriyle de ilgili;  uzun  yıllar  önce  yaptığı  bazı  ahşap mobilyalar halen bu eski evde bulunuyor.

Çiftarslan Evi, 1928 yılında Nacar (Marangoz) Mehmet  Usta  tarafından  yapılmış. Aynı  usta, Alaiddin Bey'in diğer dedesinin (annesinin babası) evini de aynı günlerde yapmış. Diğer ev, bugün Maraş Kültür Evi olarak kullanılan ve Kocabaş Konağı  olarak bilinen yapı.

Ev  iki  kattan oluşuyor; üst katta yolun  eğimiyle uyumlu yola doğru  kademeli olarak yapılmış üç çıkma  var.  Bu çıkmalardan  ikisi odaların  dışarı taşmasından oluşan  kapalı çıkma,  diğeri  ise  aslında  evin  tüm  ön  cephesi boyunca devam eden dış sofanın devamı olan bir açık çıkma. Yapıya daha sonra eklenen mekanları saymazsak,  alt  katta;  4  oda,  sofa,  ambar  ve mutfaktan, üst katta; 4 oda, sofa, mutfak, banyo ve wc  bulunuyor.  Depo  olarak  kullanılan  ara  kat, zemin  katta  dış  sofaya  eklenen  oda,  bahçedeki kümes  ise yapıya sonradan eklenmiş. Wc önceden evin dışında bahçedeymiş; mutfak ilk yapıldığında toprak dammış, daha sonra Alaiddin Bey'in babası tarafından betona çevrilmiş. Mutfağın toprak damlı olduğu  günlerden  kalma  loğ  taşı  halen  evde duruyor. Hem mutfakta hem ambarda ocak var; ambardaki ocakta ekmek yapılan günlerden kalan sac halen yerinde duruyor. Mekanların özgün ahşap kapıları, pencereleri, dolapları da halen yerinde.

Alaiddin Bey'in çocukluğunda ve gençliğinde bu evin alt katında; halası, amcası ve kendi ailesi olmak üzere üç aile birlikte yaşamış. Aslında bu, yakın bir döneme kadar çok yaygın olduğu bilinen ancak hızlıca unuttuğumuz bir durum. Yakın bir geçmişe kadar, orta ve üst gelir grubu aileler bile aynı evde hatta aynı odada yaşıyordu; yani bu, ekonomik şartlarla ilgili değil toplumsal yapıyla ilgili bir durumdu.

Çiftaslan Evi inşa edildiğinde, evin üst katının sıvası tamamlanmamış ve bir süre sıvasız kalmış; daha sonra Alaiddin Bey'in babası tarafından sıvası yaptırılmış. Alaiddin  Bey'in  babası,  askerlik yaptığı dönemde -tahminen 1942 yılında-, evin üst katı  üst  düzey  bir  subay  ve  ailesi  için  kiraya verilmiş.  Bu  dönemde  sofadaki  merdiven kaldırılmış, dışarıdan eve yeni bir giriş açılarak buraya bir kapı ve bu girişle bağlantılı yeni bir merdiven eklenmiş.

Evin  alt  kat  çevre  duvarları  kaba  yonu  taş malzemeyle  ve  sıra  duvar  denilen  yöntemle yapılmış; pencere ve kapı kenarları ise ince yonu taşla çevrili. Alt kat ara duvarları ahşap taşıyıcı arası kerpiç dolgu sistemle;  üst  kat ise ahşap taşıyıcı üzeri bağdadi çıta çakılarak yapılmış.  Evin çatısı  saçtan yapılmış, halen de öyle???(sor)

Zemin  kattaki sofada,  girişin karşısındaki  taş duvarda bir çeşme bulunuyor. Alaiddin  Bey'in  çocukluğunda  bu çeşmeden  sürekli  su  akarmış.  O  günlerde  her mahallede; üstü kapalı, taştan yapılma bir taksim havuzu varmış. Taş havuzun kenarından, kaneden yapılma yollar ile su evlere gelir ve bu çeşmelerden akarmış; bugün tabi ki çeşme akmıyor.

Evin; içinde küçük bir havuzu ve çeşitli ağaçları olan manzaralı bir bahçesi var. Evin ve bahçenin bulunduğu  arsa  önceden  incir  bahçesiymiş. Mehmet Çiftarslan burayı Ermeni bir öğretmenden aldığında, bahçede küçük bir ev de varmış. Daha sonra  arsa  Mehmet  Çiftarslan'a  geçince  o  ev yıkılarak yerine bugünkü ev yapılmış. Arsanın eski sahibinin  yetiştirdiği  incir  ağaçlarından  bir  kaç tanesi halen duruyor; bir çoğu yıllar önce bahçe duvarının göçmesi ile birlikte yerinden sökülmüş. Bahçede incir ağacı dışında, dut ağacı, selvi ve akçaağaç  var;hatta  akçaağacın  dalları  rüzgarlı günlerde bahçe duvarına çarptığından "enikli" giriş kapının bulunduğu duvarın taş örgüsünü çatlatmış. Bunun dışında bahçede güller var; Alaiddin Bey kendimi bildim bileli bu bahçede güller vardı diyor.

Çiftarslan  Evi'nde  yaşam,  1928'den  2017'ye yani Alaiddin Bey'in bu evde yaşayan annesi 94 yaşında vefat edinceye kadar neredeyse bir asır devam etmiş. Bugün içinde yaşanmasa da Alaiddin Bey hala evle ve bahçeyle ilgileniyor, bakımını yapıyor. Bu güzel evin Alaiddin Bey'in anılarında çok kıymetli olduğu anlaşılıyor; ev, bir kültürel miras olarak da çok kıymetli. Sadece Maraş'a değil tüm insanlığa ait ve sadece yapısal özellikleriyle de değil  dönemine  ait  yaşam  kültürünü  toplumsal hatayı anlattığı için de çok kıymetli. Eminim bu evlerden öğrenecek daha çok şey var.

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kahramanmaraş Valiliği'nden Yeni Kararlar
Kahramanmaraş Valiliği'nden Yeni Kararlar
Kahramanmaraş'ta normalleşme sürecinde ikinci aşamada neler olacak?
Kahramanmaraş'ta normalleşme sürecinde ikinci aşamada neler...