Reklam
Ahmet Babaoğlu Kaleme Aldı: Deve

Ahmet Babaoğlu Kaleme Aldı: Deve

23 Şubat 2020 - 14:52

Niye deve?

Deve deyip geçmeyin.  Uzun zamandır aklımdan geçer dururdu. Hele şöyle bir ucundan kenarından bakalım. Öncelikle günlük yaşama giren deve ile ilgili deyimleri anımsayalım.

1-Yok deve.

2-Deve güreşi,

3-Aglayan deve (Sinema filmi), 4- Deve oldu,

5-Deve kuşu,

6- Peygamber devesi (çekirgegillerden),

7-Deve bir altın, deve bin altın al oğul, 8- Deve dikeni,

9-Rüyada deve görmek, 10- Deve kini,

11-İşte  deve,  işte  hendek.  (Barış  Manço şarkısı),

12- Deveye hendek atlatmak, 13- Deveyi hamudu ile yutmak, 14-Deve kervanı,

15- Deve dişi gibi adam, 16-Deve çökerten,

17- Deve dikeni,

18- Pireyi deve yapma, 19- Deve cüce oyunu, 20- Devede kulak,

21- Deve kervanı ne kadar büyük olursa olsun önünde  eşek  olur.         (Deve  kervanı  deyip

geçmeyin, ilk ve orta çağda deve kervanı yük trenidir, deniz şilepidir, hatta Çin'den başlayıp, Anadolu'dan geçip Ninova'ya, Avrupa içlerine kadar  giden  İpek  ve  Baharat  yolunun taşıyıcısıdır,  uygarlık  değiş  tokuşudur, Kısacası:  İran'da,  Anadolu  ve  Balkanların fethinde  deve  ve  deveciler  çok  önemli  rol oynadılar.  Bu  gerçek  Ortaylı  dahil  bir  çok tarihçi tarafından kayda geçmiştir.),

22- Deve iğnenin deliğinden geçse sen cennete gidemezsin,

23- Neler geldi, neler geçti felekten. Un eledim, deve geçti elekten,

24- Deveyi yardan uçuran kevendir,

25- Eşekten düşen taşa, deveden düşen pamuğa düşer,

26- Gelin binmiş deveye gör bahtı nereye, 27-Ya bu deveyi güdersin, ya bu elden gidersin, 28-Halep yolunda deve izi aramak,

29- Altı üstü bir deve ile bir at değil ya, 30- Götü ile deve izi yapsa bu iş olmaz, 31- Oraya deve çeksen gözükmez,

32- Deve tepiği olsun, beleş olsun,

33- Bizi devenin üstünde it dalar (babamdan), 34- Deve bağırtan,

35- Deve boynu.

Göçerlerin, yaylacıların ve yörüklerin deve vaz geçilmezidir.  Deve  ırkının  yurdumuzda  hızla azalmasına  ancak  hayvanat  bahçesinde görebileceğiz popülasyonu adına üzgünüm. Tabi deve  yitince,  kültürü  de  yitecek.  Bu  örnekleri arttırmak olası, birazı da size kalsın!  Arap yarım adasında deve yarışları günümüzde bile yaygın. Ferrari değerinde  deve var….. Deve zamanımızda kervan  özelliğini  yitirse  de  Batı  Anadolu'nun turistik  yerlerinde  binek  hayvanı  olarak kullanılmaktadır.  Hicrette  Hz.  Peygamber efendimizi misafir evine götüren bindiği devesi vardır.

Size develi bir öykü anlatayım. Geçmiş tarihte köyün  delikanlısı  askerden  dönüyor,  köy  halkı genci karşılar. Asker ne var ne yok der, köyün söz ustası başlar söze:

-Valla sizin kara it öldü.

-Neden?

-Kara deve ölmüştü onun tabanını yediydi de, - Kara deve neden öldü?

-Anan ölmüştü onun cenazesini taşırken öldü. -Aman anam da mı öldü?

-Baban da, onun tabutunu taşırken der ve sözü

bağlar.

Diyanet İşleri de tartışmalı bir fetvaya imza atarak, kürtaj yaptıran ya 212 gram altın, ya da 5 deve bağışlamalı, demiştir.

Deve, Kur'an'da yer alan nadir hayvanlardandır. Semud ve Ad kavmi, zenginlik ve şaşaa içinde yaşarken, yoldan çıkmıştır. Yaradana asidirler ve inkar içindeler. Tanrı Salih'e Peygamberlik verir. Kavim onu yalanlar ve inanmazlar. “Sende bizim gibisin, yalancısın, bize mucize göster, şu karşı kayadan dişi bir deve çıkart da bilelim” derler. Salih Peygamber, tanrıdan diler ve Kayadan çok görkemli bir deve çıkar. Hz. Salih “İşte istenen apaçık  mucize,  sakın  deveye  dokunmayın,  o özgürce dolanıp gezsin, beslensin, kuyudan suyunu bir gün o, bir gün siz için. Deveyi öldürür iseniz helak olursunuz” diye tembihler halkı. Semudlular onu dinlemez bir zaman sonra deveyi öldürürler. İnkarcı ve sapkın Semud halkını Tanrı helak eder.

Bir de deve sidiği içme tartışması var da ben ona girmeyeyim. İçen içer. TV de bir Hintlinin inek sidiği içtiğini, el ve yüzünü yıkadığını izledim. Adam çokta mutlu idi. Umarım günün modasına uyarak montaj değildir. Gerçi bizde montaj siyaset de yapılır. Büyük söylemeyim kırk derde deva olsa, Lokman hekim imzalı mühürlü reçeteye bağlasa ben deve sidiği içmem. Ellemeyin inadından öldü desinler. (Sayın Paköz'e duyurmayın, o beni uysal zannediyor.)  Anımsayın  TV  de  “Şifadır”  diyen ülema da içmedi. Ellaham adam dubaracıdır? Ama taze deve sütü içmek isteyen Suudi hanedanlığının Londra  seyahatına,  sağılır  deve  taşıdıklarını basından  okumuştum.  Ne  demişler,  “Yoğurdu seven deyyus camusu cebinde taşır.” Tekzip gelsin de görün!

Bir  de  ilim  irfan  merkezi  olan,  İpekyolu üstündeki ticaret kenti Kayseri'nin Develi ilçesi vardır.  Adını  ne  sebep  ile  Develi  olarak  aldı bilmiyorum.  Araştırmacısı  bol  olan  Kayserili araştırmacı yazarlardan beklenir. Mutlak vardır da, ama bu yazının konusu dışında kalsın izninizle.

Zannediyorum 2006 da Cengiz Çandar yazdı. Kenyalı  kabileler  demokrat  aday  Hillary Clinton'nun giydiği geleneksel ve milli elbiseyi seçim kampanyasında kullanmasına çok kızarak onu  yargılamak  isteyip,  ceza  alması  halinde cezasını  inek,  keçi  ve  deve  ile  ödeyeceğini kararlaştırmıştı. Şu an sonucu anımsamıyorum!

Deve  evrim  geçirmemiş  canlılardan  sayılır, İsviçreli bir arkeolog, Suriye'de 100 bin yıl önce yaşamış, bir deve türüne ait kalıntılar buldu. Bu kalıntı  yanında  insan  iskeletlerine  de rastladı.(WWW  24  haber.  Comhttp.)  Deve savaşlarda da kullanılmıştır. Asya'da fil, Ortadoğu da deve.

Hz. Aişe, Hz. Osman'ın katlinde, Hz. Ali'nin özenli araştırma yapmadığını söyleyerek, Hz. Ali ile  savaşa  girer  ve  savaşı  devesinin  üzerinde yönetir.

Geçmiş yıllarda Malezya müftüsü Zakaria: “Bir Kadın  kocası  isterse  deve  üstünde  bile  onunla ilişkiye  girmeli”  demişti.  Tabi  bu  bir  arz  talep meselesi!

Alevilikten bir anlatı:

Hz.  Ali  efendimiz  yaralandığında,  “ölürsem cenazeme dokunmayın, develi bir bedevi gelecek, cenazemi  yıkayacak,  kefenleyip,  tabuta  koyup, deveye yükleyip götürecek” der.

Şahadete erince de dediği gibi olur.

Halk ilave eder; “cenaze de, deve de, bedevi de Hz. Ali idi” diye.

Bir  de  yaygın  olarak  anlatılan  Deve  ile Muaviye öyküsü var. Hz. Ali taraftarı bir Kufeli Şam'a gelir sokakta gezerken bir Şamlı;

-Bu dişi deve bana aittir devemi ver, der. Kufeli:

-Olur mu deve benimdir? Bak hem de dişi değil, erkektir, der.

Tartışma Muaviye'ye taşınır. Ahali toplanır, Muaviye toplanan ahaliye sorar:

-Bu dişi deve Şamlıya aittir değil mi?. Cemaat hep bir ağızdan cevap verir:

-Bu dişi deve Şamlınındır. Muaviye Kufeliye dönerek:

-Kufe'ye dönersen Ali'ye söyle, Muaviye'nin yanında  erkek  deveye  dişi  diyen  10.000  adam vardır.

Deve sütü, deve peyniri, deve eti çok tutulur. Özelikle biz de sucuk yapılır. Ama söylenmez. Söylenmesi ayıptır!

Devenin türküsü de vardır: 1-“Deveyi deveye çattım Kaynanamdan hicap ettim Bebeği dalda unuttun.”

2-“Türkmen kızı, katar etmiş develerin Bir ovanın içinde, anam ne güzel.” 3-“Aşağıdan gelir eli develi,

Devesinin boynu altın hızmalı, Zalim gelin oldun burnun havalı, Sen kız iken seni seven ben idim.”

“Yüreği yanıklar” çok çok güzel bir Türkmen uzun havasıdır. Bu yazıyı okuduktan sonra benim yerime çığırır mısınız? Ama eli kulağa atacaksınız. O zaman ben candan, dinlerim.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kahramanmaraş’ta Polis Hayatını Kaybetti
Kahramanmaraş’ta Polis Hayatını Kaybetti
Kahramanmaraş'ta Bir Mahalle Daha Karantinaya Alındı
Kahramanmaraş'ta Bir Mahalle Daha Karantinaya Alındı